mantık ile cümle

mantık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir noktada, bu daha mantıklı. Ancak en azından biz Birleşik Devletler'de hala Fahrenheit kullanıyoruz.Bizonyos ponton ez kicsit logikusabb, de itt az Egyesült Államokban mi Fahrenheit-et használunk.
Bir noktada, bu daha mantıklı. Ancak en azından biz Birleşik Devletler'de hala Fahrenheit kullanıyoruz.Det er umiddelbart mest logisk at gøre, men i USA bruger de altså stadig fahrenheit.
Bir noktada, bu daha mantıklı. Ancak en azından biz Birleşik Devletler'de hala Fahrenheit kullanıyoruz.En cierto nivel, esto tiene bastante sentido pero, en Estados Unidos todavía usan la escala Fahrenheit
Bir noktada, bu daha mantıklı. Ancak en azından biz Birleşik Devletler'de hala Fahrenheit kullanıyoruz.På något sätt är lite mer logiskt vettigt, men här i USA använder vi iallafall fortfarande Fahrenheit.
Bir noktada, bu daha mantıklı.어떻게 보면 섭씨온도가 더 쉽지만
Bir noktada, bu daha mantıklı.Na určité úrovni to dává větší smysl.
Bir noktada, bu daha mantıklı.ان هذا منطقي الى حد ما
Bir olguyla başlayıp mantıklı işlemler sonucunda başka olgular elde etmeyi başarmış. -Ele começou com um fato e usando operações lógicas ele foi capaz de obter outros fatos.
Bir olguyla başlayıp mantıklı işlemler sonucunda başka olgular elde etmeyi başarmış. -그는 논리적으로 식을 전개해서 다른 사실들을 끌어낼 수 있었어요.
Bir olguyla başlayıp mantıklı işlemler sonucunda başka olgular elde etmeyi başarmış. -Той започна с един факт и използвайки логически операции, той беше в състояние да извлече други факти.
Bir sayı doğrusu çizeyim ki kafamız karışmasın. Aynı mantık.Lad os tegne en linje, så vi ikke bliver forvirrede.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Dus dat is gewoon gelijk aan i.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.계수의 정의가 그렇게 나오기 때문에 확실하게 논리가 적용된다 볼 수 있어요.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Opravdu podle definice co znamená vzít exponent, tak to naprosto dává smysl.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Realmente por la definición así que tiene sentido completamente
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Semplicemente per la definizione di ciò che significa elevare ad un esponente, quindi ha perfettamente senso.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Wirklich, das kommt von der Definition einer Potenz, dass ergibt also einen Sinn.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.Zgodnie z definicjš tego co to znaczy potęga. To ma sens.
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.ويمكن ان نستمد الدليل على ذلك من التعريف فيمكن اعتبار ذلك منطقياً
Bir sayının üssünü almaya dair kuralları takip ettiğimiz sürece bu tamamen mantıklı olacaktır.完全に理にかなっています。 2乗では、
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Dal punto di vista di una persona che si prostituisce i politici fanno cose senza senso.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Donc, du point de vue d'un travailleur du sexe, les politiciens n'ont pas de bon sens.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Dus gezien vanuit het standpunt van een prostituee zeggen politici niets zinnigs.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Entonces, desde el punto de vista de una trabajadora sexual, lo que hacen los políticos no tiene sentido.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Jadi, dari sudut pandang seorang pekerja seksual, para politisi tidak melakukan hal yang masuk akal.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.그러니까, 성적 근로자의 입장에선 정치인들이 무슨 일을 하는지 이해를 못합니다.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Så från en sexarbetares synvinkel så är det politikerna som inte verkar vara vettiga.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Takže z pohledu prostitutky politici uvažují nesmyslně.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Tehát egy szexmunkás szerint a politikusoktól nem várható értelem.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Vậy, từ góc nhìn của một gái bán dâm. các chính trị gia chẳng có lý gì cả
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Vom Standpunkt einer Sexarbeiterin ergeben Poltiker also keinen Sinn.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Z punktu widzenia prostytutki politycy działają bez sensu.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Άρα, από την οπτική γωνία μιας επαγγελματίας του σεξ, οι πολιτικοί δεν βγάζουν νόημα.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Така че от гледна точка на секс работника политиците не действат логично.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.То есть, с точки зрения проститутки, политики занимаются ерундой.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.אז, מזוית הראיה של עובדי המין לפוליטיקאים אין היגיון,
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.هذه وجهة نظر بائعة الهوى اذا السياسيون يقومون بخيارات لا عقلانية
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.政治家は意味をなしていない 公衆衛生オタクからすれば
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.우리는 열 탐침 한다발을 심었습니다. 모든게 이해가 되었는데,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Vi mätte temperaturerna och allt verkade stämma-
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.פרסנו כמה גלאי חום. הכל הסתדר,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.فقمنا بتوصيل حرارة في القشرة الأرضية هناك. ووجدنا بالفعل ما توقعناه
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.海稜で熱量が失なわれていることだけが不可解でした どこかに消えていたんです
Bir yığın şey oluyordu. Fakat en mantıklısı kaplıcaların varlığı ile açıklanabilirdi.Dejú sa tam všetky tieto veci, ale jedinou logickou vecou bolo, že sa tam nachádzali horúce pramene.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Abbiamo sviluppato questa abilità perchè questo trova riscontro nell'evoluzione.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Am dezvoltat această abilitate fiindcă are sens din puct de vedere evoluționar.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Azért fejlesztettük ki ezt a képességet, mert értelme volt fejlődésünk szempontjából.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Chúng ta phát triển khả năng này vì nó có ý nghĩa tiến hóa.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Hemos desarrollado esta habilidad porque obedece la lógica evolutiva.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Kita punya kemampuan ini karena sesuai dengan perkembangan evolusi kita.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.이런 방식은 진화적으로 유리했기 때문에 우리는 이 능력을 발달시켰죠.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nós desenvolvemos esta capacidade porque faz sentido evolutivamente.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Nous avons développé cette capacité parce qu'elle a du sens du point de vue de l'évolution.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli jsme si tuto schopnost, protože je evolučně funkční.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Vyvinuli sme schopnosť, lebo to má evolučný zmysel.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.We hebben de eigenschap ontwikkeld omdat het, evolutionair gezien, logisch is.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wir haben diese Fähigkeit entwickelt, weil es im Sinne der Evolution war.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Wykształciliśmy tą umiejętność, ponieważ ma ona ewolucyjny sens.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Αναπτύξαμε αυτή την ικανότητα επειδή έχει νόημα εξελικτικά.
Biz bu duyguyu geliştirdik çünkü bize evrimsel olarak mantıklı geldi.Ние сме развили тази способност, защото тя има еволюционен смисъл.
İlgili Sayfalar