Ana içeriğe geç
Sözlük

mar ile cümle

mar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Martin Luther King 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1964, Rev. King won the Nobel Peace Prize.
Mary gelmeden önce on dakika beklememiştim.I had not waited ten minutes before Mary came.
Mary "Gizli aşk" adlı kompozisyonu için bir ödül aldı.Mary received an award for her composition called "Secret love".
Maria kendi kendine, "çok şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I am very lucky".
"Araban hangi markadır?" "O bir Forddur.""What make is your car?" "It is a Ford."
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
15 Mart'a kadar laboratuvar ekipmanını teslim edebileceğimden eminim.I'm certain we can deliver the laboratory equipment by March 15th.
Hangi markayı tercih edersiniz?Which brand do you prefer?
Kötü bir marangoz aletleri ile dövüşür.A bad carpenter quarrels with his tools.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.Mary is sitting up late this week to prepare for her finals.
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı bu etekti.It was this skirt that Mary bought yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı neydi?What was it that Mary bought yesterday?
Dün Mary bütün gün evde kaldı.Yesterday Mary stayed home all day.
Dün Mary bana kapağı mavi olan bir kitap verdi.Yesterday Mary gave me a book the cover of which was blue.
Polis dün Mary'yi ziyaret etti.The police called on Mary yesterday.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Yesterday I met Mary on the street.
Mart ayında hava daha da sıcak olacak.It will become much warmer in March.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.It was naughty of Mary to pull the kitten's tail.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Mary hakkındaki sevdiğim şey onun güçlü karakterdir.What I like about Mary is her strong character.
Mars'a bir yolculuk edeceğimiz gün yakında gelecek.The day will soon come when we can take a trip to Mars.
Biz 15 Marta kadar vergileri ödemek zorundayız.We have to pay taxes by March 15.
Maratona katılacağız.We will take part in the marathon.
Mary'ye iyi bir doğum günü hediyesi seçtik.We chose Mary a good birthday present.
Sadece en iyi marka şarap kullanırız.We use only the best brand of wine.
Büyük babam bir marangozdur.My grandfather is a carpenter.
Benim hayatımda Mars'a bir yolculuk mümkün olabilir.A trip to Mars may become possible in my lifetime.
Benim doğum günüm 22 Martta.My birthday is on March 22.
Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.My season ticket expires on March 31.
Paul'ün dışarıda olduğunu ancak Mary'nin evde olduğunu söyledim.I said Paul was out, but that Mary was at home.
22 Mart,1962'de doğdum.I was born on March 22, 1962.
5 Mart 1977'de Osaka'da doğdum.I was born in Osaka on March 5, 1977.
Bu kitabı Maruzen kitabevinden aldım.I bought this book at Maruzen Bookstore.
Bir markete yakın yaşıyorum.I live close to a convenience store.
Jim ve Mary'nin parkta el ele yürüdüklerini gördüm.I saw Jim and Mary taking a walk hand in hand in the park.
John ve Mary'nin el ele yürüyüşünü izledim.I watched John and Mary walking hand in hand.
Süper markette idim.I've been to the supermarket.
Super marketteydim.I have been to the supermarket.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Mary'nin bir vitrine baktığını gördüm.I saw Mary looking into a show window.
Ben haberleri Tom'a anlattım, Mary'ye değil.I told the news to Tom, not to Mary.
Ben Mary'ye biraz para boçluyum ve gelecek pazartesiye kadar ona geri ödemeliyim.I owe Mary some money and must pay her back by next Monday.
Mary'yi gördüğüm her seferde, ondan yeni ve önemli bir şey öğreniyorum.Each time I see Mary, I learn something new and important from her.
Mary'ye kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I got Mary to correct the errors in my composition.
Mary'yi aradım, ancak hat meşguldü.I phoned Mary, but the line was busy.
Mary'ye bir kitap verdim.I gave Mary a book.
Mary'nin annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın gördüm.I saw a woman who I thought was Mary's mother.
Mary'ye yardımı için teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Ben yardımı için Mary'ye teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Mary'yi Anneme ve babama tanıttım.I introduced Mary to my parents.
Mary'nin yurtdışına gittiğini biliyorum.I know that Mary went abroad.
Ben bu öğleden sonra Mary ile görüşeceğim.I'll be seeing Mary this afternoon.
Ben bu öğleden sonra Mary'yi göreceğim.I'm going to see Mary this afternoon.
Dün Mary ile parka gittim.I went to the park with Mary yesterday.
Dün Mary ile buluştum.I met Mary yesterday.
Markette meyve için üç elma ve iki salkım üzüm aldım.I bought three apples and two bunches of grapes for dessert at the market.
Küçük Mary'yi gazyağı ısıtıcısına dokunmaması için uyardım.I warned little Mary to leave the kerosene heater alone.
Ben kötü bir marangoz değilim.I'm a poor carpenter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod