Ve ayrıca iki mahalle bakkalı birde seyyar manavı vardır.Também é notável que as duas janelas-balcão existentes possuem guarda-corpos com balaustradas Barrocas.
"Past managers" (İngilizce).«Diribitores» (em inglês).
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Os parentes de Zautzes foram exilados ou confinados em mosteiros, e o poderoso clã desintegrado.
Gesamtkunstwerk, bütünlüklü sanat eseri manasına gelir.Toda forma de arte pressupõe sua materialização em obras de arte.
Maydan (Майдан) — Eylemlerin yapıldığı Meydan manasındadır.Als beloning voor wat zij plachten te doen.
Ocak 2008'de Elite'i bıraktı ve NEXT Model Management anlaştı.In januari 2008 verliet ze Elite Model en tekende ze bij NEXT Model Management.
Manastır bundan sonra boş bırakıldı.Sindsdien staat het klooster leeg.
Manası da şudur: MENE; Allah senin krallığını saydı ve onu sona erdirdi.De koning werd gezalfd door God, en was uitsluitend aan God verantwoording schuldig.
Manastır orijinal olarak "Mağara Manastırı" anlamına gelen Ayrivank (Այրիվանք) olarak adlandırılmıştır.Het klooster werd oorspronkelijk Ayrivank (Այրիվանք) genoemd, wat "het klooster van de grot" betekent.
1252 yılında bir yangında manastır tamamen yok oldu.Rond 1252 werd het klooster vernield door een brand.
Bu başarının ardından firmasının adını 19 Management olarak değiştirdi.Na het succes daarvan, besloot hij dat zijn managementbedrijf 19 Entertainment zou gaan heten.
Saint-Remi Manastırı, Fransa'nın Reims kentinde bulunan, altıncı yüzyılda kurulmuş olan bir manastırdır.Het klooster van Saint-Remi is een klooster in Reims, Frankrijk, gesticht in de 6e eeuw.
Elisabeth ona ya sürgüne gitmesini ya da bir manastıra girmesini tavsiye ettiğini bildirir ve oradan ayrılır.Elisabeth vertelt haar dat ze in het klooster moet treden of in ballingschap moet gaan en vertrekt.
Mana olarak; yakınlaştırma, yakına getirme olarak anlamına gelir.Hij is nauw verwant aan de hertmuis, waarvan hij moeilijk te onderscheiden is.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Ze brachten er een tijd samen door in gebed; regelmatig werd een periode van vasten ingelast.
1442 yılında tacı bırakıp bir manastıra kapanarak emekli olmuştur.In 1442 abdiceerde hij en trok zich terug in een klooster.
İmparatoriçe Konstantina ve üç kızı rahibe yapılıp manastırlara gönderildiler.Keizerin Constantina en haar drie dochters werden gespaard en naar een klooster gestuurd.
"TTT" kısaltması 'Tram and Trolley Trust' manasına gelir."TTT" betekent Tram en Trolleybus Trust.
Daha sonra bir süre MIT Sloan School of Management'da, son olarak 1984'te Goldman Sachs'da çalışmıştır.Later stapte hij over naar de MIT Sloan School of Management en vervolgens in 1984 naar Goldman Sachs.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Stefan Nemanja stichtte het klooster in 1190.
Ahiret komşusu olmak manasına gelmektedir.Zo werd het een eigen buurtschap.
Bu tanrı İrlanda deniz tanrısı Manannan'la ilişkilendirilmektedir.Deze godheid werd geassocieerd met de Ierse zeegod Manánnan Mac Lir.
Kari Pazar ise Kur’an okuyanların toplantı yeri manasına gelir.Onderhoudt dan den sabbat, dewijl hij ulieden heilig is!
Manat Azerbaycan'da kullanılan para birimidir.De manat is de munteenheid van Azerbeidzjan.
15 Şubat - İtalya Cephesi’nde Monte Cassino Manastırı’na yönelik Müttefik bombardımanı başladı.Op 15 februari werd het klooster van Monte Cassino door een geallieerd bombardement verwoest.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Het geheel bestaat uit een kerk en een klooster.
Fakat artık manastırdan ayrılıp çalışmak zorundadır.Uiteindelijk besluit ze het klooster te verlaten.
