Ana içeriğe geç
Sözlük

maneviyat ile cümle

maneviyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Rahip insanların maneviyatını geliştirmek için çalıştı.The priest tried to improve the people's morals.
Bu iç-lik, bu içsellik, bu Tanrısal maneviyat nasıl çalışıyor?How does this in-ness, this innerness, this interiority of God work?
Maneviyatınızla çok yakın temas kurmanın yolunu arayarakBy seeking intimate connection with your inwardness.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.By seeking the inwardness which is in all things.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.I'm, as you can guess, not a materialist, I'm an immaterialist.
Adem evladı. Ey maneviyata inanan insanoğlu dinle!O mankind who believe in spirituality, listen!
Lakin maneviyata inanç kalmadı. Besmele'ye inanç kalmadı.But there is no faith in the spirituality anymore, no faith in the Bismillah.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .It will redefine your sense of spirituality and faith.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!No, that's wrong... savages are more spiritual than we!
Nasıl bir filozofi ve maneviyat!Such wisdom and spirituality.
Daha fazla kazanarak bunu elde edebilirsiniz. Daha çok maneviyata yönelerek yapabilirsiniz.You can get it by making more money or being more spiritual.
Galeri: Bukovina: Romanya’nın maneviyat merkeziPhoto Gallery: Bukovina: Romania's center of spirituality
Kral, "Yarının dünyası maneviyat, inanç ve hafıza olmadan var olamaz."Tomorrow's world cannot exist without morale, faith and memory.
Çeroki halkına göre, Maneviyat günlük yaşamın dokusuna işlemişti.To the Cherokee, Spirituality was woven into the fabric of everyday life.
Akan maneviyatının takipçileri, evreni yaratan yüce bir tanrıya inanırlar.Followers of Akan spirituality believe in a supreme god who created the universe.
Maneviyat hakkında 10 kitap yayınladı.He published 10 books about spirituality.
Maneviyatla ilgili on kitap yayınladı.He published ten books related to spirituality.
Maneviyat, hayatının geri kalanında yaratıcılığın ana kaynağı olmaya devam edecekti.The spiritual would continue to be the main source of creativity throughout the rest of her life.
Doğası gereği teokratik olan maneviyat.Theocratic in nature, spirituality played a huge role in their everyday lives.
Maneviyatın ve aydınlanmanın gelişimini önemsiyordu.She cared about the development of spirituality and enlightenment.
Budist keşiş ve rahibelerin yaşamları genellikle Hıristiyan topluluklarınkinden daha sofudur (maneviyatlıdır).Das buddhistische Mönchs- und Nonnenleben ist oft asketischer als das in christlichen Orden.
O zaman yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur.Wenn es keine Geschichte gibt, die erzählt werden will, versagen Kunst und Handwerk.
Ayrıca bunlardan düşman saflarını yarmak ve maneviyatlarını bozmak için faydalandırdı.Також вони можуть посилати прокляття на поля та худобу своїх ворогів.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Hindistan'ın maneviyatında dünya tarihi dört devrevi çağa ayrılmıştır.Trženje v privatnem sektorju je v svoji zgodovini šlo skozi štiri faze.
Bu arada Mesnevî'nin maneviyatı üzerine yoğunlaşmıştır.Samal ajal hakkas ta huvi tundma ikoonimaali vastu.
Adem evladı. Ey maneviyata inanan insanoğlu dinle!أيها البشر الذين يؤمنون بالروحانية ، إسمعوا !
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problém s ľpením na pravidlách a pohnútkach, je v tom, že demoralizujú profesionálnu činnosť.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problém spoléhání na pravidla a pobídky demoralizuje profesionální činnort.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problem z poleganiem na zasadach i zachętach polega na tym, że demoralizuje aktywność zawodową.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Dar problema cu bazarea pe reguli și stimulente este că demoralizează activitatea profesională.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Het probleem met het vertrouwen op regels en stimulansen is dat ze professionele activiteit demoraliseren.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.하지만 규정과 장려책에만 의존하는 것의 문제는 전문적인 직업 활동을 하는 데에
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ma il problema quando ci si affida alle regole ed agli incentivi è che demoralizzano l'attività professionale.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Mas o problema de confiar em regras e incentivos é que elas desmoralizam a atividade profissional.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Nhưng vấn đề khi phụ thuộc vào luật lệ và phần thưởng là nó sẽ phá hoại đạo đức của hoạt động nghề nghiệp.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Pero el problema en depender de reglas e incentivos es que éstos desmoralizan la actividad profesional.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Но проблемът с разчитането на правилата и поощренията е, че те деморализират професионалната активност.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.יש צורך בתמריצים. אנשים צריכים להתפרנס. אבל הבעיה בהסתמכות
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.ولكن المشكلة .. بالاعتماد على القوانين والحوافز فان هذا
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.頼ることで生じる問題は 職業意識にもとづく行為を 挫くことです
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Come potete immaginare, non sono né un materialista né un immaterialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Én, ahogy kitalálhatták, nem vagyok materialista, immaterialista vagyok.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Eu, așa cum ați putut ghici, nu sunt un materialist, sunt un non-materialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Eu, como podem adivinhar, não sou um materialista, sou um imaterialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Ich bin, wie Sie ahnen können, kein Materialist, ich bin ein Immaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Ik ben, zoals jullie kunnen raden, geen materialist, ik ben een immaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Jak asi tušíte, nejsem ani materialista, ani nematerialista.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Kot lahko uganete, nisem materialist, ampak imaterialist.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Nie jestem, jak możecie się domyślić, materialistą, jestem immaterialistą.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Tôi, như mọi người có thể đoán được tôi không theo chủ nghĩa vật chất tôi theo chủ nghĩa phi vật chất
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Είμαι, όπως μπορείτε να μαντέψετε, όχι ένας υλιστής, αλλά ένας αϋλιστής.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Аз, както може да се досетите, не съм материалист - аз съм нематериалист.
Ben, tahmin edeceğiniz gibi, materyalist değilim. Maneviyatçıyım.Я, как вы можете предположить, не являюсь материалистом, я имматериалист.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Átfogalmazza elképzelésüket lélekről és hitről.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Den kommer att omdefiniera hur du känner inför andlighet och tro.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Den vil omdefinere din sans for spiritualitet og tro.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Es wird Ihren Sinn für Spirituelles und den Glauben neu bestimmen.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Het zal je kijk op spiritualiteit en geloof veranderen.
Bu hislerinizi yeniden belirleyecek maneviyatı ve inancınızı .Il va redéfinir vos notions de spiritualité et de foi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod