Coğrafik olarak manyetik kuzey kutbu büyük mıknatıs üzerinde yani dünya üzerinde güney kutbunu işaret eder. -בסירטון הקודם נכנסנו לדיון המבלבל
Çok küçük bir manyetik alan.Je to dost slabé magnetické pole.
Çok küçük bir manyetik alan.Por lo que es un campo magnético bastante débil.
Çok küçük bir manyetik alan.Така, че - доста слабо магнитно поле.
Çok küçük bir manyetik alan.זה שדה מגנטי קטן מאד.
- Çünkü ben bir dahiyim. - Göstergeler çalışmıyor. Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.- Omdat ik geniaal ben. 't Lijkt hier wel een magnetisch veld.
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.왜냐하면, 자기 스핀 즉, 전자들에 의한 자기력은 서로 상쇄됩니다 왜냐하면, 자기 스핀 즉, 전자들에 의한 자기력은 서로 상쇄됩니다 왜냐하면, 방향이 다 다르기 때문입니다
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.Magnetické momenty jednotlivých elektrónov sa navzájom rušia, pretože sú nahodné.
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.Magnetické rotace, nebo magnetismus vytvářený elektrony se navzájem ruší, protože se jedná o náhodný pohyb.
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.כי הספינים המגנטיים של האלקטרונים מבטלים אחד את השני, בגלל האקראיות.
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.لأن المغناطيس يدور، أو المغناطيسية التي تنتج بواسطة الإلكترونات تلغي بعضها البعض لأنها عشوائية.
Çünkü elektronlarla oluşturulan manyetik dönüşler, ya da manyetizm, birbirini sıfırlar, çünkü rastgeledir.因为磁旋 或者电子旋转形成的磁场 相互抵消了
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Apoi au trecut la un tambur magnetic.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Aztán átváltottak mágnesdobra.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Dann stiegen sie auf eine Magnettrommel um.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.그 후에 자기 드럼으로 바뀌었습니다.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Luego cambiaron a un tambor magnético.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Następnie zastąpili ją bębnem magnetycznym.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Poi passarono a tamburi magnetici.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Tiếp đến chúng chuyển sang 1 trống từ trường.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Μετά το αντικατάστησαν με μαγνητικό κύλινδρο.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Пізніше вони перейшли на магнітний барабан.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.Позже они перешли на магнитный барабан.
Daha sonra manyetik zara geçtiler.После го променили на магнитен барабан.
Daha sonra manyetik zara geçtiler..והם עברו לתוף מגנטי
Daha sonra manyetik zara geçtiler.ثم حولوا إلى أسطوانة ممغنطة
Daha sonra manyetik zara geçtiler.こちらは改良されたIBMの装置で
Demek istediğin, bilgiyi fazlasıyla ilginç buluyorum. Beni kendine çeken manyetik bir özelliği var.Voglio dire, trovo le informazioni troppo interessanti. hanno una qualità magnetica che mi coinvolge.
Diğer tarafta ise elim içeriye doğru girer yani manyetik alan ekrandan içeriye doğrudur. -Vycházejí z této strany drátu a vstupují do obrazovky na druhé straně. Jdou do obrazovky.
Diğer tarafta ise elim içeriye doğru girer yani manyetik alan ekrandan içeriye doğrudur. -Y van en, o al menos que es mi mano va, en ese lado. Va en la pantalla.
Diğer tarafta ise elim içeriye doğru girer yani manyetik alan ekrandan içeriye doğrudur. -И после влизат (или поне ръката ми влиза) от тази страна. Влиза навътре в екрана.
Diğer tarafta ise elim içeriye doğru girer yani manyetik alan ekrandan içeriye doğrudur. -והן נכנסות פנימה, או לפחות היד שלי נכנסת פנימה, בצד הזה. זה נכנס אל תוך המסך.
Doğada manyetik kuzey monopolü diye birşey yoktur ama bu teorik olarak işimize yarayan bir varsayımdır.Začneme-li tady, pak severní monopól
Doğada manyetik kuzey monopolü diye birşey yoktur ama bu teorik olarak işimize yarayan bir varsayımdır.אם מונופול מגנטי צפוני היה מתחיל כאן - עד כמה שידוע לנו לא קיים כזה דבר בטבע,
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Alors ça lévite lévite sur un champ magnétique permanent qui la stablise dans tous les sens.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Also das schwebt nur, schwebt auf einem permanenten magnetischen Feld, das es in alle Richtungen stabilisiert.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Deci așa se menține, plutind pe un câmp magnetic permanent, care o stabilizează în toate direcțiile.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Dit zweeft dus gewoon, zweeft op een permanent magnetisch veld, die het stabiliseert in alle richtingen.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.영구적인 자성 구역에 그냥 떠있는 것이라고 할 수 있는데 자기력이 모든 방향에서 위치를 안정시켜 주고 있습니다.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Ona po prostu lewituje, unosi się na stałym polu magnetycznym, które stabilizuje ją w każdym wymiarze.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Simplemente está flotando, flotando en un campo magnético constante, que la estabiliza en todas direcciones.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Và nó đơn giản lơ lửng, lở lửng trên một vùng từ trường cố định, ổn định nó trên mọi hướng.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Λοιπόν, αυτό απλά επιπλέει πάνω σε ένα σταθερό μαγνητικό πεδίο που το σταθεροποιεί σε όλες τις κατευθύνσεις
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Значи, това просто се носи, носи се върху постоянно магнитно поле, което го стабилизира във всички посоки.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.Оно всего лишь плавает в постоянном магнитном поле, которое стабилизирует его во всех направлениях.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.אז זה פשוט מרחף, מרחף מעל שדה מגנטי קבוע, שמייצב אותו בכל הכיוונים.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.لذلك هو يطفوا فقط، يطفو على مجال مغناطيسى دائم، والذى يجعله مستقر فى جميع الإتجاهات.
Dolayısıyla bu sadece süzülüyor, bütün yönleri dengede tutan sürekli bir manyetik alan üzerinde süzülüyor.永久磁場で各方向で バランスが保たれています ただし、こちらに細いつなぎ紐が
Dolayısıyla Gulf Stream'deki manyetik alanları inceliyorlar. Balıklar bu manyetik dalgaları takip ediyor.Така изследвали магнитния поток под Гълфстрийм, който рибите следват.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Cria-se um campo magnético que vai gerar uma força.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Er zal een draaiend magnetisch veld ontstaan.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Es entsteht ein rotierendes Magnetfeld.
Dönen manyetik bir alan oluşur.E si creerà un campo magnetico.
Dönen manyetik bir alan oluşur.돌아가는 전기 판이 있을 것입니다.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Létrejön egy forgó mágneses mező.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Powstaje obracające się pole magnetyczne.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Procesul de rotaţie va genera un câmp magnetic.
Dönen manyetik bir alan oluşur.Se crea un campo magnético rotatorio.
Dönen manyetik bir alan oluşur. Tabii bu hatlar kesilir ve böylece güç üretilir.Ce qui créé un champ magnétique qui va générer une force.
Dönen manyetik bir alan oluşur. Tabii bu hatlar kesilir ve böylece güç üretilir.Der vil være et spundet magnetisk felt.