mantıklı ile cümle

mantıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşamak mantıklı olduğunu açıklıyor, çünkü kimse geleceğin - hatta hayatın ne olacağını - biliyor.Elas explicam que faz todo o sentido vivermos a vida, porque ninguém sabe o futuro e muito menos após a morte.
Dahlmann da Prusya'yı birleşme için en mantıklı temsilci olarak görüyordu.O próprio Dahlmann olhava para a Prússia como o elemento óbvio da unificação.
Mantıklı olan, bağlantılar arasında ayrım yapmaktır.Trata do estabelecimento de relação lógica entre os entes.
Grubun en zeki ve mantıklı olanıdır.É considerado o mais inteligente e racional do grupo.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.A pessoa considera-se como geralmente superior a outras pessoas.
Genelde mantıklı ve iyi kalpli biri olsa da Cartman tarafından kolayca manipüle edilebilir.Ele é bonito e inteligente, mas, por algum motivo, facilmente manipulado por Nagisa.
Onun görüşleri tamamiyle pratik yarar sağlayan, mantıklı, güvenilir bilgiler ortaya koyar.Confiam mais em coisas palpáveis, concretas, informações sensoriais.
Yapılabilecek en mantıklı çözüm önbellek kullanımıdır.O tabagismo é o fator de risco mais facilmente evitável.
Bu mantıklı değil.Het redeneert niet.
Bunu ödevlerden daha mantıklı buluyordu.Zijn beroep was stoffeerder.
O zaman bunları söylemedim çünkü ortaya koyacak mantıklı bir sebebim olmadığını hissediyordum."Ik vertelde het niemand, want ik wilde niet belachelijk gemaakt worden."
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Domme vragen bestaan niet.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Alle vijf de kleuren zijn niet zonder meer gemakkelijk te onderscheiden op een enkel exemplaar.
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Beide keren was zijn voordracht met unanieme stemmen door de senaat bevestigd.
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Zorg dat je weet waar je naartoe gaat, welke regels er gelden en waar je voor moet opletten in dat gebied.
Onun cevabı mantıklıydı.Zijn antwoord was logisch.
Bu mantıklı değil.To jest bez sensu.
Davşanların hiçbiri bu sesler dışında mantıklı sesler çıkaramıyor.Żaden znany język naturalny nie traktuje tych dźwięków jak odrębne fonemy.
Kitap kurdu, mantıklı, saf ve bazen çok dalgın olduğu zamanlar olmuştur.Charakteryzowały się one wymyślnością, wyrazistością i czasem nawet czegoś tam brakowało.
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Dostrzega, jak wielką inteligencją się odznacza i jak intensywne uczucia są jej udziałem.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Nie miał motywów ideologicznych.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Z punktu widzenia logiki, takie działanie było pozbawione sensu.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.У підсумку Ваня зізнається Інзі у коханні і вони проводять останню ніч разом.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Через різні фактори, частота обслуговування п'яти приміських ліній поїздів не однакова.
Onun açıklaması hiç mantıklı değil.Його пояснення взагалі не має сенсу.
Tom'un hipotezi mantıklıdır.Гіпотеза Тома правдоподібна.
En büyükleri olan Julian akıllı ve mantıklı bir oğlandır.Ty, Radku, jsi nejstarší, vím, že jsi rozumný chlapec.
Kıbrıs Seferi sonrasında bir barış antlaşmasının daha mantıklı bir yaklaşım olduğu ileri sürülmektedir.Po příměří následovalo velice komplikované dojednání mírové smlouvy.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.Ten se s Todem spřátelí a celé dny si spolu hrají.
Gücün biraz daha farkında ve daha mantıklı bir durumdadır.Má více temperamentu a je vyrovnanější a o něco tvrdší v povaze.
Bu mantıklı değil.Dává to smysl?
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Zjistěte, co omezení ovlivňuje a jak je možné ho řídit.
Neyin mantıklı olduğuna, neye yoğunlaşıldığına dikkat edin.Fiți atenți la ceea ce are sens, fiți absorbiți.
Grubun en zeki ve mantıklı olanıdır.Ar fi lucrul cel mai înțelept și mai binecuvântat.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Orice acuzație de blat artistic este exclusă.
Bu bile mantıklı değil.Nici măcar acest lucru nu este logic.
Takım arasında en mantıklı olan odur.A csapatban a legértelmesebb.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.De 5 pontos lapokat nem szabad letennie.
Birlikte her zaman akıllı ve mantıklı davranmaya çalişmalarını onlara nasihat eder.Folyton okoskodik és kéretlen tanácsokat ad mindenkinek.
Her iki anlamı da her kaynakta mantıklı bir telaffuz oluşturur.Ez többek között azt jelenti, hogy minden mondatnak világos logikai kijelentésnek kell lennie.
Az konuşan gizemli bir tiptir ancak oldukça akıllı ve mantıklı bir adamdır.Tipikusan az az ember, aki keveset szól, de akkor is bölcset.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Kädestä ei saa poistaa viiden pisteen kortteja.
Burada bulmacanın çözümüne ulaşabilmek için izlenebilecek birkaç mantıklı çözüm yolu var.Päätöstason löytämiseksi on olemassa useita ratkaisutapoja.
Tom seninle dövüşmeyecek kadar mantıklıdır.Tom on sen verran järkevä, ettei hän ala tapella sinun kanssasi.
Bu nedenle bu eleştiri pek mantıklı değildir.Και αυτή όμως η γνώμη δε φαίνεται λογική.
Mantıklı düşüncelere sahip değildir.Βλέπε επίσης Μη μονοτονική λογική.
Birlikte her zaman akıllı ve mantıklı davranmaya çalişmalarını onlara nasihat eder.Όλα αυτά του έδωσαν τη δύναμη να χειρίζεται πάντα τα θέματά του με μαεστρία και άνεση.
Bu, önemli bir güvenlik kaygısı gibi görünse de, aslında mantıklıdır.Αν και αυτό είναι ένα επιχείρημα από τη σιωπή, είναι μια εύλογη υπόθεση.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Fem forskellige tidsepoker kan identificeres.
Herkes mantıklı olmaya çalışıyordu ancak yine de bir anlaşma ortamı sağlanamadı.Alle prøvde å være redelige, men noen enighet ble ikke oppnådd.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Det er det eneste av de fem dokumentene som ikke gjør det.
Bu sonuç oldukça mantıklıdır çünkü eğer i = j ise aynı adımı dikkate alıyoruz demektir.Ini masuk akal, karena jika i = j maka kita mempertimbangkan langkah yang sama.
Bu mantıklı değil.Itu tidaklah masuk akal.
Hava yoluyla gelenler için ise, taksi en mantıklı ulaşım yoludur.Hasilnya, perjalanan lewat udara adalah modus transportasi yang paling penting.
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Namun semangatnya sebagai seniman tidak luntur.
Takım arasında en mantıklı olan odur.Đây chính là thành công nổi trội nhất trong nhóm.
Gözetleyici: Urusov Gambiti Mantıklı Mı?.Bài chi tiết: Có phải logic có tính thực nghiệm?
Sanatın boykot edilmesi mantıklı değil.Khai thác gỗ không hợp lý.
Bu mantıklı değil.これは不合理。
İkincisi ve daha mantıklı olanı ise eski yıkılmış köprüyü tamir ettirdiği yönünde olanıdır.三度目に再建された橋は近代化されつつも以前の橋のスタイルを維持している。

İlgili Sayfalar