Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Pomagają rosnąć drzewom tworzą odpady, które żywią grzybnię.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Pomáhají růst stromům, tvoří živná pole pro podhoubí.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Pomáhajú stromom rásť, lebo produkty rozkladu vyživujú mycélium.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Segítik a fák növekedését, azok pedig a hulladékkal táplálják a micéliumot.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Sie lassen die Bäume wachsen, und bilden Schuttfelder, die Myzele ernähren.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Ze maken boomgroei mogelijk, ze creëren de afvalhopen die het mycelium voeden.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Βοηθούν τα δέντρα να μεγαλώσουν, και δημιουργούν εκτάσεις φερτών υλών (σκύρα) που τροφοδοτούν το μυκήλιο.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Они способствуют росту деревьев, они создают органические остатки, необходимые мицелию.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.Те дават на дърветата възможност да израснат, те създават полетата от наноси, които хранят мицела.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.הם מסייעים לצמיחת העצים, הם יוצרים את שדות השפוכת שמזינים את התפטיר.
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.إنهم ينتجون الأشجار تخلق حقول الأنقاض التي تغذي الميسليوم
Çürüyen mantarlar, ağaçlara hayat verirler; miselyumları besleyen atık alanları oluştururlar.堆積物を形成し それが菌糸体の栄養になるのです そしてこのようにキノコが胞子を出します
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaDas ist glaube ich noch nie zuvor im MoMA passiert.
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımda여기 안아주고 싶은 원자 폭탄 버섯 덕분에
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaЕщё лучше - огромнейший атомный гриб, появившийся в статье
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaאו אפילו יותר טוב, הפטריה החיבוקית האטומית, שהשיגה לי מאמר
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaأوحتى أفضل ، الفطر الذري القابل للعناق -- الذي حصلت عليه من مقالاً
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaこの作品は 米・科学雑誌に掲載されました
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.65 -ben a sorvadás elleni kezeléshez.
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.폐결핵 치료방법으로 처음 기록된 바 있습니다.
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.Kr. som en behandling imod tuberkulose.
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.בשנת 65 לספירה כטיפול נגד שחפת.
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.كعلاج ضد الاستهلاك
Dioscorides tarafından tespit edilmiş bir mantar.生息地は ワシントン州 オレゴン州 北カリフォルニア
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.A felkenés során megsértettük az agar zselét, és pár minta gombával szennyeződött.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Am găurit agarul în timp ce cultivam și am contaminat câteva mostre și fungi.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Chúng tôi làm hỏng miếng thạch khi đang tách và còn làm hỏng một số mẫu và nấm.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Facemmo dei buchi nel nostro agar durante lo striscio e contaminammo alcuni campioni e funghi.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Fizemos furos no agar, durante a marcação e contaminámos parte das amostras e fungos.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Hicimos agujeros en nuestro agar mientras lo hacíamos y contaminamos algunas muestras y hongos.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Kami membuat lubang di dalam agar saat menumbuknya dan mencemari beberapa contoh dan jamur.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.저희는 접종을 하면서 배양액에 구멍을 냈고, 몇몇 시료와 균들을 오염시켰어요.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Podczas pasażowania zrobiłyśmy dziury w agarze i zanieczyściłyśmy kilka próbek i grzybów.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Při nanášení jsme proděravěli náš agar a kontaminovali jsme nějaké vzorky a zplesnivěly.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Pri striekaní sme urobili dierky do našej vzorky agaru a kontaminovali sme niektoré vzorky a huby.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.We prikten gaten in onze agar terwijl we streken en verontreinigden enkele monsters met schimmels.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Wir stießen beim Aufbringen Löcher in unser Agar und verschmutzen einige Proben und Schimmelpilze.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.Ανοίξαμε τρύπες στο αγάρ ενώ σχηματίζαμε ραβδώσεις και ρυπάναμε μερικά δείγματα με μύκητες.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.בזמן הסימון חוררנו את האגר שלנו וזיהמנו כמה דגימות ופטריות.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.أحدثنا ثقوب على الأغرة ريثما نلطخها ولوثنا بعض العينات والفونغي.
Dizerken jelatinimizde delikler açtık ve bazı örnekleri ve mantarları kirlettik.いくつかのサンプルと菌を汚染してしまいました それで 何度も培地に 画線を引き直すはめになりました
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Je voudrais des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue, et du thé Omija.
Dünyanın neresinde yaşıyordur ki? Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Mi-ar placea ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza, si ceai de omija.
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;cueillir des baies, champignons et fleurs
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;plocka vilda bär och blommor samt svamp
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;poimia marjoja, sieniä ja kukkia;
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;Recoger bayas, setas y flores.
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;собирать дикие ягоды, грибы и цветы;
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;جني ثمر العُلَّيق (ما يشبه التوت) والفطر والأزهار.
Dutsu meyve, mantar ve çiçek toplayabilirsiniz;在任何特许区域短暂驻留。只要与民宅保持一定距离,您可随意搭建帐篷并短暂驻留;
Elma mantardan daha iyidir.Äpfel sind besser als Pilze, und Kartoffeln hatten die auch.
Elma mantardan daha iyidir.-Äpplen är bättre än svamp.
Elma mantardan daha iyidir.Jablka jsou lepší než houby.
Elma mantardan daha iyidir. Patatesleri de vardı.Jabłka są lepsze od grzybków Mieli też ziemniaki.
Elma mantardan daha iyidir. Patatesleri de vardı.Le mele sono pių buone dei funghi.
Elma mantardan daha iyidir. Patatesleri de vardı. -Ya yakalanırsak?Las manzanas son mejores que los champiñones. -¿Y si nos pillan?
Elma mantardan daha iyidir.Τα μήλα είναι προτιμότερα.
Enzimler, hidrokarbonları yeniden üretmiş, karbonhidratlara, mantar şekerlerine dönüştürmüştü.Az enzimek a szénhidrogéneket átalakították szénhidrátokká, gombacukorrá.
Enzimler, hidrokarbonları yeniden üretmiş, karbonhidratlara, mantar şekerlerine dönüştürmüştü.Các enzyme đã tái sản xuất hydrocacbon thành cacbonhydrat -- đường của nấm.
Enzimler, hidrokarbonları yeniden üretmiş, karbonhidratlara, mantar şekerlerine dönüştürmüştü.De enzymen herbouwden de koolwaterstoffen tot koolhydraten -- schimmelsuikers.