Ana içeriğe geç
Sözlük

mana ile cümle

mana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.Po II wojnie światowej klasztor ponownie został zlikwidowany.
Fakat birden Donati'nin bütün mirasını bir manastıra bıraktığı haberi yayılır.Zmarły Buoso Donati cały swój ogromny majątek zapisał bowiem mnichom.
Bu komplodan haberdar olan II. İoannis annesini ve kızkardeşini manastırlara rahibe olarak kapattırdı.Pod jej wpływem Roman II zamknął matkę i siostry w klasztorze.
Manastır 1923 yılında terkedilmiştir.Pomnik ten został zlikwidowany w 1923 r.
Aralarında çok manalı bir konuşma geçer.Dochodzi między nimi do niemiłej rozmowy.
Manay aslında 1950'li yıllarda kurutulan gölün adıdır.Nazwę Jezioro Nidzkie ustalono urzędowo w 1950 r.
Beş yıl içinde manastırda mütevelli olarak görev yaptı ve aynı zamanda bir çiftlikte çalıştı.Pięć lat później został wyświęcony na kapłana, pracował nadal w tej samej parafii.
Geç 11. yüzyılda, manastıra döndüştürülmüş ve "Yeni Manastır" (Yunanca: Νέα Μονή) olarak tanınmıştır.W XI wieku przypałacowy kościół zamieniono na klasztor, określany jako "Nowy klasztor" (Νέα Μονή).
Selvo bir manastıra keşiş olarak gönderildi.Enio został przyjęto do klasztoru jako posłusznik.
Kadınlar Manastırı (Beguinage).Manastir (bułg.
Manastır Ortaçağ'da Ermenistan'ın en önemli dinî merkezlerinin biriydi.Był jednym z najważniejszych klasztorów Aragonii w średniowieczu.
"Pep handed Manager of the Mon. award" (İngilizce).Coyle picks up managerial award (ang.).
Manatigiller, filler ve kangurular polifiyodont olduklarından diğer memelilerden farklıdır.Manatowate, kangury oraz słonie są jedynymi ssakami, u których występuje polifiodontyzm.
Her yıl bu tören Londra'daki Westminster Manastırı'nda yapılır.Spotkania odbywają się prawie w każdy miesiąc, w miejscowości Westminster.
Şartröz manastırlarında keşişlerin başında bir başrahip bulunmaz.W Mytkach nie rezyduję obecnie żaden duchowny.
Peki Manav, Mansi'yi tekrar geri alabilecek mi?Karol Wasiek: Asseco sięgnie znów po Zyskowskiego?
İskender Bey 21 Nisan 1451 günü Ortodoks Ardenitsa Manastırında Donika Kastrioti ile evlenir.21 kwietnia 1451 poślubiła Skanderbega w klasztorze prawosławnym w Ardenicy.
St. Augustine Manastırı, Canterbury, Kent, İngiltere'de yer alan bir Benedikt manastırıdır.Opactwo św. Augustyna w Canterbury – dawny klasztor benedyktynów w Canterbury, w Anglii.
Vardamana "El(mana) koruyucu(varda) dikiş eldiveni".Na rowek nawisa fałda powiekowa (łac. plica palebrae).
Macaheli bölgesinde, eski tarihlerde inşa edilmiş çok sayıda Gürcü kilisesi ve manastırı vardı.W Aughagower zachowały się kapliczki i pomniki z wcześniejszych lat.
Kelimelere gelen ekler anlaşıldığında berrak bir mana çıkarılır.Gdy ktoś zrozumie formy, słowa mogą być zapomniane.
Rab, Yaratıcı manalarına gelir.Jest zaliczany do bóstw stworzycieli.
Nil Manastırı - 1910.Pałac z 1910 r.
Zeyd, bunlara “Beni terk ettiler,” manâsına gelen “Ve kad rafadûnî” dedi.Dał im twierdzę, z której pustoszyli Judeę i Celesyrię.
Women Model Management katılmıştır.Koncepcja zintegrowanego zarządzania.
1539'da manastırlar lağvedilmiştir ve malikane hakkı bir özel aile eline geçmiştir.W 1539 wszystkie pozostałe w Anglii klasztory zostały rozwiązane, a ich mienie przejęła Korona.
Bu manastırların en tanınmışı Burgondiya'daki Cluny Manastırı'ydı.Klasztor ten jest największym prywatnym klasztorem w Bhutanie.
1860'ta imzalanan Managua Antlaşması ile bölgede, Nikaragua'ya himayesinde bir yönetim kuruldu.W 1860 na mocy traktatu z Managui administrację nad Wybrzeżem Moskitów przejęła Nikaragua.
Rahipler 30 Eylül 1124te manastırın kilisesinin inşaasını bitirdi.Zakonnicy objęli klasztor w dniu 11 czerwca 1294 roku.
