Ana içeriğe geç
Sözlük

mara ile cümle

mara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Uniwersytecie w Utah śledzi się czasy ludzi biegających w maratonach.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Op de universiteit van Utah houden ze finishtijden bij van mensen die marathons lopen.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Ở trường Đại học Utah, họ bắt đầu bấm giờ cho những người tham gia chạy ma-ra-tông.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.På Utahs Universitet började de undersöka sluttider för maratonlöpare.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.В университета на Юта започнали да проследяват финалните времена на хората, бягащи маратона.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.באוניברסיטת יוטה התחילו לעקוב אחרי זמני הסיום של רצי מרתון.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.في جامعة يوتاه .. بدأوا يراقبون السباقات ويراقبون العدائين .. عدائي المارثون
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.推移を研究しています そしてこの研究で
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıBertahun-tahun yang lalu ada tukang kayu terampil dan pekerja keras bernama Ole Kirk Christiansen.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıVele jaren geleden was er een vaardige en hardwerkende timmerman, Ole Kirk Christiansen genaamd.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıWiele lat temu był sobie utalentowany i pracowity stolarz, Ole Kirk Christiansen.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıΠριν πολλά χρόνια υπήρχε ένας ικανός και εργατικός ξυλουργός που λεγόταν Ole Kirk Christiansen.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Acest clei e un adeziv organic.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Dat is huidenlijm.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.E quella è colla animale.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.És ez a ragasztó bőrragasztó.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Es handelt sich bei diesem Leim um Hautleim.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Et cette colle c'est de la colle animale.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Isso é cola animal.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.그 부분이 바로 가죽 아교입니다
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Limen er udvundet af dyrehud.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.To jest klej skórny.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.To lepidlo je přírodní klíh.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Y que el pegamento es de origen animal.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Και αυτή η κόλλα είναι δερματόκολλα.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.Това лепило е скрито лепило.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.ואם תבחנו את הצילום הזה בעיון,
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.وهذا اللّصق هو غراء حيوانيّ.
Ve bu tutkal şeffaf marangoz tutkalı.もし皆さんが修復士ならこの接着剤を 難なく取り除けるでしょう
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirAnda tak akan cedera. Ini tidak seperti pekerjaan tukang kayu.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirJe kan jezelf niet verwonden. Het is niet zoals houtbewerking.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildir텃밭일에서는 다치지 않습니다. 목공일과는 다르죠.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirNic ci się nie stanie. To nie stolarka.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirNon ti puoi veramente far male come nei lavori di falegnameria.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirNo te puedes hacer daño, no es como la carpintería.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirNu ai cum sa te ranesti. Este ca si lucratul in lemn.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirOn ne risque pas de se blesser. Ce n'est pas comme travailler le bois.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirΔεν πρόκειται να τραυματιστείς, όπως με την ξυλουργική.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirНе можеш да се нараниш, не е като дърводелството, например.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirואתה יכול... יש לך שפע של סוג של מרחב מחשבתי להעלות השערות.
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildirفأنت لن تصاب بالأذى ، إنها ليست مثل تقطيع الخشب
Yaralanamazsınız mesela, marangozluk gibi değildir思考をめぐらす精神的余裕がたっぷりあります
Yara mara tarih oldu artýk, bir sýkýntým yok çok ţükür.Έρχομαι.
Yara mara tarih oldu artýk, bir sýkýntým yok çok ţükür.Идвам!
Yazayım. Bunun bir hesap maratonu olduğunu düşünebilirsiniz.これは、少しばかり、計算のマラソンだと想像できます。
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.An der Hochschule war ich eine Läuferin. Eine Freundin und ich wollten zum Boston-Marathon.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Começámos a treinar, treinámos em demasia e fiquei com problemas nas costas e joelhos.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Gimnáziumban futó voltam, és egy barátommal elhatároztuk, hogy lefutjuk a Boston Maratont.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Jako studentka dużo biegałam. Z przyjaciółką postanowiłyśmy wystartować w Maratonie Bostońskim.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.대학원에 다닐 때 저는 달리기 선수였어요. 친구와 저는 보스턴 마라톤에 나가려고 했습니다.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Ko sem bila študentka, sem bila tekačica in s prijateljico sva hoteli teči na Bostonskem maratonu.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Kun luin tohtoriksi, harrastin juoksemista ja päätimme ystäväni kanssa juosta Bostonin maratonin.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.Pe vremea liceului alergam. Împreună cu un prieten am decis să participăm la Maratonul Boston.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.כשהייתי במכללה לתואר שני, נהגתי לרוץ, וידיד ואני החלטנו שנרוץ במרתון בוסטון.
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.حين كنت طالبة في الدراسات العليا، كنت أمارس رياضة الجري وقررنا أنا وصديقتي الاشتراك في سباق ببوسطن،
Yüksekokuldayken bir koşucuydum ve bir arkadaşımla Boston Maratonu'nda koşmaya karar verdik.友人と一緒にボストンマラソンに 出ることにしました 練習を始め やりすぎてしまい
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod