man ile cümle

man kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Favori moda mankenin kim?Who's your favorite fashion model?
Manga " One Piece " Malezya çok popüler.The "One Piece" manga is very popular in Malaysia
Avusturya'nın tepelik manzaraları Bay Bogart'a Müziğin Sesini hatırlattı.Austria's hilly landscapes reminded Mr. Bogart of The Sound of Music.
Ben de mangal yapmak istiyorum.I also want to have a barbecue.
Mantıksız olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm being unreasonable?
Sizce mantıksız davranıyor muyum?Do you think I'm being unreasonable?
Bir manken olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming a model.
Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?Why do some people consider it morally wrong to eat meat?
Manuela'nın elbiseleri çok şık.Manuela's dresses are very elegant.
Manuela'nın kıyafetleri çok şık.Manuela's clothes are very stylish.
Ben furigana ile kolay okunan bir manga arıyorum.I'm looking for an easy-to-read manga with furigana.
Belge, Manuela'ya tüm güçleri verir.The document grants full powers to Manuela.
Belge, Manuela'ya tüm yetkileri verir.The document grants full powers to Manuela.
Onda mantık nerede?Where is the logic in that?
Mandarin dili iyi konuşamıyorum.I cannot speak Mandarin well.
Tom idam mangası tarafından vuruldu.Tom was shot by a firing squad.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom'un mandolin çalmayı öğrenmesi pek olası değil.It's unlikely that Tom will ever learn to play the mandolin.
Bana pek mantıklı gelmiyor fakat Tom koleje gitmemeye karar verdi.It doesn't make much sense to me, but Tom has decided not to go to college.
Tom Mary'nin teklifinin mantıksız olduğunu düşündü.Tom thought Mary's offer was unreasonable.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Mary birkaç ay manastırda yaşadı.Mary lived in a convent for a few months.
Mango yemek istiyorum.I want to eat a mango.
Bu oldukça mantıklı geliyor.That makes perfect sense to me.
Bu dağdaki manzara çok güzel.The scenery at this mountain is very beautiful.
Sana mâni olmuyorum, değil mi?Am I in your way?
Bu mantıklı mıdır?Does this make any sense?
Bu mantıklı mı?Does this make sense?
Bu cümle mantıklı mıdır?Does this sentence make sense?
Tom'un söylediği mantıklı mıdır?Does what Tom said make sense?
İnsan mantıklı bir hayvandır.Man is a rational animal.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom Mary'ye manevi destek verdi.Tom gave Mary moral support.
Tom bir manyak gibi araba sürer.Tom drives like a maniac.
Tom bunun mantıklı olduğunu sanmıyor.Tom doesn't think this makes any sense.
Tom eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge.
İlerlemek ve faturayı hemen ödemek sanırım mantıklı olur.I suppose it makes sense to go ahead and pay the bill right now.
Kaç tane mango istiyorsun?How many mangoes do you want?
Manzara şaşırtıcı.The view is amazing.
Bu güzel bir manzara, değil mi?This is a pretty view, isn't it?
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.Tom needs a change of scenery.
Tom çok mantıklı bir kişidir.Tom is a very sensible person.
Bu fikir mantıklı değil.This idea is not rational.
Birçok antibiyotik mantardan geliyor.Many antibiotics come from fungi.
O konuda herhangi bir mantıklı açıklama var mı?Do you have any reasonable explanation about it?
Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.This is the first time I've climbed this mountain. The sight is really awesome.
Burada biri Mandarin konuşabiliyor mu?Can anyone here speak Mandarin?
O bir Çince türünü konuşabilir ama Mandarin konuşamaz.She can speak a type of Chinese, but she can't speak Mandarin.
O Çince konuşabilir ama Mandalina konuşamaz.She can speak Chinese, but she can't speak Mandarin.
Tom Mary'nin yazdığı şeyin mantıklı olmadığını düşündü.Tom thought that what Mary wrote didn't make any sense.
Firarda bir katil manyak var!There's a homicidal maniac on the loose!
Mandarin herhangi başka dilden daha fazla kişi tarafından konuşulur.Mandarin is spoken by more people than any other language.
Mantıklı bir kişi seninle öyle konuşmazdı.A sensible person wouldn't speak to you like that.
"Shiitake" bir tür mantardır.A "shiitake" is a kind of mushroom.
"Şitaki" bir çeşit mantardır.A "shiitake" is a kind of mushroom.
Bir "shiitake" bir mantar türüdür.A "shiitake" is a type of mushroom.
Mantıksal Dil "Lojban" muhtemelen zor, değil mi?The logical language Lojban is probably difficult, isn't it?
Bu ağaçlardan dolayı manzarayı göremiyoruz.We can't see the view because of these trees.
Onun söylemeye çalıştığı şey bir bakıma oldukça mantıklı.What he's trying to say is quite sensible in a way.
O mantıklı görünüyor.That sounds sensible.

İlgili Sayfalar