Bu vergilerin bazıları kiliseler ve manastırlara yüklenmişti.Opłatki wypiekano przy klasztorach oraz kościołach.
Daha sonraki hayatını rahibe manastırında geçirmiştir.Resztę życia chce spędzić w klasztorze sióstr pokutnic.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.W klasztorze mieszka około 30 mnichów.
Bir yıl sonra ise Manastır Darülmualliminliği'ne (öğretmen okulu) müdür olarak atandı.Rok później przeniesiony na stanowisko prefekta biura ds. ekonomicznych Kongregacji Rozkrzewiania Wiary.
Düşük hızlarda etkili değildirler bu yüzden aracı tam manası ile durdurmazlar.Tak samo jest z prędkością minimalną, poniżej której system nie zadziała.
Kutsandıktan sonra ve annesinin tavsiyesi üzerine, kardeşinin zaten bir keşiş olduğu manastıra girdi.Jego siostra wstąpiła do klasztoru, brat został białym duchownym.
Bu kaynağa ait su manastırın ünlü birasının yapımında kullanılmaktadır.To właśnie z tego utworu pochodzi słynny zwrot Konia!
Bu karakterler Çincede berbat köle manasına gelmiş ve aşağılama amacıyla kullanılmıştır.Danny jest chińskim sierotą, zamienionym w niewolnika.
Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı.W budynkach klasztornych miały zamieszkać mniszki.
Bölgesindeki en büyük Ortodoks manastırıdır.Jest to najstarszy klasztor tej prowincji.
1788' de yenileme manastırda yenileme çalışmaları yapılmıştır.W 1778 roku przeprowadzono gruntowny remont klasztoru.
Bazı kaynaklarda bu sebepten orman halkı manasında Uranhay adlandırılması yakıştırılmıştır.Z wymienionych względów uważanych za owada bardzo pożytecznego w leśnictwie.
Birkaç binadan oluşan Tbeti Manastırı’ndan günümüze sadece harap haldeki kilise kalmıştır.W istniejącym nadal, dwukondygnacyjnym budynku klasztornym do dziś mieści się więzienie.
Kısa bir süre sonra tekrar manastıra döndü.Wrócił potem jeszcze na chwilę do duchowieństwa.
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir.Partia startowała pod hasłem „Człowiek jest najważniejszy”.
Maruz kaldıkları koşullar tanımlanmazsa karşılaştırma yapmak manasız olur.Gdy nie można ustalić przyczyny wystąpienia porażenia, traktuje się je jako idiopatyczne.
Wordpress bir CMS (Content Management System / İçerik Yönetim Sistemi)'dir.Bricolage (cms) - system zarządzania treścią.
Aya Nikola Manastırı içeridenNależy do dorzecza Nilu.
520 km uzundur ve en büyük yanderesi Manapiare ırmağıdır.150 km, co czyni go największym księżycem nieregularnym Urana.
Diğer Moskova manastırlarından farklı olarak, 17. yüzyıldan beri neredeyse sağlam kaldı.Till skillnad från andra kloster i Moskva, har det i stort sett varit helt intakt sedan 1600-talet.
Hakkında başka bilgi olmayan manastırın ima edildiğine göre İngiltere’de bir temsilcisi vardı.Det annars okända klostret hade, antyddes det, en representant i England.
Peter the Iberian, Beytüllahim'in yakınlarında bir Gürcistan manastırı buldu.Peter av Iberien grundar ett georgiskt kloster nära Betlehem.
12. yüzyılda şehir refaha kavuştu, kiliseler, manastırlar ve evler inşa edildi.Under 1100-talet utvecklades staden, kyrkor, kloster och hus byggdes.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Stefan Nemanja, medeltida Serbiens grundare, grundade klostret år 1190.
Erişim tarihi: 17 Şubat 2009. ^ "Manager Profile – Alex McLeish".Senast uppdaterad: 15 november 2013 ^ ”Manager Profile – Alex McLeish”.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.Divša kloster förklarades som ett Monument av särskild kulturell betydelse under 1990.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Under sin exil ägnade han stor del av sin tid åt sitt måleri.
Bahreyn Dünya Ticaret Merkezi, Bahreyn'in başkenti Manama'da bulunan bir ikiz gökdelendir.Bahrain World Trade Center är en byggnad i Bahrains huvudstad, Manama.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Hon tillbringade resten av livet i kloster.
Peygamber efendimizin, mânası da, kelimeleri de kendisinden olan sözlerine hadis denir.Nu skulle Herrens ord höras och förstås.
Manami'nin süper güçleri, ışınlanma ve telekinesis'i barındırır.Ninas superkrafter är teleportering och telekinesi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod