Örneğin 21 tesla manyetik alanı içerisinde protonlar 900 MHz ile yankılanırlar.Por exemplo, em um campo magnético de 21 tesla, prótons ressoam a 900 MHz.
Klasik fizikte bir nesnenin açıksal momentumu ve manyetik momenti onun fiziksel boyutlarına bağlıdır.Na física clássica, o momento angular e o momento magnético de um objeto dependem de suas dimensões físicas.
Savaş sonrası dönemde nükleer indüksiyon ve manyetik nükleer rezonans konularına yoğunlaşmıştır.Depois da guerra concentrou-se na pesquisa sobre a indução nuclear e a ressonância magnética nuclear.
Dünya'nın manyetik alanının doğası heteroskedastik dalgalanmalardan biridir.A natureza do campo magnético da Terra é de flutuação heteroscedástica.
Manyetik bant, 50 yılı aşkın bir süredir kullanılmakta olan bir veri depolama ortamıdır.As fitas magnéticas de meia polegada são utilizadas para armazenamento de dados há mais de 50 anos.
Dünyanın manyetik alanındaki(Ma) geri dönüş hızı, zaman içinde çok çeşitli değişti.A frequência das inversões campo magnético da Terra tem variado muito ao longo do tempo.
Bu hareket elektronun hem spinini hem de manyetik momentumunu üretir.Este movimento produz o spin e o momento magnético do elétron.
1952 yılında ve onu takiben 1966'da kompakt kaset ile manyetik bantların üretimine başladı.Em 1952 iniciou-se a produção de fitas magnéticas, com a sequência dos cassetes compactos em 1966.
Elektron yüklendiği için, açısal momentuma oranlı olan orbitalin manyetik momentumunu üretir.Por possuir carga, o elétron produz um momento magnético orbital que é proporcional ao seu momento angular.
İletkenin içerisindeki akım yoğunluğu değiştiği zaman, manyetik alan da değişir.Quando a intensidade da corrente em um condutor muda, o campo magnético também muda.
Güçlü manyetik alanlara ve güçlü silikon, stronsiyum veya krom tayf çizgilerine sahiptirler.Possuem um forte campo magnético e linhas espectrais fortes de silício, estrôncio ou crómio.
Bununla birlikte, plakalar arasında bir akım varmış gibi bir manyetik alan oluşur.No entanto, existe um campo magnético entre as placas, como se uma corrente estivesse presente.
Benzer olarak, bir akım değişen manyetik alan tarafından yaratılabilir.Do mesmo modo uma corrente pode ser criada por uma mudança no campo magnético.
Bunun yerine, maddeye göre manyetik alan çift kutup denilen yapılardan oluşmuştur.Em vez disso, o campo magnético é gerado por uma configuração chamada dipolo.
Yoğunlaşma noktasında gözlemlenen manyetik sıralanma süper akışkanlık analoğudur.Um ordenamento magnético observado no ponto de condensação é o análogo da superfluidez.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
(Bir diğeri; manyetik alan).Sim, eu sei, uma espécie de herança.)
Elektro manyetik ürünlenimin bu iki yönü için bazı modern kitaplarda referans yapılmıştır.Em muitos livros modernos, é feita uma referência a esses dois aspectos da indução eletromagnética.
Endüksiyonun bu özelliği bir elektrik motorunu süren manyetik alanı sağlar.Esta propriedade de indução alimenta o campo magnético que move um motor elétrico.
Düşük frekans elektrik ve manyetik alanların sağlık üzerinde ciddi etkileri olduğu düşünülmektedir.Estudou os efeitos de campos eletromagnéticos fracos na saúde humana.
Bu denklemde, kritik bir manyetik Reynolds sayısına ulaşılır.Ela aparece no número de Reynolds magnético.
Yani bunlar tarafından herhangi bir manyetik alan üretilemez.Assim você não pode produzir um pelotão inteiro delas.
Jüpiter manyetosferi, gezegenin manyetik alanından kaynaklanan solar rüzgarında oluşan bir oyukluktur.A magnetosfera de Júpiter é a cavidade criada dentro do vento solar pelo campo magnético do planeta.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.O campo magnético de Ganímedes desvia o plasma em corrotação em torno da sua magnetosfera.
Buna rağmen bazı teorik fizik modelleri manyetik tek kutbun varlığını tahmin etmektedir.Apenas algumas instituições especializadas parecem ter entendido o poder implícito do modelo.
İkincisi ise manyetik ısınmadır.A segunda grandeza é a energia.
Bugünlerde kullanılan manyetik kayıt, 1890'da Valdemar Pousen tarafından ortaya çıkarıldı.Ela descende da gravação em cabos magnéticos, criada por Valdemar Poulsen em 1898.
1954 yılında ise 4096 kelimelik manyetik tamburlu hafıza (drum memory) eklenmişti.Mais tarde, em 1955, foi adicionada uma memória de tambor de 12k-palavras.
P-90, Gibson tarafından 1946 yılından beri üretilen single coil manyetiktir.P-90 is de naam van een single-coil gitaarelement dat Gibson vanaf 1946 produceerde.
1839'da binaya manyetik gözlemevi eklenmişti.Op zijn voordracht werd in 1839 een magnetisch observatorium toegevoegd.
Lamb ve Polykarp Kusch elektronun manyetik momentini duyarlı biçimde saptayabilmekteydiler.Lamb en Polykarp Kusch konden precies zekere elektromagnetische eigenschappen van het elektron vaststellen.
Ferromanyetik maddelerde ise manyetik kesiklikten dolayı M ile H arasında doğrudan bir ilişki yoktur.In ferromagneten is er echter geen een-op-een relatie tussen M en H ten gevolge van hysterese.
1857'de manyetik ekvator'u tespit etmek amacıyla Peru'ya gitmiştir.In 1857 ging hij naar Peru om de magnetische evenaar te bepalen.
Bu silindir üzerindeki her noktada manyetik kuvvetin genliği aynıdır.Rond ieder magneetje zit hetzelfde type magneetveld.
Bu madde manyetik olarak doyurulmuştur.Het materiaal is dan magnetisch verzadigd.
Gezegenin tarihi boyunca birçok kez manyetik kutupların yer değiştirdiği bilinmektedir.In de geschiedenis van de Aarde hebben de magnetische polen al vele malen met elkaar van positie gewisseld.
1952 yılında ve onu takiben 1966'da kompakt kaset ile manyetik bantların üretimine başladı.In 1952 begon het bedrijf met de productie van magnetische banden, en in 1966 volgden de muziekcassettes.
Bu genellikle istenmeyen bir aşamalı manyetiksizleşme şeklidir.Dit is meestal een onbewust proces.
Manyetik kuzeyGroep Noord
Dünya, bu harici bir manyetik alan olabilirdi.Co stałoby się, gdyby system stał się gigantycznych rozmiarów?
Dünya'nın, geçmişteki manyetik alanı üzerine yapılan çalışmalar, paleomanyetizma olarak bilinmektedir.Dział nauki, który zajmuje się badaniem pola magnetycznego w przeszłości, nazywany jest paleomagnetyzmem.
Dünyanın manyetik alanı buna örnektir.Astronomiczny symbol tej planety to .
1956 - Depolama aygıtı olarak manyetik disk kullanan ilk ticari bilgisayar olan "IBM RAMAC 305" tanıtıldı.4 września – zaprezentowano IBM 305 RAMAC, pierwszy komercyjny komputer z dyskiem magnetycznym.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Pole magnetyczne Ziemi chroni jej atmosferę przed wiatrem słonecznym.
Spine ek olarak elektron spin aksı boyunca içsel bir manyetik momente sahiptir.Jednocześnie elektron posiada spinowy moment pędu.
Manyetik akımın SI birim sistemindeki karşılığı olan weber Wb, onun anısına, Alman fizikçinin adını taşır.Na jego cześć jednostkę strumienia magnetycznego w układzie SI nazwano weberem.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Tematem jego rozprawy była Jądrowa relaksacja magnetyczna.
Hat, dünyanın ticari olarak işletilen ilk yüksek hızlı manyetik raylı tren hattıdır.上海磁浮示范运营线) – pierwsza komercyjna linia kolei magnetycznej na świecie.
P-90, Gibson tarafından 1946 yılından beri üretilen single coil manyetiktir.Produkowany przez firmę Gibson od 1946 roku.
Manyetik kuvvet bunlardan biridir.Siły magnetyczne są jednymi z podstawowych sił w naturze.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Krążąc wokół Jowisza, Io porusza się w bardzo silnym polu magnetycznym planety.
Güneş lekelerine Işık Yuvarı'ndaki manyetik alan neden oluyor.Za ten wzrost odpowiedzialne jest pole magnetyczne Słońca.
Çubuk şeklindeki mıknatısların manyetik alanı ve elektromanyetikler manyetik monopollerden kaynaklanmazlar.Magnetism i stavmagneter eller elektromagneter kommer inte från magnetiska monopoler.
P-90, Gibson tarafından 1946 yılından beri üretilen single coil manyetiktir.P-90 är en single coil elgitarrpickup producerad av Gibson sedan 1946.
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.Den xenonatom som fångats inuti fullurenet kan övervakas genom 129Xe-kärnmagnetisk resonansspektroskopi.
1956 - Depolama aygıtı olarak manyetik disk kullanan ilk ticari bilgisayar olan "IBM RAMAC 305" tanıtıldı.1956 – IBM 305 RAMAC introduceras, och var den första kommersiella datorn att använda disklagring.
Fizikte, weber (sembol: Wb) manyetik akı nın SI birim sistemindeki karşılığıdır.Weber (symbol: Wb) är inom fysiken SI-enheten för magnetiskt flöde.
Yukarıda gösterilen değerler ortalamadır ve sadece gösterilen manyetik alanlarda geçerlidir.Värdena ovan är approximativa och endast giltiga för de nämnda magnetiska fälten.
Manyetik sabitin tam (tanımlanan) değeri (µ0 = 4π × 10−7 H·m−1 ≈ 1.2566370614…×10−6 H·m−1 or N·A−2)’dir.Den magnetiska konstanten har det exakta värdet µ0 = 4π×10−7 H·m−1≈ 1.2566370614…×10−6 H·m−1 or N·A−2).
Tüm VOR istasyonları manyetik kuzeye göre 000 dereceyi referans kabul eder.360-gradersreferensen är magnetisk nord.