mantıklı ile cümle
mantıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bak, mantıklı olarak düşünemiyorsun!Не делай поспешных выводов!
Baktığınız zaman mantıklı.E anche questo ha un senso.
Baktığınız zaman mantıklı.To ma sens.
Baktığınız zaman mantıklı.И това също има смисъл.
Baktığınız zaman mantıklı.وهذا منطقي ايضاً
Baktığınız zaman mantıklı.この元の式を見れば、
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Đừng bảo tôi không được khóc mà phải dằn lòng, phải nhu mì, phải hợp tình hợp lý,
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.울지마라, 얌전해져라 하지 마세요. 너무 급진적이지 말라, 이성적이어라 하지 마세요.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne govori mi, naj ne jočem, naj se pomirim, naj ne pretiravam, naj bom razumna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne me dis pas de ne pas pleurer, de calmer le jeu, de ne pas être si extrême, d"être raisonnable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Ne mondd nekem, hogy ne sírjak, hogy maradjak nyugton, hogy ne legyek olyan szélsőséges, hogy legyek ésszerű!
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nie mów mi, żebym nie płakała i uspokoiła się. żebym nie popadała w skrajności i była rozsądna.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.No me digas que no llore, que me tranquilice, que no sea extrema, que sea razonable.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Non dirmi di non piangere, di calmarmi, di non essere così estrema, di essere ragionevole.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Nu îmi spune să nu plâng, să mă calmez, să nu fiu atât de extremistă, să fiu raţională.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Vertel mij niet dat ik moet stoppen met wenen, moet kalmeren, niet zo extreem zijn, redelijk te zijn.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не кажіть мені не плакати, заспокоїтися, не бути такою крайньою, бути розсудливою.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.Не ми казвайте да не плача, да се успокоя, да не съм толкова крайна, да съм разумна.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.אל תגיד לי לא לבכות, להרגיע את זה, לא להיות קיצונית כל כך, להיות הגיונית.
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.لا تخبرنى أن لا أبكى , وأن أهدأ من روعي و ألا أسهب فى مشاعري, و أن أكون منطقية
Bana ağlama, sakinleş demeyin, aşırı uçlarda olma, mantıklı ol demeyin.泣くんじゃない" なんて言わせない 私は感情的なイキモノよ!
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Đơn giản, thẳng thắn và dễ hiểu cũng không được kiểm tra rộng rãi.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Egyszerű, világos, nyilvánvaló -- és többnyire ellenőrizetlen.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Einfach, unkompliziert, einleuchtend und großteils ungetestet.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Jednoduché, priamočiare, rozumné, tiež z veľkej časti neotestované.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.단순하고, 직선적이며, 상식적이고 대체로 검증 대상도 아니죠.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Proste, zdroworozsądkowe, ale niepodparte dowodami.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Semplice, diretto, di senso comune, ed in gran parte ancora da testare.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simpel, recht door zee, gezond verstand, en nauwelijks getest.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simple, directo, con sentido común, y sin mucho sustento.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simples, directo, senso comum, e também largamente não testado.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simplu, necomplicat, de bun simț, și de asemenea nu prea testat.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Théorie simple, sans détour, pleine de bon sens, mais aussi très peu testée.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Απλό, ευθύ, κοινή λογική, επίσης σε μεγάλο βαθμό αδοκίμαστο.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, неоспоримо, логично и почти никой не го е тествал досега.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, прямо, практично и мало кем проверено.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, прямо, практично, і мало ким перевірено.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.תאוריה פשוטה, ישירה ומתקבלת על הדעת, אבל גם כזו שכמעט ולא נבחנה.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.بسيطة، مباشرة، ومنطقية، وأيضًا غير مختبرة على نحو كبير.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.わざわざ確認も されていません それで彼らはイスラエルのハイファにある
Başka birinde olması mantıklı mı?Van annak valami értelme, hogy más kezei közül került elő?
Başka birinde olması mantıklı mı?Βγάζει νόημα αν είναι στα χέρια κάποιου άλλου;
Başka birinde olması mantıklı mı?هل هو منطقي ان يكون عند شخص اخر؟
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Dan setelah kamu mengerti intuisi, pertama mungkin akan kelihatan sedikit, mungkin, tidak masuk akal.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -E uma vez que você tem a intuição, a princípio vai parecer bastante, eu não sei, "unintuitive", talvez.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Pero una vez que lo entiendas, dirás, "¡ah! así es" Así que veamos lo que es divergencia.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -Zrozumiecie intuicje, choć na poczatku wyda wam się bardzo, czy ja wiem, nieintuicyjna, może.
Başta çok mantıklı gelmeyebilir, ama anladığınızda tamam, şimdi oldu diyeceksiniz. -ברגע שיש לכם את האינטואיציה, בהתחלה זה ייראה מאוד, לא יודע, אולי לא כל-כך אינטואיטיבי.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Es ist eine vernünftige Annahme, denke ich. Obwohl Sie es ändern kann.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Myslím, že je to rozumný předpoklad. Ačkoli to můžete změnit.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Είναι μία λογική υπόθεση νομίζω. Παρ' ότι μπορείτε να την αλλάξετε.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.それでも、あなたは、それを変える事も出来ます。 あなたは、それを毎年づつ、上げる事が出来ます。
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.진화적인 측면에서 봤을 때, 장기들이 그곳에 밀집되어 있는 이유도 이 때문이 아닌가 생각합니다.
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.Myslím, že proto díky našemu vývoji máme břicho tam, protože je blízko našeho těžiště.
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.Penso che sia un fatto evolutivo perché il nostro intestino sia lì, perché è vicino al nostro centro di massa.
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.Zastanawiam się dlaczego ewolucja umieściła jelita w pobliżu środka masy człowieka?
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.Мисля, че по отношение на еволюцията червата ни са там, защото са близо до центъра на масата.
Bence kütle merkezinin mide civarında olması gelişimsel açıdan gayet mantıklı.אני חושב שמבחינה אבולוציונית, זאת הסיבה שבגללה המעיים שלנו שם, קרובים למרכז המסה.
Bence mantıklı.Eu cred că are sens.
Bence mantıklı.Eu penso que sim.