manti ile cümle
manti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bütün bu seçenekler mantığa aykırıdır.É um que desafia toda a lógica.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise sonsuz olmanın mantıken sınırı olmamaktan farklı şeyler olduğudur.De notar que a questão de ser infinito difere da questão de ter fronteiras de descontinuidade.
Hegel'e göre dünya demek mantık demekti.Assim, por exemplo, Hegel postulou que o universo é espírito.
DEĞİL kapıları TTL ve CMOS tümleşik devreleri olarak üretilen temel mantıksal kapılardan biridir.As portas XOR são portas lógicas básicas que são reconhecidas na TTL e nos circuitos integrados CMOS.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.A pessoa considera-se como geralmente superior a outras pessoas.
Şöyle ki, sıralı mantık devrelerinin durum hafızaları varken, kombinasyonel mantık devrelerinin yoktur.Em outras palavras, lógica sequencial tem memória, enquanto que a lógica combinacional não.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Problemas lógicos são os problemas matemáticos resolvidos através do uso de raciocínio lógico.
Genelde mantıklı ve iyi kalpli biri olsa da Cartman tarafından kolayca manipüle edilebilir.Ele é bonito e inteligente, mas, por algum motivo, facilmente manipulado por Nagisa.
Taht kavgasındaki rakibini salıvermesinin ardındaki mantık bilinmemektedir.Não será permitida a entrada de pessoas estranhas no interior do ringue, durante o andamento da luta.
Diğer bir deyişle, sıralı mantık devreleri hafıza elemanı taşıyan kombinasyonel devrelerdir.Ou, em outras palavras, lógica sequencial é a lógica combinatória com memória.
Mantıksal pozitivizmin felsefi tezleri bu iki temel yaklaşım üzerinden geliştirilmektedir.Portanto, o trabalho de fortalecimento técnico resulta destas duas posições de base.
Varsayım sağlam bir mantığa dayanmalıdır.O processo lógico exige uma razão suficiente.
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.Consequência lógica é um conceito fundamental na lógica.
Endless Forms Most Beautiful'un ana teması bilim ve mantıkdır.Endless Forms Most Beautiful seria um tributo igual à ciência e ao poder da razão".
Verilen haberin ve bilginin akıl, mantık, ve bilim doğrultusunda olup olmamasının sorgulanması.Questionar isso é questionar a razão, senso e experiência.
Bu leziz ve çok güzel olan mantı türü tüm Avrupa'da yaygındır.Como uma cidade tão pequena e pacata seria conhecida em todo o mundo?
Surak'ın reformuna göre artık "mantık" hüküm sürecekti.Em "Falling In Love", percebe-se a influência do reggae.
Onun görüşleri tamamiyle pratik yarar sağlayan, mantıklı, güvenilir bilgiler ortaya koyar.Confiam mais em coisas palpáveis, concretas, informações sensoriais.
Yapılabilecek en mantıklı çözüm önbellek kullanımıdır.O tabagismo é o fator de risco mais facilmente evitável.
Ayrıca kadının doğası, mantığı ve ruhuna dair sorularla uğraşmıştır.Também é discutida qual é a natureza de milagres e da alma.
Cevabınız mantıksız.Vossa resposta não tem lógica.
Boole cebri matematiksel mantığın başlangıç noktasıdır ve bilgisayar biliminde önemli uygulamalara sahiptir.Booleaanse algebra is het startpunt van de wiskundige logica en kent toepassingen in de informatica.
Bu mantıklı değil.Het redeneert niet.
Mantıksız işler yapar.Ongeordend te werk gaan.
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.De processor vertaalt dit logisch adres tot een fysiek adres aan de hand van de pagineringstabel.
Ruh hareket etmeye başladı ve bu onun sonsuz mantıksal yaşamının başlangıcı oldu (36e).De Wereldziel begon te draaien en dat was het begin van haar eeuwig en rationeel leven.
Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.Zijn beroep was stoffeerder.
İngilizcede «hayalet peygamberdevesi» (ghost mantis) adıyla bilinir.In het Engels spreekt men van een 'walking ghost' (lopende geest).
Bu alanla mantık ilgilenir.Het wordt beheerd door Logius.
O zaman bunları söylemedim çünkü ortaya koyacak mantıklı bir sebebim olmadığını hissediyordum."Ik vertelde het niemand, want ik wilde niet belachelijk gemaakt worden."
William Stanley Jevons (1 Eylül 1835 – 13 Ağustos 1882) İngiliz iktisatçı ve mantıkçıdır.William Stanley Jevons (1 September 1835 – 13 August 1882) was een Britse econoom en logicus.
Bu tartışma, iki dilin tasarım mantıkları arasındaki farka işaret eder.Dit debat is een illustratie van de verschillen die aan het ontwerp van beide talen ten grondslag lagen.
Öyle ki aklın ve mantığı ilkeleri ve temel kategorileri bile, sonucta izlenimlere dayanır.De Phänomenologie, de Logik en de Grundlinien kunnen naar hun logische structuur op elkaar afgebeeld worden.
Açığa Satış işleminin çalışma mantığı hisselerin düşeceğini öngörmek üzerine kuruludur.De onzekerheid van de verkoopvoorspelling neemt door goede voorspellingen af.
Prolog mantık programlama dili Tümevarımlı Mantık ProgramlamaLogische programmeertaal kan verwijzen naar: Logisch programmeren Inductieve logische programmeertaal
Mantık programlama dilidir.De logica fungeert dan als programmeertaal.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Domme vragen bestaan niet.
Bu yüzden iş mantığının tetiklerin içinde gerçeklenmesi, istenmeyen bir durumdur.De sfeer van het werk is, conform zijn wens, ongekunsteld.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Alle vijf de kleuren zijn niet zonder meer gemakkelijk te onderscheiden op een enkel exemplaar.
Böylece kullanıcı ve kaynaklar arasına bir mantıki katman eklenmiş oluyor.Er wordt als het ware een duidelijke grens getrokken tussen de gebruiker en het systeem.
1912) 1848 - Gottlob Frege, Alman matematikçi, mantıkçı ve filozof (ö.Gottlob Frege (1848-1925), Duits wiskundige, logicus en filosoof.
Mantinea Savaşı (MÖ 362)(en)).Slag bij Lützen (1632).
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Beide keren was zijn voordracht met unanieme stemmen door de senaat bevestigd.
Mantığın reddedilmesini kabul etmiyordu.Ze wilden hun afkomst niet verloochenen.
Not: bu mantık yalnızca küçük kaynaklar için geçerlidir.Deze overbrenging is slechts geschikt voor een gering vermogen.
Mantıksal olarak konuşursak sizin materyalist, benimse idealist olmam beklenir.Het is niet noodzakelijk dat I {\displaystyle I} zelf een priemideaal of zelfs maar een ideaal is.
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Zorg dat je weet waar je naartoe gaat, welke regels er gelden en waar je voor moet opletten in dat gebied.
Basit bir mantığa sahiptir.Hij heeft een verstandelijke beperking.
Yani Tanrı'nın oğlunun ölmesi o kadar saçmadır ki bu mantığa sığmaz, ancak inanca dayanabilir.)(Vertaling: De zoon van God is gestorven; dit is geloofwaardig, omdat het absurd is.
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logica is een systematische methode om betrouwbaar uit te komen op de verkeerde conclusie.
Onun cevabı mantıklıydı.Zijn antwoord was logisch.
Temelde bir ağın topolojik yapısı fiziksel veya mantıksal olarak tasvir edilebilir.Określenie topologia sieci może odnosić się do konstrukcji fizycznej albo logicznej sieci.
Endless Forms Most Beautiful'un ana teması bilim ve mantıkdır.Endless Forms Most Beautiful jest takim hołdem dla nauki i potęgi rozumu”.
Bu mantıklı değil.To jest bez sensu.
23.-32. bölümler arasında Cevahir`in bir mantı dükkanı vardı.W odcinkach 72–322 serial posiadał czołówkę animowaną.
Buna üçgen mantı denir.Wszystko toczy się tzw. trójrytmem.
Davşanların hiçbiri bu sesler dışında mantıklı sesler çıkaramıyor.Żaden znany język naturalny nie traktuje tych dźwięków jak odrębne fonemy.
Çünkü mantık da doğal dillerden türemiştir.Słownictwo przejmowane jest z języka naturalnego.
Olguların mantıksal resmi düşüncedir.Logicznym obrazem faktów jest myśl.
Sayısal elektronik sistemlerin en önemli elemanları, mantıksal (Lojik) kapılardır.Podstawowymi elementami budowy kwantowego komputera są kwantowe bramki logiczne.