mantık ile cümle

mantık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduРазбирате ли - това са аргументи, това са неща, за които би било легитимно да си загрижен.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduאלה טיעונים, אלה דברים שלגיטימי לדאוג בנוגע אליהם.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduهذه الحجج التي نضعها... قد يبدو من المنطقي الالتفات إليها...
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduしごく真っ当なテーマなのです この問題提起は そんなに危険ですか?
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.A színpad elveszett finom színész, sőt a tudomány elveszett akut reasoner, amikor vált szakember bűnözés.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.Näyttämö menetti hieno näyttelijä, jopa tieteen menetti akuutin reasoner, kun hän tuli erikoistunut rikos.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.Oder izgubil globo igralec, celo znanost izgubil akutno reasoner, ko je je postal specialist za kriminal.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.과학 급성 reasoner을 잃었에도 때 무대는, 좋은 배우를 잃었 범죄의 전문가가되었다.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.השלב איבדה שחקן מצוין, גם המדע איבד היגיון חריפה, כאשר הוא הפך מומחה פשע.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.خسر لاعبا المرحلة الدقيقة ، وحتى العلوم فقدت حادة المفكر ، عندما أصبح متخصص في الجريمة.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.犯罪の専門家となった。 我々はベイカー街を去ったときには6時十五分であり、それはまだテンにしたかった
Bilim ise, en mantıklı görünen yolu takip ediyor. Gözlem yoluyla tanımlara varıyor.Y la ciencia define por observación porque parece ser la aproximación más lógica.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Ça n'est pas consciemment égoïste, mais, pour un biologiste, c'est la logique.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Es ist nicht bewusst eigennützig, aber für einen Biologen ist das die Logik.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Het is geen bewust eigenbelang, maar voor een bioloog is dat de achterliggende logica.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.의식적으로 이기적이지는 않지만, 생물학자에게는 그것이 타당한 논리가 됩니다.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nem tudatosan öncélú, de a biológus számára ez a magyarázat.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Není to vědomě sobecké, ale biologicky to tak funguje.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nie jest ono świadomie służące samo sobie, ale dla biologa, tak właśnie wygląda ten tok rozumowania.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.No es un egoísmo consciente, pero para un biólogo esa es la lógica.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Non è consapevole di farlo per sè, ma per i biologi questo va bene.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nu opereaza constient din interes propriu, dar pentru un biolog, asta e motivatia.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.То не е съзнателно самообслужващо се, но за един биолог това е логиката.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Это не есть сознательный интерес, но для биолога логика именно в этом.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.זה לא אנוכי באופן מודע, אבל לביולוג, זאת הלוגיקה.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.وإنها ليست إدارك المصالح الذاتية ، ولكنها علمياً و منطقياً
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.だから友人や仲間に対しては 簡単に思いやりをかけることができます
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Du ved, en slags fornuftsprincipper.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Es decir, los principios básicos.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Genul raționamentului după primul principiu.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.I primi ragionamenti.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Rodzaj podstawowego rozsądku.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Sabem, o tipo de raciocínio dos primeiros princípios.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Tudod, afféle alapelvekből való következtetés.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Víte, ten typ primárních úvah.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Vous savez, un genre de principes premiers du raisonnement.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Ξέρεις, η λογική πίσω από τις θεμελιώδεις αρχές.
Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Нали знаеш, този вид разсъждаване на базата на основни принципи.
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?2人のお兄さんと弟たちに見えませんか? いいえ 彼らはみんな奴隷でした
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Am văzut ceea ce părea o familie de pescari pe o barcă, doi frați mai mari și niște mezini. Are sens, nu?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Kar sem videla, je izgledalo kot družina, ki ribari, dva starejša brata, nekaj mlajših otrok, logično, ne?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?얼핏 보기에 온 가족이 함께 배에서 낚시를 하는 것 같았어요. 두 형제와 어린 동생들.. 그렇게 보이죠?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Tôi thấy cảnh giống như 1 gia đình đang đánh cá trên thuyền, 2 anh trai, vài đứa nhỏ hơn, có vẻ hợp lí nhỉ?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Wydało mi się, że zobaczyłam rodzinę łowiącą na łodzi, 2 starszych braci i jakieś dzieciaki...
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?Видях семеен риболов с лодка, двама по-големи братя, няколко по-малки братя, това има смисъл, нали?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?ראיתי מה שנראה כמו משפחה שעוסקת בדיג מתוך סירה, שני אחים גדולים, כמה ילדים, סביר, לא?
Bir aile teknede balık tutuyormuş gibi gördüm iki büyük kardeş, birkaç küçük kardeş, mantıklı değil mi?رأيت ما يبدو أنها عائلة تصيد السمك على متن قارب، أخوين كبيرين وبعض الأطفال الصغار، يبدو منطقياً أليس كذلك؟
Biraz olabilir. Bu çok mantıksız.Có thể là chút xíu thôi.
Biraz olabilir. Bu çok mantıksız.Quizás un poco
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!A fúria de um animal irracional; mulher indecente em um homem aparente!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Az indokolatlan düh egy vadállat, illetlen nő a látszólagos ember!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Den orimligt raseri ett vilddjur, opassande kvinna i en skenbar man!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Den urimelige raseri af et udyr, Usømmelige kvinde i en tilsyneladende mand!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!De onredelijke woede van een beest, ongepaste vrouw in een schijnbare man!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Die unvernünftige Wut eines Tieres; ungehörig Frau in einem scheinbaren Mann!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Furie excesivă de o bestie, indecent femeie la un barbat aparent!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Giận dữ bất hợp lý của một con thú, người phụ nữ trong một người đàn ông dường như không hợp lể
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Kemarahan yang tidak masuk akal binatang; wanita pantas pada seorang pria yang tampak!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!짐승의 불합리한 분노, 보이는 사람에보기 흉한 여자!
Bir canavarın mantıksız öfkesini, görünüşteki bir adam yakışmayan bir kadın!Kohtuutonta raivoa peto; sopimattomasti nainen näennäisestä mies!
İlgili Sayfalar