Etiyopya'ya, Türkiye'ye, Amerika'ya ve pek çok ülkeye ürünlerden az bir kısmı markete girdi.상품을 판매하고 있습니다. 상품은 몇 개 시장에서만 판매되었습니다.
Etiyopya'ya, Türkiye'ye, Amerika'ya ve pek çok ülkeye ürünlerden az bir kısmı markete girdi.Partout. Des produits ont été mis sur le marché, quelques uns.
Etiyopya'ya, Türkiye'ye, Amerika'ya ve pek çok ülkeye ürünlerden az bir kısmı markete girdi.UU y a otros lugares. Productos que hayan llegado al mercado, pocos.
Etiyopya'ya, Türkiye'ye, Amerika'ya ve pek çok ülkeye ürünlerden az bir kısmı markete girdi.מאתיופיה, ועד תורכיה, וארה"ב ובכל מקום. מוצרים נכנסו לשוק, חלקם.
Etiyopya'ya, Türkiye'ye, Amerika'ya ve pek çok ülkeye ürünlerden az bir kısmı markete girdi.かなりの製品が市場に出回っています この人達の知識をもとに
Eve servisi olmayan bir markete gidelim.Nos, menjünk egy olyanba, ahol nincs ilyen szolgáltatás.
Eve servisi olmayan bir markete gidelim.Σε αυτή την περίπτωση πάμε να πάρουμε κάτι που δεν γίνεται να μας το φέρουν.
Eve servisi olmayan bir markete gidelim.في هذه الحالة لنشتري شيأ لا يمكن بعثه
Evet. Bu asansör, Market Otopark'ının asansörüdür. Roanoke, Virjinya'da.Szóval... ez a Market parkolóház liftje a Virginia állambeli Roanoke-ban.
Evet. Bu asansör, Market Otopark'ının asansörüdür. Roanoke, Virjinya'da.Итак, это лифт на многоэтажной парковке в Роаноке, Вирджиния.
Evet. Bu asansör, Market Otopark'ının asansörüdür.Tämä on hissi marketin parkkihallissa
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.Elle ignore où les gens s'approvisionnaient avant l'apparition de ces magasins.
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.No sabe de donde la gente conseguía sus alimentos antes de que estas tiendas comenzaran a aparecer.
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.Sebenarnya dia juga tidak tahu cara penduduk setempat mendapatkan makanan segar sebelum toko Asia bermunculan.
Finlandiya’da ilaçlar başka yerlerde satılamaz. Vitaminler ve doğal ürünler marketlerde de satılmaktadır.您可在各药店、分支药店、药店服务点及网上药店购买药品。根据芬兰的法律,药品不可在其他地方销售,但是维生素及营养保健品也可在商店出售。
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Abbiamo il Firefox Marketplace, il client di posta elettronica, ovviamente.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Aquí tenemos Firefox Marketplace y, por supuesto, la agenda de correos electrónicos.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Baxei eles do Firefox, eu tenho e encontro, naturalmente.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Firefox 마켓에 접속했습니다. 우리는 메일확인 절차를 거쳐야 합니다.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Ich habe den Firefox Marktplatz, wir haben natürlich ein E-Mail Programm.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Mamy Firefox Marketplace i oczywiście konto mailowe.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.Έχω το Firefox Marketplace, το ηλεκτρονικό ταχυδρομείο και το ημερολόγιο.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.У меня есть магазин Firefox, у нас есть почтовый аккаунт конечно.
Firefox Marketplace'im var, Email ve Takvim var elbette.لدينا سوق الـ فاير فوكس. و بالطبع لقاء البريد الإلكتروني
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.Firefox Marketplace má vše, co uživatel očekává: Kategorie, hodnocení, recenze...
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.Firefox Marketplace ma wszystko, czego użytkownik oczekuje w kwestii kategorii, oceny i recenzji.
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.Tiene todo lo que los usuarios esperan, incluyendo categorías, calificaciones, evaluaciones y descubrimiento.
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.Έχει όσα ένας χρήστης περιμένει σε κατηγορίες, αξιολογήσεις, κριτικές, δημοσιεύσεις.
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.В Firefox Marketplace есть все, что пользователь ожидает с точки зрения категорий, рейтинги, обзоры, открытия.
Firefox Marketplace, kullanıcının bekleyeceği kategori, rating, inceleme, keşif bakımından her şeye sahip.سوق الفاير فوكس لديه كل شي يتوقعه المستخدم في فئات، التصنيف، استعراض، الاكتشاف.
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Aceasta este carne de balenă pe care am fotografiat-o într-o alimentară din Tokyo-- sau este altceva?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Das hier ist Walfleisch, das ich in einem Supermakt in Tokyo fotografiert habe -- oder nicht?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Đây là thịt cá voi mà tôi chụp từ một cửa hàng thực phẩm ở Tokyo-- phải cá voi không nhỉ?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Dit is walvisvlees dat ik gefotografeerd heb in een supermarkt in Tokio - ja toch?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Ini adalah foto daging ikan paus yang saya ambil dari sebuah toko kelontong di Tokyo -- atau benarkah?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?이것은 고래 고기입니다. 저는 도쿄의 잡화점에서 사진을 찍었습니다. .
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Questa è carne di balena, che ho fotografato in un negozio di alimentari a Tokyo - ma lo è davvero?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?To mięso wieloryba sprzedawane z sklepie w Tokyo. To mięso wieloryba sprzedawane z sklepie w Tokyo. Na pewno?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Това е китово месо, което снимах в магазин в Токио... или?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?Это китовое мясо, которое я сфотографировал в продуктовом магазине в Токио -- оно ли это?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?זהו בשר לוויתן שצילמתי בחנות מכולת בטוקיו-- ואולי לא?
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?هذا لحم حوت صورته عندما كنت في متجر مأكولات في توكيو أهو لحم حوت فعلا؟
Fotoğrafını çektiğim şey... ...Tokyo'da bir markette olan balina etidir... ...yoksa öyle değil mi?鯨の肉 それとも 本当は? 数年前 私たちは
Gri market büyük bir mesele.Das Schwarzmarkt ist ein großes Problem.
Gri market büyük bir mesele.De grijze markt is een groot probleem.
Gri market büyük bir mesele.El mercado alternativo es importante.
Gri market büyük bir mesele.Il mercato nero è un problema serio.
Gri market büyük bir mesele.그레이 마켓(*역자주: 품귀 상품을 비싸게 판매)이 큰 이슈입니다. 한 가지 방법은 -- 그냥 한 가지죠 --
Gri market büyük bir mesele.Le marché gris est un grand problème.
Gri market büyük bir mesele.Pasar gelap adalah masalah besar.
Gri market büyük bir mesele.Piaţa gri este o problemă mare.
Gri market büyük bir mesele.Szary rynek to poważny problem.
Gri market büyük bir mesele.Thị trường chợ đen cũng là một vấn đề lớn.
Gri market büyük bir mesele.Ο παράλληλος ανταγωνισμός είναι μια σημαντική παράμετρος.
Gri market büyük bir mesele.Большая проблема — "серый" рынок.
Gri market büyük bir mesele.Сивия пазар голям проблем.
Gri market büyük bir mesele.השוק האפור הוא בעייה גדולה. ואחת הדרכים -- רק אחת --
Gri market büyük bir mesele.السوق الرمادية هي قضية كبرى. وأحد الطرق -- فقط واحدة --
Gri market büyük bir mesele.闇市場に対抗するのに有効な手段があって
Grit your teeth, Banu. Until we enter the market.Κάθε μέρα κι ένα καινούριο πρόβλημα.