mantıksal ile cümle

mantıksal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çatışkıların, mantıksal akıl yürütmenin sınırlarına önem vermediği de tartışılabilir.ניתן גם לטעון שאנטינומיות אינן מצביעות על גבולות כוחה של החשיבה ההגיונית.
Olguların mantıksal resmi düşüncedir.מחשבה היא תמונה לוגית של עובדות.
Kültürleme başarılı olursa dilde, değer yargılarında ve mantıksal ritüellerinde yeterlikle sonuçlanır.Ако е успешна, енкултурацията има за резултат компетентност в езика, стойностите и ритуалите на една култура.
Mantıksal yargı, niteliğine göre evetleyici, değilleyici ve sınırlayıcıdır.Дистрибуцията бива допълнителна, ограничена, свободна, контрастна.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Базира се на използването на логически елементи.
RFC 2722 bu terimi "bir çağrı ya da bağlantının mantıksal karşılığı" olarak tanımlamaktadır.RFC822 е погрешно употребен термин, тъй като посланието може да бъде пълно MIME съобщение.
Genel olarak, matematiksel modeller mantıksal modelleri içerebilir.Općenito, matematički modeli mogu uključivati ​​logičkih modela.
Ad hominem, mantıksal bir safsata kabul edilir.Ad hominem rasuđivanje obično se objašnjava kao logička zabluda.
Dedüktif, endüktif veya kayan: Bir tümdengelim model, teoriye dayalı mantıksal bir yapıdır.'Deduktivni, induktivni ili plutajući:' deduktivni model je logička struktura temeljena na teoriji.
RAID, tek bir mantıksal birime çoklu diskleri birleştirir.RAID je tehnologija pohrane podataka koja kombinira višestruke diskovne pogone u logičku jedinicu.
Sayısal elektronik sistemlerin en önemli elemanları, mantıksal (Lojik) kapılardır.Ispravljačke diode su bile osnovni elementi jednih od prvih elektroničkih logičkih vrata (DTL - eng.
Kendi içinde mantıksal bir tutarlılık taşımaktadır.Svoje potreby zakrýva logickými dôvodmi.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Možné sú tieto delenia: funkcionálna rovnica: Oborom definície sú nejaké množiny funkcií.
Bilim mantıksaldır.Žinojimo ir logikos teorijos.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Jam taikant skirtingus logikos dėsnius, gaunamos įvairios išvados.
Bu mantıksal olarak eklenebilir).Jah, see on loogiliselt võimalik.
Mach'ın Viyana’daki filozoflar ve mantıksal pozitivizm okulu üzerinde doğrudan etkisi vardır.Mach mõjutas otseselt Viini ringi filosoofe ja loogilise positivismi koolkonda laiemalt.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Loogiline paratamatus sõltub loogiliste konstantide kasutamise reeglitest.
Bu aygıtlara LUN (Logical Unit Number) dediğimiz mantıksal birim numaraları atanıyor.Igal andmesalvestil antud võrgus on oma unikaalne identifikaator (logical unit number - LUN).
Filozoflar problemleri mantıksal bir şekilde ortaya koyarlar.Filosoofidel tuleks küsimust ratsionaalsemalt uurida.
Her mantıksal değişkenin tek değeri vardır.Läbipaistvaks muuta saab kõiki puuliike.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Kõik nad on lävimõjuga: ohtlik toime avaldub teatud kogusest.
Mantıksal bir safsata olarak kabul edilir.Fakti ainus kriteerium on see, et teda on ratsionaalne aktsepteerida.
Bir ifadeyle başlayıp mantıksal işlemler uyguladık. -E nõs apenas usamos passos lógicos para começar com uma assertiva.. realmente para começar com uma expressão.
Bir ifadeyle başlayıp mantıksal işlemler uyguladık. -우리는 논리적인 과정을 통해 식으로 부터 출발해서
Bir ifadeyle başlayıp mantıksal işlemler uyguladık. -Vi har bare brugt vores logiske sans til at komme frem til vores vores udtryk. .
- Bu mantıksal bir yanılgı.- Das ist ein Trugschluss.
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru. Biz...- Itu logika falus - Benar
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru. Biz....זה הגיון מוטעה- .נכון-
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.- E' un ragionamento falso.
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.Ez téves következtetés.
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.- To je logicky klamný záver.
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.To je logična zmota.
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.- To jest logiczne błędne koło, - Właśnie,
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.- Это логическая ошибка - Хорошо
- Bu mantıksal bir yanılgı. - Doğru.民主主義基金や他の機関を通じて 行う支援については
- Bu mantıksal bir yanılgı.- Es una falacia lógica.
- Bu mantıksal bir yanılgı.Jag förstår. - Det är ett logiskt felslut.
- Bu mantıksal bir yanılgı.- Είναι μια λογική πλάνη.
- Bu mantıksal bir yanılgı.- Това е грешно тълкуване.
"Dünya" objektiftir. Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir."Ο κόσμος" είναι αντικειμενικός, λογικός, παγκόσμιος, τεκμηριωμένος, επιστημονικός.
"Dünya" objektiftir. Mantıksal, evrensel, gerçekçi, ve bilimseldir."Наш мир" - понятие объективное, логическое, универсальное, фактическое, научное.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Ada yang pro dan kontra dalam sebuah permusuhan, perdebatan dialektikal.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Ci sono il sostenitore e l'oppositore delle argomentazioni dialettiche e conflittuali.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Có người đồng minh và đối thủ trong một cuộc tranh cãi đối lập và phương ngôn.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Da gibt es den Befürworter und den Gegenspieler in einem gegnerischen, dialektischen Streitgespräch.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Egy szembenálló vagy dialektikus vitában van, aki mellette van, és van, aki ellene.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Hay alguien a favor y alguien en contra en un debate dialéctico conflictivo.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Il y a le partisan et l'adversaire dans un débat contradictoire, dialectique.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Jest zwolennik i przeciwnik w kontradyktoryjnej, dialektycznej kłótni.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.적대적 또는 변증법적 논쟁에는 지지하는 사람과 반대하는 사람이 있습니다.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Sunt partizanul şi opozantul în cadrul unei dezbateri dialectic contradictorii.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.V konfliktní, dialektické hádce je proponent a oponent.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Υπάρχει αυτός που υποστηρίζει κάτι και αυτός που είναι αντίθετος σε μια διαλεκτική, αντίμαχη συζήτηση.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Діалектична модель , модель сварки, має прихильника і противника.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Есть сторонник предложения и его противник в соперничающем, диалектическом споре.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.Имаме защитник на тезата и опонент в един конфликтен, диалектически спор.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.ישנו התומך והמתנגד בוויכוח המתנצח, הדיאלקטי.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.هناك المؤيد و هناك المعارض في المجادلة التخاصمية الديالكتيكية.
Düşmanca, mantıksal bir tartışmada, taraftar ve karşıt roller vardır.賛成と反対の立場があります 修辞的議論には聴衆がいます

İlgili Sayfalar