malların ile cümle

malların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.Οι τιμές ανεβαίνουν, επηρεάζεται και ο πληθωρισμός.
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.Цените на стоките се повишават, инфлацията е засегната.
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.Цены на товары пойдут вверх, это повлияет на инфляцию.
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.האינפלציה מושפעת מכך
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.التضخم يتأثر.
Malların fiyatları artıyor, enflasyon etkileniyor.ナイジェリア。道路の70%が舗装されていません。ザンビア。80%です
"Malların Geri İadesi Belgesi"Déclaration de Restitution des Biens
"Malların Geri İadesi Belgesi"[Nyilatkozat vagyonátadásról]
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.Finland finansierade tillverkningen av varorna med lån och understöd.
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.Finlandia financió la construcción de las mercancías con préstamos y ayudas.
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.La Finlande a financé la construction des marchandises par des prêts et des aides.
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.Suomi rahoitti tavaroiden rakentamisen lainoilla ja avustuksilla.
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.Необходимые для выплаты репараций производственные работы Финляндия финансировала за счёт кредитов и грантов.
Malların imalatı için kullanılan parayı borçlar ve yardımlarla karşılamıştır.مولت فنلندا إنتاج البضائع والسلع بالقروض ومنح المساعدات.
Mallarını geri kalanımız trickles teoridir.Η θεωρία είναι ότι τα πλούτη τους trickles κάτω για τους υπόλοιπους από εμάς.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Aj statky a majetky predávali a delili ich všetkým, ako komu bolo treba.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.A osiadłości i majętności sprzedawali, i udzielali ich wszystkim, jako komu było potrzeba.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.A prodávali vladařství a statky, a dělili mezi všecky, jakž komu potřebí bylo.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Bán hết gia tài điền sản mình mà phân phát cho nhau, tùy sự cần dùng của từng người.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Bán hết gia_tài điền_sản mình mà phân_phát cho nhau , tùy sự cần dùng của từng người .
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.chi aveva proprietà e sostanze le vendeva e ne faceva parte a tutti, secondo il bisogno di ciascuno
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.de sålde sina jordagods och vad de eljest ägde och delade med sig därav åt alla, eftersom var och en behövde.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.És jószágukat és marháikat eladogaták, és szétosztogaták azokat mindenkinek, a mint kinek-kinek szüksége vala.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.E vendiam suas propriedades e bens e os repartiam por todos, segundo a necessidade de cada um.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Ihre Güter und Habe verkauften sie und teilten sie aus unter alle, nach dem jedermann not war.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.in so prodajali lastnine in imetja ter jih razdeljevali vsem, kakor je kdo potreboval.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Îşi vindeau ogoarele şi averile, şi banii îi împărţeau între toţi, după nevoile fiecăruia.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.ja he myivät maansa ja tavaransa ja jakelivat kaikille, sen mukaan kuin kukin tarvitsi.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.또 재산과 소유를 팔아 각 사람의 필요를 따라 나눠 주고
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Og de solgte deres Ejendom og Gods og delte det ud iblandt alle, efter hvad enhver havde Trang til.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.og sine eiendeler og sitt gods solgte de og delte det ut til alle, efter som nogen hadde trang til,
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Vendían sus posesiones y bienes, y los repartían a todos, a cada uno según tenía necesidad
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.Zij verkochten hun huizen en andere eigendommen en het geld gaven zij aan mensen die het nodig hadden.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.και τα κτηματα και τα υπαρχοντα αυτων επωλουν και διεμοιραζον αυτα εις παντας, καθ' ην εκαστος ειχε χρειαν.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.И продавали имения и всякую собственность, и разделяли всем, смотря по нужде каждого.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.і продавали маєтки та достатки, і ділили їх на всіх. як кому було треба.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.ואת אחזתם ואת רכושם מכרו ויחלקו אתם לכלם לאיש איש די מחסורו׃
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.‎والاملاك والمقتنيات كانوا يبيعونها ويقسمونها بين الجميع كما يكون لكل واحد احتياج‎.
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.並 且 賣 了 田 產 家 業 、 照 各 人 所 需 用 的 分 給 各 人
Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.並且賣 了 田產家業 、 照 各 人 所 需用 的 分給各人
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Acordul îmbunătăţește producţia sau distribuţia de bunuri sau promovează progresuleconomic;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Aftalen skal forbedre produktionen eller fordelingen af varerne eller fremme denøkonomiske udvikling.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Avtalet skall förbättra produktionen eller distributionen av varor eller främja ekonomiskt framåtskridande.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Die Vereinbarung muß die Herstellung und den Vertrieb verbessern sowie den technischen Fortschritt fördern.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;El acuerdo debe mejorar la producción o la distribución o promover el progresoeconómico.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;L’accord améliore la production, la distribution ou promeut le progrèséconomique.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• l’accordo migliora la produzione o la distribuzione o promuove il progresso economico;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musí prispieť k zlepšeniu výroby alebo distribúcie tovaru alebo podporovaťhospodársky pokrok;
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musí přispívat k zlepšení výroby nebo odbytu zboží nebo k podpoře hospodářského
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• musi zapewniać konsumentom pośrednim i finalnym uczciwy udział w wynikających z niego korzyściach,
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• O acordo melhora a produção, a distribuição ou promove o progresso económico.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;Sopimus tehostaa tuotantoa tai tuotteiden jakelua taikka edistää taloudellistakehitystä.
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• ε$ α σ α λ ί X ε ι στυς ενδιάµεσυς ή τελικύς ρήστες δίκαι τµήµα αpi τ ελς piυ piρκύpiτει·
• Malların üretimini ya da dağıtımını geliştirmek ya da ekonomik gelişime yol açmak;• да подобрява производството или дистрибуцията на стоки или дастимулира икономическия прогрес;
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.Ten chlapík bude chtít dostat zaplaceno... ...za zboží, které mi dal.
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.В якийсь момент цей хлопець хоче отримати свої гроші назад за продукти.
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn bà và con nít Ma-đi-an dẫn theo, cướp hết thảy súc vật, bầy chiên và của cải họ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn_bà và con_nít Ma-đi-an dẫn theo , cướp hết_thảy súc_vật , bầy chiên và của_cải họ ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.이스라엘 자손이 미디안의 부녀들과 그 아이들을 사로잡고 그 가축과 양떼와 재물을 다 탈취하고
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.וישבו בני ישראל את נשי מדין ואת טפם ואת כל בהמתם ואת כל מקנהם ואת כל חילם בזזו׃
İlgili Sayfalar