Yeterince malumatımız yok.We don't have enough information.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.They held onto this information as something to frighten themselves with.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Ils s’agrippaient à ces informations comme à quelque chose avec lequel s’effrayer.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Se aferraron a esta información como algo con lo cual se pudieran asustar a ellos mismos.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Si è aggrappata a questa informazione come qualcosa con cui potersi spaventare.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Они держались за эту информацию, как за что-то такое, чем сами себя пугали.
Kenneth R. Miller şöyle yazmıştır, 'evrim, bilimde malumat sahibi olduğumuz her şey kadar bir olgudur.'Kenneth R. Miller escreve, "a evolução é tanto um fato como qualquer coisa que conhecemos na ciência."
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Estavam agarradas a esta informação como algo para se assustarem.
1901 yılında Malumat Dergisi’nde çıkmıştır.Eles publicaram o jornal de notícias Regeneración em 1901.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Вони тримались за цю інформацію, як за щось таке, чим вони самі себе лякали.
Dergiye ulaşmak ve detaylı bir malumat almak isteyenler adresinden dergiye ulaşabilirler.Poštovní pracovník, kterému se dopis dostane do ruky, a který o případu ví z novin dostane nápad.
1901 yılında Malumat Dergisi’nde çıkmıştır.1901 januárjában felmondott a könyvkereskedésben.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.He ovat pitäneet kiinni näistä uskomuksista voidakseen pelotella niillä itseään.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Γραπώθηκαν από αυτές τις πληροφορίες σε μια προσπάθεια να τρομάξουν τους εαυτούς τους.
Malumatlara göre, Rahmankul Han Kırgızları ABD'nin Alaska bölgesine yerleştirilmesi teklifinde bulunulmuştur.De blir så populære at Gerson blir tvunget til å la dem dra ut i verdensrommet av USAs visepresident.
Kız ailesi de erkek tarafı hakkında malumat toplar.Anak perempuan tersebut akan disuapi oleh keluarga sang laki-laki.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.הם החזיקו במידע הזה כדי להפחיד את עצמם.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.Algumas vezes, em aulas posteriores. Isto será uma coisa mais técnica. Um pouco mais matemático.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.Dzięki modelom dostajemy informację, wiedzę, a ostatecznie może nawet i mądrość.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.Với mô hình, chúng ta thực sự lấy được thông tin và tri thức, và cuối cùng thậm chí là sự khôn ngoan.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.З моделями, ми отримуємо з них інформацію і знання і згодом, можливо, мудрість.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.С моделями, мы получаем из них информацию и знания и впоследствии, возможно, мудрость.
Modeller sayesinde malumatımız olur, bilgileniriz ve en sonunda belki bilgeliğe bile ulaşabiliriz.هو كومة من الأرقام المهملة. وبوجود النماذج نحصل بالفعل على معلومات
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.Aceste descoperiri vorbesc de la sine.
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.Aunque estos hallazgos son sugerentes,
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.Bien entendu, alors que ces découvertes sont suggestives,
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.이러한 결과는 설득력이 있기는 하지만 국가들이 매우 다양한 차이를 나타내기 때문에
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.Всё это наводит на мысли.
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.Ці дані спонукають до роздумів.
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.עכשיו בעוד ממצאים אלה מרמזים מדינות יכולות להיות שונות זו מזו בכל כך הרבה דרכים
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.هذه الاكتشافات إيحائيّة، قد تكون هناك عديد الاختلافات الأخرى بين هذه الدّول
Şimdi bu malumatlar fikir verici ama ülkeler bir çok farklı şekilde bir birinden farklı olabilir.国ごとの違いというのは 内容が多岐に渡りますから 一概には言えません