Ana içeriğe geç
Sözlük

mana ile cümle

mana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Al ManamahCity in BangladeshالمنامةCity name (optional, probably does not need a translation)
Al ManamahCity in BangladeshマナマCity in Bangladesh
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ale však někteří z Asser, Manasses a Zabulon, poníživše se, přišli do Jeruzaléma.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Ali vsaj nekateri Aserjevi, Manasejevi in Zebulonovi so se ponižali in prišli v Jeruzalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Avšak niektorí mužovia z Asera, z Manassesa a zo Zabulona ponížili sa a prišli do Jeruzalema.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Cependant quelques hommes d`Aser, de Manassé et de Zabulon s`humilièrent et vinrent à Jérusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy , cũng có mấy người trong A-se , Ma-na-se , và Sa-bu-lôn chịu hạ_mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem .
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dầu vậy, cũng có mấy người trong A-se, Ma-na-se, và Sa-bu-lôn chịu hạ mình xuống và đến Giê-ru-sa-lem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Det var bare nogen få i Aser og Manasse og Sebulon som ydmyket sig og kom til Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Doch etliche von Asser und Manasse und Sebulon demütigten sich und kamen gen Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dock funnos några i Aser, Manasse och Sebulon, som ödmjukade sig och kommo till Jerusalem.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Dog var der nogle i Aser, Manasse og Zebulon, der ydmygede sig og kom til Jerusalem;
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Însă cîţiva oameni din Aşer, din Manase şi Zabulon, s'au smerit şi au venit la Ierusalim.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.I rozkazał Ezechyjasz, aby sprawiono szpichlerze przy domu Pańskim. I sprawiono je.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.그러나 아셀과 므낫세와 스불론 중에서 몇사람이 스스로 겸비하여 예루살렘에 이르렀고
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Kuitenkin Asserista, Manassesta ja Sebulonista muutamat nöyrtyivät ja tulivat Jerusalemiin.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Mindazáltal némelyek az Áser, Manasse és a Zebulon nemzetségébõl megalázák magokat, és eljövének Jeruzsálembe.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solamente algunos hombres de Aser, de Manasés y de Zabulón se humillaron y fueron a Jerusalén
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Solo alcuni di Aser, di Manàsse e di Zàbulon si umiliarono e vennero a Gerusalemme
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Tapi, ada juga orang-orang dari suku Asyer, Manasye, dan Zebulon yang mau datang ke Yerusalem
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Todavia alguns de Aser, e de Manassés, e de Zebulom, se humilharam e vieram a Jerusalém.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Τινες ομως εκ του Ασηρ και Μανασση και Ζαβουλων υπεκλιναν και ηλθον εις Ιερουσαλημ.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Някои обаче от Асира, Манасия и Завулона се смириха и дойдоха в Ерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.Однако некоторые из колена Асирова, Манассиина и Завулонова смирились и пришли в Иерусалим.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.אך אנשים מאשר ומנשה ומזבלון נכנעו ויבאו לירושלם׃
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.الا ان قوم من اشير ومنسّى وزبولون تواضعوا وأتوا الى اورشليم.
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然 而 亞 設 、 瑪 拿 西 、 西 布 倫 中 、 也 有 人 自 卑 、 來 到 耶 路 撒 冷
Ama Aşer, Manaşşe ve Zevulun halkından bazıları alçakgönüllü bir tutum takınarak Yeruşalime gitti.然而 亞設 、 瑪拿西 、 西 布 倫中 、 也 有 人 自卑 、 來到 耶路撒冷
Ama bir mana ifadece etmiyor.Da, dar nu înseamnă nimic.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Ja, ampak to ne pomeni ničesar.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Ja, maar het betekent niets.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Jo, ale to nic neznamená.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Sí, pero eso no significa nada.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Yeah, nhưng nó không có nghĩa là bất cứ điều gì.
Ama bir mana ifadece etmiyor.Ναι, αλλά δεν σημαίνει τίποτα.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Aber die gute Nachricht ist, dass der globale Dschihad, so wie ihn bin Laden definiert hat, fast vorbei ist.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Ale dobrá zpráva je, že globální džihád, jak ho definoval bin Ládin, je téměř u konce.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Jednak dobra wiadomość to taka, że globalny dżihad jest prawie zakończony, jak to określił bin Laden.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Maar het goede nieuws is dat de wereldwijde jihad, zoals bin Laden die definieerde, bijna voorbij is.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Ma la buona notizia è che siamo quasi alla fine della Jihad globale, per come bin Laden l'ha definita.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Men de goda nyheterna är att den globala jihaden är nästan över, som bin Laden definierade ordet.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Tin tốt là cuộc thánh chiến toàn cầu gần như đã kết thúc, giống như bin Laden kẻ đã định nghĩa nó.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Vestea cea bună e că jihadul global, cum l-a definit bin Laden, aproape că s-a încheiat.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Αλλά τα καλά νέα είναι πως αυτή η παγκόσμια τζιχάντ, όπως την όρισε ο μπιν Λάντεν, έχει σχεδόν τελειώσει.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Но добрата новина е, че глобалният джихад почти свърши, както бин Ладен го дефинира.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Но хорошая новость в том, что глобальный джихад, в определении бен Ладена, почти окончен.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Aber sie hatte die letzten sieben Jahre in einem Kloster verbracht.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Ale ona žila posledních sedm let tady v klášteře.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.A ona żyje w powołaniu od siedmiu lat.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Dar acolo locuise într-o mănăstire vreme de şapte ani.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.De ehelyett ő itt élt már hét éve a zárdában.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.하지만 그 스님은 지난 칠 년 동안 승원에서 살고 있었습니다.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Maar zij had de afgelopen 7 jaar in een klooster gewoond.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Mais là elle vivait dans un couvent depuis sept ans.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Ma lei aveva vissuto in monastero negli ultimi sette anni.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Nhưng cô ấy đã sống trong một nữ tu viện 7 năm.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Pero había vivido en un convento por los últimos siete años.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Αλλά ζούσε εδώ στο μοναστήρι τα τελευταία επτά χρόνια.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Но она прожила в женском монастыре последние семь лет.
Ama o son yedi senedir burada bir rahibe manastirinda yasiyordu.Но тук тя живееше в женски манастир от седем години.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod