Ana içeriğe geç
Sözlük

mar ile cümle

mar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'den bir yanıt almaya çalıştı.Tom tried to elicit a response from Mary.
Tom Mary'yi neşelendirmeye çalıştı ama o ağlamaya devam etti.Tom tried to cheer Mary up, but she kept on crying.
Tom Mary'yi yakalamaya çalıştı ama yakalayamadı.Tom tried to catch up with Mary, but he couldn't.
Tom Mary'ye bakmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid looking at Mary.
Tom Mary'nin yardımı olmadan kitaplığı taşımaya çalıştı.Tom tried moving the bookcase without Mary's help.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to persuade Mary.
Tom onun için işini yapması için Mary'yi kandırdı.Tom tricked Mary into doing his work for him.
Tom Mary'ye çok iyi davrandı.Tom treated Mary very well.
Tom Mary'ye kendi kızı gibi davrandı.Tom treated Mary like his own daughter.
Tom Mary'nin mektubunu ikiye ayırdı.Tom tore Mary's letter in half.
Tom öfkesini Mary'den çıkardı.Tom took out his anger on Mary.
Tom Mary'yi kollarına aldı.Tom took Mary in his arms.
Tom yanlışlıkla Mary'nin şemsiyesini eve getirdi.Tom took home Mary's umbrella by mistake.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Tom polise Mary'nin kayıp olduğunu söyledi.Tom told the police that Mary was missing.
Tom bana Mary ile alışverişe gitmediğini söyledi.Tom told me that he had not gone shopping with Mary.
Tom bana Mary'nin teklifini kabul etmemek için hiçbir sebep göremediğini söyledi.Tom told me that he could see no reason why he shouldn't accept Mary's offer.
Tom Mary'ye ne yapacağını söyledi.Tom told Mary what to do.
Tom Mary'ye bulaşıkları yıkamasını söyledi.Tom told Mary to wash the dishes.
Tom Mary'ye yüzünü yıkamasını söyledi.Tom told Mary to wash her face.
Tom Mary'ye biraz daha uzun süre beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait a little longer.
Tom Mary'ye daha çok çabalamasını söyledi.Tom told Mary to try harder.
Tom Mary'ye çimi biçmesini söyledi.Tom told Mary to mow the lawn.
Tom Mary'ye geç kalmadığından emin olmasını söyledi.Tom told Mary to make sure that she wasn't late.
Tom, Mary'ye dikkatle dinlemesini söyledi ama o dinlemedi.Tom told Mary to listen carefully, but she didn't.
Tom Mary'ye akşam yemeğinden sonra kendisini aramasını söyledi.Tom told Mary to give him a call after dinner.
Tom Mary'ye kendine gelmesini söyledi.Tom told Mary to behave herself.
Tom Mary'ye sessiz olmasını söyledi.Tom told Mary to be quiet.
Tom Mary'ye daha dikkatli olmasını söyledi.Tom told Mary to be more careful.
Tom Mary'ye 2.30'a kadar evde olmasını söyledi.Tom told Mary to be home by 2:30.
Tom Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Tom told Mary the whole story.
Tom Mary'ye gerçeği söyledi.Tom told Mary the truth.
Tom sırrı Mary'ye söyledi.Tom told Mary the secret.
Tom Mary'ye hatalı olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was wrong.
Tom Mary'ye haklı olduğunu söyledi.Tom told Mary that she was right.
Tom Mary'ye yüzmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't swim.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
Tom Mary'ye güzel göründüğünü söyledi.Tom told Mary that she looked beautiful.
Tom Mary'ye o eşlik ederken sadece kuralları uyduramadığını söyledi.Tom told Mary that she couldn't just make up the rules as she went along.
Tom Mary'ye yapmak istediğini yapabileceğini söyledi.Tom told Mary that she could do whatever she wanted to do.
Tom Mary'ye istediğini yapabileceğini söyledi.Tom told Mary that she could do whatever she liked.
Tom, Mary'ye muhtemelen bütün gün kar yağacağını söyledi.Tom told Mary that it would probably snow all day.
Tom Mary'ye sorunla ilgileneceğini söyledi.Tom told Mary that he'd look into the problem.
Tom Mary'ye Ekimde Boston'a gideceğini söyledi.Tom told Mary that he'd go to Boston in October.
Tom Mary'ye yarın boş olacağını söyledi.Tom told Mary that he'd be free tomorrow.
Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.Tom told Mary that he would be quitting his job and going back to Boston.
Tom Mary'ye güreş takımının kaptanı olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was the captain of the wrestling team.
Tom Mary'ye kendini öldüreceğini söyledi ama bunu yapmaya cesareti yoktu.Tom told Mary that he was going to kill himself, but he didn't have the courage to do it.
Tom Mary'ye onu sevdiğini söyledi.Tom told Mary that he loved her.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had to leave before 2:30.
Tom Mary'ye onun yapmasını istediği işi bitirdiğini söyledi.Tom told Mary that he had finished the work she had asked him to do.
Tom Mary'ye işi birkaç gün önce bitirdiğini söyledi.Tom told Mary that he had finished the work a few days ago.
Tom Mary'ye onu sevmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't love her.
Tom Mary'ye onsuz yaşayamayacağını söyledi.Tom told Mary that he couldn't live without her.
Tom Mary'ye onu yapması için izin veremediğini söyledi.Tom told Mary that he couldn't allow her to do that.
Tom Mary'ye endişelenmemesini söyledi.Tom told Mary not to worry.
Tom Mary'ye parasını böyle bir şeye harcamamasını söyledi.Tom told Mary not to waste her money on such a thing.
Tom Mary'ye orada yüzmemesini söyledi.Tom told Mary not to swim there.
Tom Mary'ye yalnız yüzmemesini söyledi.Tom told Mary not to swim alone.
Tom Mary'ye o kadar çok çalışmamasını söyledi.Tom told Mary not to study so hard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod