manti ile cümle
manti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alonzo Church himayesinde çalışmış pek çok mantıkçıdan biridir.アロンゾ・チャーチのもとで学んだ数多くの傑出した論理学者の一人。
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.論理ネットワークのトポロジーは物理配置と同じとは限らない。
QNX'de işlemler arası iletişim mantığı bir işlemden diğerine mesaj gönderip beklemekten oluşur.QNXのプロセス間通信は、プロセスからプロセスにメッセージを送り、応答を待つ。
Mantinea Savaşı (MÖ 362)(en)).^ 『支那事変陸軍作戦(3)』362項。
Sektörlere önem veren bir mantığa dayalı kültür ekonomisinden farklıdır.この経済は、産業部門別の論理に基づいた文化の経済とは異なる。
Bu yaklaşım geleneksel matematikte kullanılan klasik mantıktan farklıdır.このアプローチは排中律を拒否することによって従来の数学に用いられている古典論理から離れる。
Bu şekilde, daha eski sayfalar "bir kez yaz" kuralı ihlal edilmeden mantıksal olarak üzerine yazılabilir.これにより古いページは「ライトワンス」ルールに違反すること無く論理的に上書きされる。
Bu mantıklı değil.これは不合理。
Bu algoritmalar basit bir oylama mantığıyla çalışmaktadır.このアルゴリズムは動的計画法に基づいている。
Mantıksal semboller fonksiyonların sıralı veya paralel yürütülmesini temsil eder.論理記号は、機能の順次または並列実行を表す。
Mantıken bir süre sonra üvendirenin eriminden kurtulmuş olmaları gerekir, ama ne zaman?一定時間身を隠すことで少しずつレベルが下がって行き、最終的には解除される。
Yani Ve kapısının tersi mantığında çalışır.故に、門扉の握り輪を咥えているという。
Aynı zamanda basit aritmetik ve mantık buyruklarını yürütebilirler.これを単純な算術命令や論理命令の実行にも使用することができる。
FOL – birinci-derece mantık.洞察力があり天眼第一。
Bu aygıtlara LUN (Logical Unit Number) dediğimiz mantıksal birim numaraları atanıyor.この番号のことをLUN (Logical Unit Number) という。
William Stanley Jevons (1 Eylül 1835 – 13 Ağustos 1882) İngiliz iktisatçı ve mantıkçıdır.ウィリアム・スタンレー・ジェヴォンズ(William Stanley Jevons、1835年9月1日 - 1882年8月13日)は、イギリスの経済学者・論理学者。
Mantıksız işler yapar.という不合理が生じる。
Sezgici Mantık.)浅羽莢子訳)。
İkincisi ve daha mantıklı olanı ise eski yıkılmış köprüyü tamir ettirdiği yönünde olanıdır.三度目に再建された橋は近代化されつつも以前の橋のスタイルを維持している。
Basit bir mantığa sahiptir.たしかにひとつの理屈である。
Giriş Mantık Sistemleri Modelleme.標準入出力インタフェース。
Nedensiz öldürmeyi ise "mantıksız" bulurlar.当て身投げなので、当然のことながら「相殺」の発生は無い。
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.これに関しての批判はナンセンスだ。
Aynı mantıkla kurulan bir de TV kanalı PBS vardır.等身大のラブソング PVも存在。
Akla ve mantığa dayalıdır.論理も大事だと訴えたい。
Benim dediğim olur." mantığı yürüten kurum ve kuruluşları temsil eder."||" は連結、" ⊕ {\displaystyle \oplus } "は排他的論理和を表す。
Ancak burada Diyalektik mantığa göre Sentez eksiktir.ただし複合語は文法的に名詞なので、当てはまらない。
Ancak Hinkali, mantıya benzer biçimde yoğurt veya başka bir sosla servis edilmez.また稚児(囃し方)は存在しないので鳴り物は青年団か若頭である。
Aslında yukarıda verilen mantıksal bağlaçlar bir tek mantıksal bağlaç yardımıyla tanımlanabilir.関係代数で表現された式は、等価な関係論理の式で表現することができる。
NOR – mantıkta veya-değil.つまり論理的でない。
Ayrıca hayal ile mantık ve felsefe ile kurgu arasındaki ilişkiyi inceledi.想像力と理性、哲学とフィクションなどの対立関係についても扱っている。
1995'te bir kez daha Praying Mantis'e dahi oldu.1995年、CRAZEで再々デビューを果たす。
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.両面のカード5枚によって構築されるのが特徴。
Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir.教員が適切な指導・助言を行う必要がある。
Olayı araştırınca gittikçe alakasızlaşmaya başlamaktadır ama elbette hepsinin mantıklı bir açıklaması vardır.見よう見まねで剣技を身につけるが、基本的にすべての事柄を勘違いしている。
Takım arasında en mantıklı olan odur.チームの中で一番大柄。
Avrupa Anakarası filozofları için dil felsefesi, aynı zamanda mantık, tarih ve siyasetin bir parçasıdır.對歐陸哲學家來說,語言哲學是邏輯、歷史甚至政治的一部分。
Mach'ın Viyana’daki filozoflar ve mantıksal pozitivizm okulu üzerinde doğrudan etkisi vardır.马赫直接地影响了维也纳学派的诸哲学家和逻辑实证主义的一派人。
Örneğin; varsayımlar, mantıksal savunmada terim olarak kullanılabilir.例如,假设可以被用作逻辑争论的前提。
Mantıksal pozitivizmi savunanlar benzer bir bilimsel dil tasarlamışlardır.逻辑实证法学家设想了一种类似的科学语言。
Hatta bu açıdan bakıldığında önleyici olarak birinin komşusuna saldırması mantıklıdır.甚至搶先攻擊自己的鄰居,也是非常合理的。
Bu işlev etkin olduğunda, mantıksal VPN Oturumu birkaç TCP (HTTPS) bağlantısından oluşacaktır.一旦這功能被啟用,邏輯VPN連接將包含多個TCP(HTTPS)連接。
Eğer üsler eşitse mantis (veya katsayı) karşılaştırılır.若已出家者,應驅出。
Tamamlayıcı (mantık), bir önermenin olumsuzu.奉你名而來的,是應當稱頌的。
Bu mantıklı değil.这绝对没道理。
Matematik felsefesi ise dilin ve mantığın tanıtlardaki rolü ve "dil olarak matematik" ile ilgilidir.數學哲學就關注語言和邏輯在數學證明中的角色,和作為語言的數學。
Dedüktif, endüktif veya kayan: Bir tümdengelim model, teoriye dayalı mantıksal bir yapıdır.演绎,归纳与漂移:演绎模型是建立在理论上的一种逻辑结构。
Ancak Hinkali, mantıya benzer biçimde yoğurt veya başka bir sosla servis edilmez.如《华严》,《法华》等,则无显密之分,也可说既显又密。
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.不必唯說五根為性。
Ters mantık uygulanıp "Kim Yahudi değildir?" diye sorulabilir.以色列官員承認:「沒法憑外在判斷誰是猶太人。
Diğer açıdan bu son derece mantıklı bir açıklamadır.当然,这个奥秘有一个符合逻辑的解释。
Mantıken bir süre sonra üvendirenin eriminden kurtulmuş olmaları gerekir, ama ne zaman?,但是真相是沙子缓慢地侵蚀村庄,当到达一定时候时,他们已经准备好离开了。
Arama motorlarının mantığını bilmeniz önemlidir.使用者能自定义搜寻引擎。
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.結構功能論:有內臟出現一定出理一些活動。
Giriş Mantık Sistemleri Modelleme.門禁系統 模式识别
FOL – birinci-derece mantık.迦旃延,論義第一。
Deizm mantığa ve doğaya dayalıdır, vahye değil.道光癸卯舉於鄉,丁未成進士,入詞垣。
Mantıksız işler yapar.勤修習不淨觀。
Sonra mantıki olarak yeni cümlelerin değerlerini araştırırız.以重视新技术,解说通俗见称。
Takım arasında en mantıklı olan odur.看起來是在隊伍中算是比較正常的。