mantıklı ile cümle

mantıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Deyimlerin mantıklı olması gerekmez.Idioms aren't supposed to make sense.
Tom'un cevabı hiç mantıklı gelmedi.Tom's answer didn't make any sense.
Mantıklı bir kişi olduğumu düşünmek hoşuma gidiyor.I like to think I'm a rational person.
Ben mantıklı bir kişi değilim ve başkası da öyle değil.I'm not a rational person, and neither is anyone else.
Kimse mantıklı değil.No one is rational.
Sana mantıklı geliyor mu?Does it make sense to you?
Esperanto tamamen mantıklı bir dildir.Esperanto is a completely logical language.
Bu herkese mantıklı geliyor mu?Does that make sense to anybody?
Bunların herhangi biri mantıklı geliyor mu?Does any of this make any sense?
Bunlardan herhangi biri mantıklı geliyor mu?Does any of that make any sense?
Bunun yapmak için mantıklı olmayan bir istek olduğunu düşünmüyorum.I don't think this is an unreasonable request to make.
Önemli olan oylarını mantıklı bir şekilde kullanmalarıdır.What is important is that they use their vote judiciously.
Onu yapmaya çalışmak hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense trying to do that.
Onu yapmanın mantıklı olacağını düşünüyor musun?Do you think it would make sense to do that?
Onu şimdi yapmak hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense to do that now.
Onu yapmak mantıklı olur muydu?Would doing that make any sense?
Onu yapmak mantıklı olur mu?Would it make any sense to do that?
Onu yapmak hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense to do that.
O pek mantıklı değildi.That didn't make much sense.
Onu yapman hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense for you to do that.
Onu yapmaya çalışman hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense for you to try to do that.
Tom mantıklıydı.Tom was sensible.
Umarım Tom mantıklıdır.I hope Tom is reasonable.
Tom muhtemelen bunun hakkında mantıklı değil.Tom isn't likely to be sensible about that.
Tom Mary'ye John'un mantıklı olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John was sensible.
Tom Mary'nin mantıklı olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be reasonable.
Tom muhtemelen mantıklı olacaktır.Tom will likely be reasonable.
Tom muhtemelen mantıklı olacak.Tom is likely to be sensible.
Tom çok mantıklı değildi.Tom wasn't very reasonable.
Tom her zaman mantıklıdır.Tom is always reasonable.
Bu çok mantıklı görünmüyor.That doesn't seem to make much sense.
Bunun mantıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think that makes any sense.
Tom mantıklı görünüyordu.Tom seemed to be sensible.
Bu konuşma mantıklı.This conversation is logical.
Sami Kuran'da yazan her şeyin mantıklı olduğunu fark etti.Sami found that everything in the Quran was logical.
Tom oldukça mantıklı bir kişidir.Tom is a pretty logical person.
Sami'nin avukatı jüri üyelerinin zihinlerinde mantıklı şüphe yaratmak istiyordu.Sami's lawyer wanted to create reasonable doubt in the minds of the jurors.
Bunun mantıklı olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think this makes sense?
Söylediklerin bana hiç mantıklı gelmiyor.What you're saying doesn't make any sense to me.
Bunun mantıklı bir istek olduğunu sanmam.I don't think that's a reasonable request.
Bu sana mantıklı geliyor, değil mi?That makes sense to you, doesn't it?
Bu sana mantıklı geldi mi?Did that make sense to you?
Bu sana mantıklı görünüyor mu?Does that seem reasonable to you?
Bu size mantıklı görünüyor mu?Does this seem reasonable to you?
Sami bize mantıklı cevaplar verdi.Sami gave us logical answers.
Sami bize mantıklı yanıtlar verdi.Sami gave us logical answers.
Sami bunun mantıklı olmadığını biliyor.Sami knows this is not logical.
Yeterince mantıklı.That's reasonable enough.
Bu bana mantıklı gelmedi.That doesn't sound logical to me.
Dediği mantıklı.What she says makes sense.
Bunu mantıklı bulmuyorum.I don't find that logical.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.It makes no sense to boycott art.
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Pay attention to what makes sense, be absorbed.
Hatta bu açıdan bakıldığında önleyici olarak birinin komşusuna saldırması mantıklıdır.It is even reasonable to preemptively attack one's neighbour.
Herkes mantıklı olmaya çalışıyordu ancak yine de bir anlaşma ortamı sağlanamadı.Everyone tried to be reasonable, but agreement wasn't attained.
Bireyler daha sonra niçin öyle davrandıkları hakkında mantıklı sonuçlara varacaktır.The individuals then draw logical conclusions about why they behaved as they did.
Bir bilimsel modeli temsil eder ampirik nesneleri, olayları ve fiziksel süreçleri bir mantıklı yolu.A scientific model represents empirical objects, phenomena, and physical processes in a logical way.
Bu mantıklı değil.That doesn't make sense.
Gözetleyici: Urusov Gambiti Mantıklı Mı?.Frege: Logical Excavations.
Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.However, he excelled more in his defending duties.

İlgili Sayfalar