Ana içeriğe geç
Sözlük

manş ile cümle

manş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Wiele napisano o ogromnym postępie w traktowaniu osób homoseksualnych.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Έχουν γραφτεί πολλά για την τεράστια πρόοδο που έχουμε κάνει για την αντιμετώπιση των ομοφυλόφιλων ατόμων.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Колись приділяли багато уваги величезному прогресу, якого ми досягли у лікуванні гомосексуалістів.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Очень многое написано о том, какого невероятного прогресса мы добились в улучшении отношения к геям.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.נשפכה המון דיו על ההתקדמות שהשגנו
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.كان هناك الكثير من الكتابات فيما يتعلق بالتقدم الذي أحرزناه
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.多くの言説が公になっています
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Am lansat o pagină pe Twitter ironizând studiul şi a apărut pe prima pagină în lumea întreagă.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Elindítottunk egy hashtaget a Twitteren, kigúnyolva a tamulmányt és a nemzetközi szalagcímeket.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Stworzyliśmy hashtag na Twitterze szydzący z badania, który trafił na czołówki gazet na świecie.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Vi startade en hashtagg på Twitter för att förlöjliga studien, och det fick rubriker över hela världen.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Започнахме тема в Туитър, в която се подигравахме на проучването и това бързо се разпространи по света.
Twitter'da araştırmayla alay eden bir etiket başlattık. Dünya çapında manşet haber oldu.Мы запустили в Твиттере хештег, высмеивающий это исследование, и он попал в заголовки по всему миру.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.확실해요 제 고향 신문에 제가 1면을 장식했어요
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.6年間配達した地元の新聞に 私の顔が載ったのよ
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.A bola som si istá.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.A jsem si tím jistá.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Byłam pewna wygranej. Artykuł o mnie był na pierwszej stronie lokalnej gazety, którą dostarczałam przez 6 lat.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.En ik weet het zeker.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.És biztos vagyok benne.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.E sono proprio sicura di farcela, sai.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Et j'en suis sûre, vous savez.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Och jag är säker på det, ni vet.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Sunt sigură de asta.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Und ich war mir ganz sicher.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Và tôi chắc chắn, bạn biết đó.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Y estoy segura de esto.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.Και είμαι σίγουρη για αυτό.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.И съм сигурна в това, знаете ли.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.И я уверена в этом, знаешь.
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.ואני בטוחה בהצלחה שלי. הגעתי לשער העיתון של עיר הולדתי
Ve bundan eminim, bilirsiniz. yaşadığım yerin gazetesinde manşettim.وكنت واثقة جدا من قدرتي على الفوز بالمسابقتين فانا قد تصدرت صحيفة الحي التي
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerA skutočne, médiá milujú titulky ako:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerDe hecho a la prensa popular le encantan los titulares como:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerE, de facto, a imprensa popular adora manchetes como:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerE in realtà, alla stampa popolare piacciono titoli come:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerÉs valóban, a tömegsajtó imádja az olyan szalagcímeket, mint:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerEt en effet, la presse populaire adore les gros titres du genre
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerInderdaad, de populaire pers houdt van koppen als
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severler실제로, 언론은 이 같은 제목을 좋아하죠,
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerMedia lubują się w krzykliwych nagłówkach typu:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerPopulární tisk vskutku miluje titulky jako
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerȘi bineînțeles, presa adoră titluri ca
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerUnd tatsächlich, die Boulevardpresse liebt Schlagzeilen wie
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerVà thật sự, báo chí rất thích những tiêu đề như
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerΌντως, στον τύπο αρέσουν πρωτοσέλιδα όπως,
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerИ действительно, СМИ любят заголовки вроде:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerИ наистина популярната преса обича заглавия като
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerУ популярних газетах люблять такі заголовки
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerואכן העיתונות אוהבת כותרות כמו:
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severlerو بالتأكيد الإعلام الشعبي يحب عنواين كتلك،
Ve gerçekten de basında şu tür manşetleri severler「配線の間違いで拒食症に」とか
Ve her zamanki gibi, Fransa'dan nükleer güç almak zorunda kaldılar. 2 GW elektrik Manş Tüneli'nden geliyor.Và thông thường, họ đã mua điện hạt nhân từ Pháp 2 GW chuyển qua Chunnel
Ve her zamanki gibi, Fransa'dan nükleer güç almak zorunda kaldılar. 2 GW elektrik Manş Tüneli'nden geliyor.И, как всегда, пришлось покупать у Франции ядерную энергию: два гигаватта проходит через пролив Ла-Манш.
Ve o eski gazetecilik lafı, "Kanıyorsa manşettir," çok doğru.Ce vieux journal qui disait : " Si ça saigne, tout baigne " est très vrai.
Ve o eski gazetecilik lafı, "Kanıyorsa manşettir," çok doğru.Iar vechiul proverb din ziar care spunea: "dacă sângerează, conduce", este foarte adevărat.
Verdiğin her yanıt... ...gazete manşetlerine oturacak.Minden egyes válaszod feljegyzik és az újságok címlapjára fog kerülni.
Verdiğin her yanıt... ...gazete manşetlerine oturacak.Κάθε απάντηση που θα δίνεις, θα εξετάζεται λεπτομερώς και θα γίνεται πρωτοσέλιδο.
Verdiğin her yanıt... ...gazete manşetlerine oturacak.اي جواب تعطين سيكون مهما
Wen Wei Po gazetesinde manşetteydik.이 건물이 "웬웨이포" 신문 1면에 등장하기도 했는데,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod