Ana içeriğe geç
Sözlük

malzemelerin ile cümle

malzemelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Lütfen sekreterden ofis malzemelerini, depo odasına stok etmesini isteyin.Please ask the secretary to stock the office supplies in the storage room.
Yeni malzemelerin geliştirilmesi ile uğraşmaktadır.He is engaged in developing new materials.
Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.A crane raises heavy construction materials.
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.We had to lessen the impact of the erratic supplies.
Malzemelerini New York'ta almak zorunda kaldılar.They had to buy their supplies in New York.
Bu malzemelerin fiyatı hızla arttı.The price of these supplies quickly increased.
Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.Canadian officials weighed the supplies of each man.
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know if he has enough money to buy school supplies.
Malzemelerinizi toplayın.Pack your gear.
Tom malzemelerini topladı ve gitti.Tom gathered his stuff and left.
Tom yaşlı bayana malzemelerini arabasına taşımak için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help the old lady carry her groceries out to her car.
Tom sanat malzemelerine üç yüz doların üzerinde harcadı.Tom spent over three hundred dollars on art supplies.
Malzemelerin ne olduğunu bize söyleyebilir misin?Can you tell us what the ingredients are?
Malzemelerinizi nerede istersiniz?Where would you like your supplies?
İyi malzemeleriniz yoksa, iyi yemek yapamazsınız.If you don't have good ingredients, you can't make good food.
Kendi malzemelerinizi getirin.Bring your own supplies.
Malzemelerin geri kalanını ekleyin.Add the rest of the ingredients.
Tom Mary'nin bakkaliye malzemelerini nereden aldığını bilmiyordu.Tom didn't know where Mary bought her groceries.
Son ürünün değeri kullanılan malzemelerin on katı.The end product is worth ten times as much as the materials used.
Bu, bu yeni malzemelerin acil ticari kullanım için bir yol oluşturur."This creates a path to the immediate commercial utilisation of these new materials."
Cane veya pancar şekeri, yoğurt malzemelerinin % 15-17'sini sağlar.Cane or beet sugar provides 15–17% of the yogurt's ingredients.
Yine de bu malzemelerin cam ve porselen kadar uzun süreli ömürleri yoktur.However, these materials do not yet have the long-term proven service life of glass and porcelain.
Bina 2002'de büyük bir sel sonucunda zarar gördü ve arşiv malzemelerinin çoğu tahrip oldu.The building was damaged by a large flood in 2002, and most of the archive materials were destroyed.
Melamin formaldehit plastik laminat ve kaplama malzemelerinde kullanılır.Melamine formaldehyde is used in plastic laminate and overlay materials.
Bazı bakteriler ayrıca genetik malzemelerini hücreler arasında aktarabilirler.Some bacteria also transfer genetic material between cells.
Hooke’un malzemelerinin, ölçümü başarılı bir şekilde yapabilmesi için çok özensiz olduğu biliniyor.It is now known that Hooke's equipment was far too imprecise to allow the measurement to succeed.
İnşaat malzemelerinin büyük bir bölümü Fransa'dan getirildi.Most of the building materials were imported from France.
Doğal hallerle oluşturulabilen malzemelerin geçirgenliği pozitif bir değere sahiptir.The permeability of naturally occurring materials is a positive value.
Köpekbalığı yüzgeçleri doku sağlarken tadı diğer çorba malzemelerinden gelmektedir.The shark fins provide texture, while the taste comes from the other soup ingredients.
Gelenksel malzemelerin (metal ve seramik gibi) çoğu mikroyapıdadır.Most of the traditional materials (such as metals and ceramics) are microstructured.
Varılan ateşkes anlaşması ile ülkeye insani yardım malzemelerinin ulaşması sağlanmıştır.The ceasefire was intended to allow the delivery of humanitarian aid to the country.
Son zamanlarda ahşap kullanımı, çelik ve bronz malzemelerin yapımına eklenmesiyle değiştirildi.Recent use of wood has been enhanced by the addition of steel and bronze into construction.
Aynı zamanda bu yüzeylere kumaş, ahşap ve diğer malzemelerin yapıştırılmasında da kullanılabilir.It can also be used for bonding fabrics, wood, and other materials to these surfaces.
"En nitelikli ve mevsimsel" malzemelerin kullanımıyla ilgili bir şiir yazdı.He wrote a poem that spoke of using "top quality and seasonal" ingredients.
Şişeleme, içecek malzemelerini karıştırıp, tenekeleri ve şişeleri içeceğe dolduran bir şirkettir.A bottler is a company which mixes drink ingredients and fills up cans and bottles with the drink.
Yarıiletkenler bu tür malzemelerin tipik bir örneğidir.Semiconductors are a traditional example of these types of materials.
Kampa tüm güzellik malzemelerini getirir.The inn retains all its charm.
İkmal, eksik malzemelerin tamamlanması, temini.I lacked that essential ingredient, confidence.
Mitch, o kampa saldırarak malzemelerini çalmak ister ancak Pete bunu kabul etmez.Mitch wants to raid the camp and take their supplies, while Pete opts to find supplies elsewhere.
Akış: Süreçteki verilerin veya malzemelerin hareketi.Flow: Movement of data or material in the process.
Gerekli malzemelerin temini için girişimde bulunur.Campaign for Access to Essential Medicines.
Taşıdığınız malzemelerin ağırlığı nedir.What's the weight of the equipment you're carrying?
Zaten o çoktan malzemelerin siparişini vermişti bile.He had already ordered materials based on my go-ahead.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.So, I'm interested in the use of metabolic materials for the practice of architecture.
Bu malzemelerin, mimari uygulamada çeşitli şekil ve fonksiyonlarının olması beklenebilir.They can expect to have a lot of forms and functions within the practice of architecture.
Şimdi malzemelerini say bakalım.And what are they made of?
Hayır, malzemelerini soruyorum.No, I mean ingredients.
Mutfak malzemelerinden oluşuyor hepsi.These words are common kitchen ingredients.
Markete gidip kendi malzemelerini kendi seçip aldı.He's gone to the market to go personally pick and choose his own ingredients.
Merhaba, makyaj malzemelerini bizde unutmuşsun.It's also ok not to cry.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.By the '70s, forward-thinking people began to recognize the value of local ingredients.
Sıra dışı malzemeler ve sıradan malzemelerin sıra dışı kullanımlarına da ilgi duyuyorum.I'm also interested in working with unusual materials and common materials in unusual ways.
Üreticilere malzemelerinin içinde neler olduğunu sormaya başladık.We started asking manufacturers what were in their materials.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.They do tastings of these ingredients in the gardening classes.
Amirini kenara çekip, yığma yapılarda malzemelerin nasıl yerleştirilmesi gerektiğini gösterdi.He took his boss aside, and he showed him the materials on confined masonry.
Kırtasiye malzemelerine bağımlılığım var, ama bu başka bir konuşma konusu.I have a slight office supply addiction, but that's another talk.
Bu şekle sokulurken uygulanan yöntem, renklerin ve malzemelerin bir araya gelmesidir.It's just a way of using that frame to experiment combining colors and materials.
Barbu, yoğun bakım ünitelerinde yanıcı malzemelerin kesinlikle yasak olduğunu vurguladı.Barbu stressed that flammable materials are strictly prohibited from intensive care units.
Elektroprivreda Mostar, bu partinin seçim malzemelerinin basım masraflarını da üstlenmiş.Elektroprivreda Mostar also paid for the printing of election materials.
Giyecek ve spor malzemelerinin yanında ayakkabı satan 51 mağaza daha bulunuyor.There are another 51 shops offering footwear along with clothes and athletic goods.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod