mantıksal ile cümle
mantıksal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu açıklamalar geleneksel değil, mantıksaldı.Their approach refused to allow any supernatural actions to govern natural processes.
Çoğulculuk ile dualite mantıksal bir yanılgı olarak kabul edilir.Duality with pluralism is considered a logical fallacy.
Mantıksal atomculuğun ilk ilkesi, Dünya'nın "gerçekleri" içermesidir.The first principle of logical atomism is that the World contains "facts".
Mantıksal kavramlar üzerine çalışmalarWork on logical notions
Mantıksal Sonuç Kavramı (The Concept of Logical Consequence).Grattan-Guinness, Ivor, 2000. The Search for Mathematical Roots 1870-1940. Princeton Uni.
Hayvan deneyleri mantıksal bir çelişkiye dayanır. [1]Animal experimentation rests on a logical contradiction.[11]
Diğer mantıksal çalışmalarOther logical work
Bunların, ampirik gösteri ve mantıksal analiz yoluyla tamamen doğrulanamaz olduğunu düşündü.These he felt were completely unverifiable through empirical demonstration and logical analysis.
Minibüs, 1967'de Fiat 1100T'nin mantıksal halefi olarak tanıtıldı.The van was introduced in 1967 as the logical successor for the Fiat 1100T.
"Ve" ve "veya" mantıksal işlemleri, değişmelidir."And" and "or" are commutative logical operations.
Bilim mantıksaldır.Wissenschaft der Logik.
Bilişim bilimi içerisinde semantik, mantıksal semantiğin uygulamasıdır.Die Semantik in der Informatik ist ein Anwendungsfall der logischen Semantik.
Bu diğer bir mantıksal “VEYA” dır.Es entspricht dem Logischen ODER.
Filozoflar problemleri mantıksal bir şekilde ortaya koyarlar.Philologen stellen sie vor ganz neue Herausforderungen.
Çoklu bağlantılar bir bağlaç & veya mantıksal ayırtım or ile birleştirilir.Die Vergleichsergebnisse werden zeilen- und spaltenweise mit einem logischen ODER verknüpft.
Bu ifadeler, mantıksal sonuçlar çıkarmakta kullanılır.Urteile wiederum aggregieren sich zu logischen Schlüssen.
Bilim mantıksaldır.Science de la logique.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.Ce circuit logique est réalisé à l'aide d'un ensemble de portes logiques.
Ona göre ideoloji ve siyaset, mantıksal düşüncenin olduğu kadar inancın da bir ürünüydü.C'était une religion tout autant qu'une idéologie politique.
Bu biçim sadece “değil”, “ve” ve “veya” mantıksal bağlaçlarını içerir.Notons ∧ le "et" logique, ∨ le "ou" logique et ⊕ le ou exclusif.
Bu türdeki hikâyeler büyükbaba paradoksu gibi mantıksal sorunlar yüzünden oldukça komplikedir.Ce type de situation est appelé paradoxe du grand-père.
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.La topologie d'un réseau correspond à son architecture physique.
“ Path integration” formülü ile mantıksal bağlantısı ilginç.La conexión lógica con la formulación integral de camino es interesante.
Gardner IQ testlerinin sadece sözel ve mantıksal-matematiksel yetenekleri ölçtüğünü savunur.Gardner afirma que los test de inteligencia solo miden la inteligencia lógico-matemática y lingüística.
Her işlev, diğer işlevlerin yürütülmesi ve tamamlanması ile olan mantıksal ilişkisine göre gösterilir.Cada función se muestra con respecto a su relación lógica con la realización de otras funciones.
Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır.El Test de Turing es un método para determinar si una máquina puede pensar.
RAID, tek bir mantıksal birime çoklu diskleri birleştirir.En el nivel más simple, un RAID combina varios discos duros en una sola unidad lógica.
Bilim mantıksaldır.Ciencia de la Lógica.
Üç çeşit soru tipi vardır: cümle düzeltme, mantıksal düşünme, okuma ve anlama.Existen tres tipos de preguntas: corrección de oraciones, razonamiento crítico y comprensión de lectura.
DEĞİL kapısı, girişindeki mantıksal değeri tersine çevirir.Las puertas lógicas basadas en el ruido identifican el valor lógico de la entrada.
Mantıksal empiristlerde "anlan" kavramı önemli bir yer tutar.En algunas lenguas románicas prestigio conserva este significado original.
Bu mantıksal olarak eklenebilir).È possibile mettere in forma logica questa affermazione).
Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır.Il test di Turing è un criterio per determinare se una macchina sia in grado di pensare.
Doğru, matematikte mantıksal bir değer.Matematica e logica in psicologia.
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.L'indirizzo lineare viene quindi trasformato in indirizzo fisico dal meccanismo di paging del processore.
Aslında yukarıda verilen mantıksal bağlaçlar bir tek mantıksal bağlaç yardımıyla tanımlanabilir.I connettivi logici possono essere separati da parentesi tonde.
Merkezî işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahiptir.EX - Execution unit Questa unità riceve gli operandi ed esegue le operazioni aritmetiche e logiche.
Bu sonuç, mantıksal neden ile gerçek nedenin özdeş sayılmasına paraleldir.La stessa conclusione si evince immediatamente dalla tabella di verità della implicazione logica.
Genel olarak dilin bir görünümünü serimlemek ve mantıksal yapıyı anlamak amacındadır.Ed è in questo che si può parlare della nascita della ragione greca e di un pensiero razionale.
Bilim mantıksaldır.Логика науки.
Bunun mantıksal işlevi cihazın ON konumda olduğudur.Существует 10 рангов освоения этой техники.
Mantıksal pozitivist olarak Viyana Çevresi üyesi oldu.Являлся последователем логического позитивизма и членом Венского кружка.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Математическое бытие подчинено логическим законам.
Bu olgudan yararlanılarak çeşitli mantıksal kapılar yaratılmıştır.تم استغلال هذا التأثير لإنشاء بوابات منطقية عديدة.
DEĞİL kapısı, girişindeki mantıksal değeri tersine çevirir.المخرج يقلب الحال المنطقي للمدخل.
Einstein kuantum mekaniğinin fiziksel olarak eksik ve mantıksal olarak yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.أكد آينشتاين أن ميكانيكا الكم غير مكتملة ماديًا وغير مرضية منطقيًا.
Dedüktif, endüktif veya kayan: Bir tümdengelim model, teoriye dayalı mantıksal bir yapıdır.استنتاجي، الاستقرائي، أو العائمة: نموذج استنتاجي هو بنية منطقية واستنادا إلى نظرية.
Bilim mantıksaldır.علم المنطق.
Bu mantıksal kapılar MAYA I and MAYA II adlı bilgisayarların tasarımında kullanılmıştır.استخدمت هذه البوابات المنطقية لإنشاء الحواسيب MAYA I و MAYA II التي يمكنها أن تلعب لعبة إكس-أو إلى حد ما.
İlişkiler, farklı tablolar arasında mantıksal bir bağlantıdır.ج هي مجموعة من الروابط المنطقية.
Temelde bir ağın topolojik yapısı fiziksel veya mantıksal olarak tasvir edilebilir.Essencialmente, é a estrutura topológica da rede, e pode ser descrito física ou logicamente.
Mantıksal pozitivist olarak Viyana Çevresi üyesi oldu.Foi um positivista lógico e membro do Círculo de Viena.
Mach, Carnegie Mellon'un Accent çekirdeğinin mantıksal ardılıdır.Mach é o sucessor lógico de núcleo accent, da Carnegie Mellon.
Aşağıdaki gereklilikleri sağlayan bir mantıksal önermeye bir doğru hipotez h {\displaystyle h} denir.Uma hipótese correta h é uma proposição lógica que satisfaz os seguintes requisitos.
DEĞİL kapıları TTL ve CMOS tümleşik devreleri olarak üretilen temel mantıksal kapılardan biridir.As portas XOR são portas lógicas básicas que são reconhecidas na TTL e nos circuitos integrados CMOS.
Matematiksel belit, mantıksal belitin niceliklere uygulanmasıdır.Problemas lógicos são os problemas matemáticos resolvidos através do uso de raciocínio lógico.
Mantıksal pozitivizmin felsefi tezleri bu iki temel yaklaşım üzerinden geliştirilmektedir.Portanto, o trabalho de fortalecimento técnico resulta destas duas posições de base.
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.De processor vertaalt dit logisch adres tot een fysiek adres aan de hand van de pagineringstabel.
Ruh hareket etmeye başladı ve bu onun sonsuz mantıksal yaşamının başlangıcı oldu (36e).De Wereldziel begon te draaien en dat was het begin van haar eeuwig en rationeel leven.
Mantıksal olarak konuşursak sizin materyalist, benimse idealist olmam beklenir.Het is niet noodzakelijk dat I {\displaystyle I} zelf een priemideaal of zelfs maar een ideaal is.