Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Moeten we marathons rennen of yoga doen?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Powinniśmy biegać maratony czy też uprawiać jogę?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Soll man Marathon laufen oder Yoga machen?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Πρέπει να τρέχεις μαραθώνιους ή να κάνεις γιόγκα;
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Следует ли участвовать в марафонах или заниматься йогой?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Трябва ли да бягате маратони или да практикувате йога?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?Чи варто нам брати участь у марафонах чи займатись йогою?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?האם אנו צריכים לרוץ מרתון, או לעשות יוגה?
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?هل عليك أن تركض في الماراثون أو تمارس اليوغا ؟
Maratonlara mı katılmalısınız yoksa yoga mı yapmalısınız?オーガニックミートや
Maratonun gerçekleştiği zamanda.Asta se întâmplă când are loc maratonul.
Maratonun gerçekleştiği zamanda.Dat is wanneer de marathon gelopen wordt.
Maratonun gerçekleştiği zamanda.그 날은 바로 마라톤이 개최되는 날입니다.
Maratonun gerçekleştiği zamanda.כאשר המרתון מתחיל.
Maratonun gerçekleştiği zamanda.و هذا عندما يقام الماراثون.
Maratonun gerçekleştiği zamanda.私はマラソン選手でした
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La grinta è vivere la vita come una maratona, non come uno scatto.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.A kitartás azt jelenti, hogy az életed egy maraton, nem pedig egy sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Bền bỉ nghĩa là sống như thể cuộc đời là một cuộc chạy marathon, chứ không phải một cuộc chạy nước rút.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Durchhaltevermögen ist Leben wie ein Marathon, nicht Sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Ihärdighet är att leva livet som om det är ett maraton, inte ett sprinterlopp.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.기개는 삶을 단거리 경주가 아닌, 마라톤처럼 인생을 사는 것이에요.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La determinación es vivir la vida como si fuera una maratón, no una carrera a toda velocidad.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.La ténacité, c'est vivre sa vie comme si elle était un marathon, pas un sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Odhodlanie znamená žiť, akoby bol život maratón, nie šprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Odhodlání znamená žít, jako by byl život maraton a ne sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Sinnikkyys on elämän näkemistä maratonina, ei sprinttinä.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Tekad adalah menjalani hidup seperti sebuah pertandingan lari maraton, bukan lomba lari jarak dekat.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Vastberadenheid is het leven benaderen als een marathon, niet als een sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Viljefasthed er at leve som var livet et maraton, ikke en sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Voința înseamnă a-ți trăi viața ca un maraton, nu ca un sprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Wytrwałość to traktowanie życia jako maratonu, nie sprintu.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Zagrizenost pomeni živeti življenje, kot da bi tekli maraton, ne šprint.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Είναι το να ζείτε τη ζωή σαν μαραθώνιο και όχι σαν αγώνα ταχύτητας.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Жить с твёрдостью характера — это жить так, словно ваша жизнь не спринт, а марафон.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.З жагою треба жити так, наче біжиш марафон, а не спринт.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.Упоритостта е като да участваш в маратон, а не в спринтиране.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.נחישות זה לחיות את החיים כמרתון, לא מרוץ מהיר.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.الجَلَد هو أن تعيشواكأنكم في سباق الماراتون وليس السرعة.
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.意志好似跑馬拉松一樣,長時間陪住你
Metanet, maraton gibi bir hayatı yaşamaktır, kısa bir koşu değil.数年前 シカゴの公立学校で
New York City Maratonu'nda.마지막 한 번의 우승에 도전하기로 결심했습니다.
New York City Maratonu'nda.la eveniment, la Maratonul Oraşului New York.
New York City Maratonu'nda.la maratona di New York.
New York City Maratonu'nda.la prueba de referencia, el maratón de la ciudad de Nueva York.
New York City Maratonu'nda.le marathon de New York.
New York City Maratonu'nda.Maratonie Nowojorskim.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.New York City Marathon.
New York City Maratonu'nda.Нью-Йоркском марафоне.
New York City Maratonu'nda.Ню Йоркския маратон.
New York City Maratonu'nda.מרתון ניו יורק.
New York City Maratonu'nda.في مارثون مدينة نيويورك
New York City Maratonu'nda.ツルには災難ですが他にも同じ
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.뉴욕시 마라톤 대회에서 우승하고 두둑한 상금을 가지고 집으로 돌아갔습니다.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.New York City Marathon a domů si odnáší hezky tučný šek.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.New York City Marathon och åker hem med en stor prispott.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.Wraca do domu z wielkim czekiem.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.מנצחת את מרתון ניו יורק, הולכת הביתה עם צ'ק גדול ושמן.