Ana içeriğe geç
Sözlük

manş ile cümle

manş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Nöro-zırvalığı her yerde manşetlerde görmekteyiz.رأينا مشروب نيورو فلابدودل كثيرا في الاخبار
Nöro-zırvalığı her yerde manşetlerde görmekteyiz.「でたらめ神経科学」を見て来たわけですが
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Acest titlu în special a ajuns la mine de la o firmă de cercetare de marketing.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Ce titre particulier m'a été transmis par une société d'études de marché.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Diese spezielle Schlagzeile habe ich von einem Marktforschungsunternehmen.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Ese título en particular me llegó de una firma de investigación de mercado.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Esta notícia chegou-me de uma empresa de pesquisa de mercado.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Ez a szokatlan főcím egy piackutató cégtől került hozzám.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Juist die kop heb ik gekregen van een bedrijf voor marktonderzoek.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.이 특정한 제목은 시장 조사 회사에서 나온 것입니다.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Questo specifico titolo mi arriva da un'azienda di ricerche di mercato.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Ten mám od firmy, která provádí průzkum trhu.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Ten nagłówek dostałam od firmy zajmującej się badaniami rynkowymi.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Tôi tìm được tít báo này từ một tập đoàn nghiên cứu thị trường.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Αυτός ο συγκεκριμένος τίτλος μου ήρθε απο μία εταιρία που κάνει έρευνες αγοράς.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Конкретно это утверждение я почерпнула в фирме, занимающейся исследованиями рынка.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Това заглавие идва от една компания за пазарни проучвания.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.Це твердження я отримала від фірми, яка досліджує ринок.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.כותרת מסוימת זו הגיעה אלי מחברה לסקר שווקים.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.هذا الخبر بالتحديد جاء من مركز أبحاث معني بالسوق.
Son manşet bir kamuoyu araştırma şirketinden geliyor.住んでいる近所に将来家を買おうとしていた
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.A podívejte se na poslední titulek: mladé ženy vydělávají víc než mladí muži.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.A teraz spójrzmy na ostatni nagłówek: młode kobiety zarabiają więcej niż młodzi mężczyźni.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.E guardate l'ultimo titolo: le giovani donne guadagnano di più dei giovani uomini.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.En kijk eens naar die laatste kop: jonge vrouwen verdienen beter dan jonge mannen.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Et regardez ce dernier titre : les jeunes femmes gagnent plus que les jeunes hommes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.그리고 마지막 제목을 보세요. 젊은 여성들이 젊은 남성들보다 소득이 더 많습니다.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Nézzék csak ezt az utolsó főcímet: a fiatal nők többet keresnek, mint a fiatal férfiak.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Şi uitaţi-vă la acel ultim titlu: femeile tinere câştigă mai mult decât bărbaţii tineri.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Und sehen Sie die letzte Schlagzeile: Junge Frauen verdienen mehr als junge Männer.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Và nhìn vào tít báo cuối cùng: phụ nữ trẻ đang kiếm nhiều tiền hơn đàn ông trẻ.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Vejam aquela última notícia. Raparigas ganham mais do que rapazes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Y miren el último titular: las jóvenes ganan más que los jóvenes.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Και κοιτάξτε αυτόν τον τελευταίο τίτλο: οι νέες γυναίκες κερδίζουν περισσότερα απο τους νέους άνδρες.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.А тепер подивіться на останній заголовок: молоді жінки заробляють більше, ніж їх ровесники-чоловіки.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.Вижте това последно заглавие: младите жени печелят повече от младите мъже.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.И теперь посмотрите на последний заголовок: молодые девушки зарабатывают больше, чем их сверстники-мужчины.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.וראו את הכותרת האחרונה הזו: נשים צעירות מרוויחות יותר מגברים צעירים.
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.وأنظروا إلى هذا العنوان الأخير : الشابات تربحن أكثر من الشباب .
Son manşete bir bakın: genç kadınlar, genç erkeklerden daha çok kazanıyor.若い女性が同年代の男性より稼いでいる この見出しは市場調査会社からもたらされたもので、
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.Divná láska zachraňuje Zemi" z "Economist".
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.전세계적으로 수많은 언론 보도가 있었다.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.Strangelove megmenti a Földet" a The Economist-ból.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.Strangelove Menyelamatkan Bumi," dari the Economist.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.Strangelove redt de aarde", schreef 'The Economist'.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.Strangelove salvează Pământul" din The Economist.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı."Tiến sỹ Strangelove bảo vệ trái đất," từ nhà kinh tế.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.שהגיעו עד כדי "דר. סטריינג'לאב מציל את כדור הארץ", ב"אקונומיסט".
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.تذهب جميعا إلى "د/ سترانجلوف ينقذ الأرض" من مجلة الإكونوميست.
Strangelove Dünyayı Kurtaruyor" manşetini attı.それで私は考えました この件について時々取り組んできましたが
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Đã có rất nhiều bài báo nói về sự tiến bộ to lớn mà chúng ta đã đạt được về cách đối xử với người đồng tính.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.동성애자들에 대한 대우가 얼마나 크게 발전했는지는
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Le fait que notre attitude ait changé fait les gros titres chaque jour.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Maar men treft geen schuld.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Mindennap szólnak róla a címlapok, hogy megváltozott a hozzáállásunk.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.O facto de que a nossa atitude mudou está nas manchetes diárias.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Schimbarea noastră de atitudine se vede în titlurile presei, în fiecare zi.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Se han destinado ríos de tinta a describir el avance enorme conseguido en el trato a los homosexuales.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Sono stati versati fiumi di inchiostro sugli enormi progressi che abbiamo fatto nel trattamento dei gay.
Tavrımızın değişmesinin sebebi artık her gün manşetlerde olduğu gerçeği.Veľa atramentu bolo minutého pre enormný pokrok, ktorý sme urobili pri zaobchádzaní s homosexualitou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod