Tom Mary'ye ateşle oynamamasını söyledi.Tom told Mary not to play with fire.
Tom Mary'ye gitmemesini söyledi.Tom told Mary not to go.
Tom Mary'ye oraya yalnız gitmemesini söyledi.Tom told Mary not to go there alone.
Tom Mary'ye geç kalmamasını söyledi.Tom told Mary not to be late.
Tom Mary'ye tekrar geç kalmamasını söyledi.Tom told Mary not to be late again.
Tom Mary'ye telefon numarasını söyledi.Tom told Mary his phone number.
Tom Mary'ye yaşını söyledi.Tom told Mary his age.
Tom Mary'ye boşanmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted a divorce.
Tom Mary ve çocuklarına ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary and her children an interesting story.
Tom Mary'ye ilginç bir hikaye anlattı.Tom told Mary an interesting story.
Tom Mary'ye bütün çocukluğundan bahsetti.Tom told Mary all about his childhood.
Tom Mary'ye bir ırkçı şaka yaptı.Tom told Mary a racist joke.
Tom Mary'yi sandelyeye bağladı.Tom tied Mary to the chair.
Tom Mary'nin kitabını ateşe fırlattı.Tom threw Mary's book into the fire.
Tom topu Mary'ye attı.Tom threw Mary the ball.
Tom Mary'yi bardan dışarı attı.Tom threw Mary out of the bar.
Tom, Mary'yi öldürmekle tehdit etti.Tom threatened to kill Mary.
Tom Mary'yi tehdit etti.Tom threatened Mary.
Tom Mary'nin ondan bir şey sakladığını düşündü.Tom thought that Mary was hiding something from him.
Tom sadece Mary'yi düşünüyordu.Tom thought only of Mary.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom thought Mary's offer was unreasonable.
Tom o konser için Mary'nin bir bilet almasının zor olacağını düşündü.Tom thought it would be difficult for Mary to get a ticket to that concert.
Tom, Mary'nin yalnız gitmesinin tehlikeli olabileceğini düşündü.Tom thought it would be dangerous for Mary to go alone.
Tom Mary hakkında çok düşündü.Tom thought about Mary a lot.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom thinks that Mary drinks too much coffee.
Tom Mary'nin kocasını boşayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will divorce her husband.
Tom Mary'nin hâlâ Boston'da olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is still in Boston.
Tom Mary'nin kırk yaşın üzerinde olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is over forty.
Tom Mary'nin suçlu olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is guilty.
Tom Mary'nin yardım istemesinin zamanı olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's time for Mary to ask for help.
Tom Mary'ye borç para vermemenin daha iyi olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's better not to lend Mary any money.
Tom, Mary'nin o şirketle iş bulmasının mümkün olduğunu düşünüyor.Tom thinks it possible for Mary to get a job with that company.
Tom Mary'nin rekor kırmasının imkansız olduğunu düşünüyor.Tom thinks it impossible for Mary to break the record.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesinin önemli olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's important for Mary to learn how to speak French.
Tom Mary'ye güvenebileceğini düşünüyor.Tom thinks he can trust Mary.
Tom, Mary'nin aptalca bir şey yapmamasına güvenebileceğini düşünüyor.Tom thinks he can trust Mary not to do something stupid.
Tom Mary'ye yardımı için teşekkür etti.Tom thanked Mary for her help.
Tom tavsiyesi için Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for her advice.
Kendisine yardım ettiği için Tom Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for helping him.
Tom tüm yardımı için Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for all her help.
Tom Mary'nin aleyhinde tanıklık etti.Tom testified against Mary.
Tom Mary'yi çok korkuttu.Tom terrified Mary.
Tom Mary'ye şaka yollu takıldı.Tom teased Mary.
Tom Mary'ye nasıl yüzeceğini öğretti.Tom taught Mary how to swim.
Tom Mary'ye piyanonun nasıl çalındığını öğretti.Tom taught Mary how to play the piano.
Tom Mary'den asla hoşlanmadı.Tom never liked Mary.
Tom Mary'ye ekmek pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to bake bread.
Tom yaklaşık bir saat Mary ile konuştu.Tom talked with Mary for nearly an hour.
Tom bütün gece Mary ile konuştu.Tom talked with Mary all night.
Tom telefonda Mary ile konuştu.Tom talked to Mary on the telephone.
Dersten sonra Tom Mary ile konuştu.Tom talked to Mary after class.
Tom Mary'yi grubumuza katılması için ikna etti.Tom talked Mary into joining our band.
Tom Mary ile onunla konsere gitme hakkında konuştu.Tom talked Mary into going to the concert with him.
Tom yeni bir bilgisayar alması için Mary'yi ikna etti.Tom talked Mary into buying a new computer.
Tom her gün Mary ve onun köpeğiyle birlikte yürüyüşe çıkar.Tom takes a walk with Mary and her dog every day.
Tom Mary'ye sempati duydu.Tom sympathized with Mary.
Tom pahalı bir hediye ile Mary'ye sürpriz yaptı.Tom surprised Mary with an expensive gift.
Tom bir öpücükle Mary'ye sürpriz yaptı.Tom surprised Mary with a kiss.
Tom Mary'ye bir mektup yazmamı önerdi.Tom suggested that I write Mary a letter.