Elisabeth bunun hiçbir kotu manası olmadığını söyler.Williams argumenteerde dat dit betekenisloze onzin was.
Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır.Harry Haller voelt een dualisme in zichzelf.
O resmin bir manası yoktur.Het standbeeld heeft geen specifieke betekenis.
Manatiler 60 yaşına varabilir.Deze lamantijn kan 60 jaar oud worden.
Ailen elimizde manasında.Je ouders hebben je nodig.
Manastır Sancağı beş kazaya ayrılmaktaydı.In Reiderland hebben vijf kloosters gestaan.
Kentteki ilk manastır 1250'de inşa edildi.Het betreffende klooster werd in 1250 gesticht.
Ayrıca manastır biraları ticari amaçlar doğrultusunda da üretilebilir.Deze chatbots kunnen ook voor commerciële doeleinden worden ingezet.
Zaten, kabul edebileceğim tek mahkeme kendimdir ve bir başkasının hükmü benim için manasızdır..Ik hoop dat u één ding voor mij hebt en dat is respect voor mijn beslissing.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.In het klooster verblijven 150 monniken.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.In het klooster woonden ongeveer 100 monniken.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.In het gebied vestigden zich diverse kloosters.
Kız da ertesi gün kendini manastırın kulesine asar.De volgende dag gaat ze in haar eentje naar de vuurtoren.
Kelime manası "Ruh" demektir.Het woord betekent 'ziel' of 'geest'.
Risale fi İhtilafil Manazır.Yes-R Shit is Gruwelijk Ft.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Dit klooster behoorde tot de orde der dominicanessen.
Vardamana "El(mana) koruyucu(varda) dikiş eldiveni".Ik(hij?) gun(t) een vlam (zwaard) aan de uitverkorenen'.
Finlandiya Savaşı'nın ardından 1812'de manastır Finlandiya Grandüklüğü'nün bir parçası haline geldi.In 1812 werd de stad een onderdeel van het Grootvorstendom Finland.
Manastır 1676 yılında tamamen yanmış ve yerine yeni bir manastır inşa edilmiştir.In 1662 werd het klooster uitgebreid en een nieuwe kapel werd gebouwd.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Manastır tekrar restore edildi.Kort voor het uitbreken van de Tweede Wereldoorlog werd het klooster opnieuw in beslag genomen.
Kilise ve manastırlar inşa etti.Kerk en klooster werden gesloopt.
İsminin manası "Kali'nin hizmetçisi" demektir.Letterlijk betekent de titel: "zie de dienstmaagd des heren".
1972 - Nikaragua'nın Başkenti Managua'da 6.5 büyüklüğünde deprem.1972 - Aardbevingen maken een ruïne van de Nicaraguaanse hoofdstad Managua.
Behtlapete yakınında bir manastır kurdu.Dichterbij lag een klooster.
1142 yılında ise Hohenholte Manastırı'nın 4 km. çevresi Havixbeck beldesi olarak kuruluyor.1097 - na 1142) die het klooster Hohenholte te Havixbeck in 1142 stichtte.
Manastır 1920 yılına kadar kullanılmıştır.Het klooster bleef operatief tot 1920.
Macaheli bölgesinde, eski tarihlerde inşa edilmiş çok sayıda Gürcü kilisesi ve manastırı vardı.In Hasselt zijn vele tientallen oude en monumentale bouwwerken bewaard gebleven.
Kitsune japoncada tilki manasına gelir.In Japan bestaat de kitsune, een vos.
Sindarin’deki adı, “Yetenekli İnsan” manasına gelen, Curunír’dir.De naam betekent "op de meeden" en verwijst naar hoger (op) gelegen weilanden (meeden; zie made).
Civar köylerdeki Rumlar ibadet için bu manastırları kullanırlardı.Monniken uit de omgeving gebruikten het klooster nog om hun diensten te houden.
Sonra Manastır'a gitti.Zij brachten hem naar het klooster.
İsminin manası ''Cömert kadın'' demektir.De betekenis van dit woord is "deugdzame vrouw".
Kelime anlamı olarak ise "bir davet yapmak" manasına gelir.Deze betekenis is tegenwoordig nog te herkennen in de zin 'een diner aanrichten'.