Onun cinayet gizemlerine karşı marazi bir düşkünlüğü vardır.He has a morbid fondness for murder mysteries.
Babası ünlü Alman aktör ve yazar Hardy Krüger annesi ise İtalyan ressam Francesca Marazzi'dir.He is the son of the German actor-writer Hardy Krüger and the Italian painter Francesca Marazzi.
Marazi karakteri ile tanınmıştır.Ato com sujeito identificável.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"e ter bebido uma coca-cola." "Usaram umas imagens do filme mórbido,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"오싹한 예술영화같은 장면이 나왔는데,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Au folosit secvențe din filmul morbid, un prim-plan cu pantofii lui Chad în mijlocul autostrăzii.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."De brugte nogle morbide, artistiske optagelser, et close-up fotografi af Chads sko midt på motorvejen.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Felhasználták néhány morbidan művészi felvételem, egy közeli kép Chad cipőiről az autópálya közepén.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Ils avaient ce montage artistique morbide un gros plan des chaussures de Chad au milieu de l'autoroute.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Mereka menggunakan foto artistik yang menyeramkan, foto jarak dekat sepatu Chad di tengah jalan raya.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Použili i morbidně umělecké scény, jako záběr na Chadovy boty uprostřed silnice.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."They used some of the morbidly artist footage, mô tả đôi giầy của Chad ở giữa con đường cao tốc.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Uporabili so neke morbidne umetniške posnetke, bližnji kader Chadovih čevljev na sredi avtoceste.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Wykorzystano artystyczne zdjęcie, zbliżenie na buty Chad'a leżące na drodze.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Ze gebruikten akelig artistieke beelden, een close-up van de schoenen van Chad midden op de snelweg.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Вони використовували якійсь дивакуваті кадри: черевик Чада крупним планом посередині шосе.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim.Използваха ужасна авторска снимка, на която имаше снимани отблизо обувките на Чад на магистралата.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı, Otobanın ortasında Chad'in ayakkabılarına yakın çekim."Они использовали какие-то нездорово художественные кадры: ботинок Чада крупным планом посреди шоссе.
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"הם השתמשו בחלק מהקטעים האמנותיים הדכאוניים,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,"وإستعانوا ببعض الخامات الفنية,
" Onlar marazi olarak görüntü alırlardı,高速道路の真ん中にある チャドの靴の接写です