marka ile cümle
marka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Inny przykład to markowe ubrania.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Konkrétní návrháři, určité materiály a mnoho dalšího. Avšak na trhu je jich mnoho.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Vous pourriez aussi imaginer, vous le savez, vêtements de marque.
Ayrıca, markalı giysileri de düşünelim.Ви також можете уявити, знаєте, назву бренду одягу.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Akármennyire is kis költségvetésű filmnek állítod be, a mi márkánk a kihívásokat szereti.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Come tu dici che la tua è una piccola produzione, noi siamo un marchio concorrente.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.독립영화를 언급하신것과 상당히 비슷한데, 그처럼 저희들도 성장하는 브랜드지요.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.La fel cum tu ai vorbit despre acest film ca fiind unul mic, suntem mai mult un brand concurent.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Meget ligesom det du talte om at være en mindre film, vi er meget et udfordrende brand.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Net zoals je het hebt over een kleinere film, We zijn heel erg een 'challenger' merk.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Podobne ako ste hovorili o menšom filme, sme tiež menšia značka.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Podobně jako jste mluvil o malém filmu, i my pracujeme spíše chytře.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Seperti film kecil yang kau bahas sebelumnya, kami adalah merek penantang.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Similar al tipo de películas más pequeñas que contabas; somos más bien una marca rival.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.So wie Sie über die kleineren Filme gesprochen haben, sind wir als Marke ein Herausforderer.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tak jak ty mówisz o robieniu drobniejszych filmów, my czujemy się marką pretendującą.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tal como falou do projeto como sendo um pequeno filme, também somos uma marca concorrente.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tout comme vous avez parlé d'être un petit film, nous sommes plutôt une marque challenger.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.По същия начин както говорихте, че това ще бъде малък филм, ние сме до голяма степен зараждаща се марка.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Примерно так же, как вы говорили о небольших фильмах, мы во многом "догоняющий" бренд.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Так само, як ви розповідали про маленьке кіно, ми змагаємося за увагу.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.דומים לרבים מהדברים שהעלית לגבי חברות סרטים קטנות, אנחנו יותר "מותג הטוען לכתר".
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.مثل الكثير منكم ونحن نتحدث عن كونه أصغر فيلم، نحن علامة تجارية متحدية
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.私たちはチャレンジャーです 競合他社のような予算はありません
Bak, hey marka kotuma dokunma.Bacha, mám značkový džíny.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Bạn thấy đấy, đừng có động vào chiếc quần bò thiết kế của tôi.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Kijk, kom niet aan mijn merkspijkerbroek.
Bak, hey marka kotuma dokunma.나는 중요한 사람이야.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Nézzetek meg, de hozzá ne érjetek a menő designer farmeromhoz.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Olha, não toques nos meus jeans de marca.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Schaut her, aber fasst meine Designer-Jeans nicht an.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Tu vois, regarde. Touche pas à mon jean de marque.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Vedi, guarda, non toccare i miei jeans firmati.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Vezi, uită-te, nu atinge blugii mei de firmă.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Widzisz, nie dotykaj moich markowych jeans'ów.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Можете дивитися, але не чіпайте мої дизайнерські джинси.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Можете смотреть, но не трогайте мои дизайнерские джинсы.
Bak, hey marka kotuma dokunma.Я гледай, опа, не ми пипай марковите дънки.
Bak, hey marka kotuma dokunma.רואים, תסתכלו, אל תיגעו בג'ינס המעצבים שלי.
Bak, hey marka kotuma dokunma.شاهد، أنظر، لا تلمس بنطلونى الجينز.
Bak, hey marka kotuma dokunma.お前はこんなジーンズ持ってないんだろう
Bakıyorum da senin marka kotun yok."Estou a ver que não tens jeans de marca.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Ik zie dat jullie geen merkspijkerbroeken hebben.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Je vois que toi, tu n'as pas de jean de marque.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.너는 명품 청바지를 안입었네.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Látom, nektek nincs ilyen farmerotok.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Tôi thấy bạn không có một chiếc quần bò thiết kế nào cả.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Und ich sehe, dass ihr keine Designer-Jeans habt.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Văd că tu nu ai blugi de firmă.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Vedo che tu non hai jeans firmati.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Widzę, że ty takich nie masz.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Že ty takový nemáš?
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Гледам, ти нямаш маркови дънки.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Я бачу, у вас немає дизайнерських джинсів.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.Я вижу, у вас нет дизайнерских джинсов.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.אני רואה שלכם אין ג'ינס מעצבים.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.أستطيع أن أرى أنك لا تمتلك جينز.
Bakıyorum da senin marka kotun yok.だからイケてないんだ
Bak. Senin o bildiđin büyük markalar var ya.Αλλά το έχω πάρει απόφαση.
Bana marka hakkında onlar bir şeyler söylemeliler.Beszélniük kell nekem a márkájukról.