malları ile cümle

malları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.le-au luat ca pradă de război toate bogăţiile, copiii şi nevestele, şi tot ce se găsea în case.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Og alt deres gods og alle deres barn og deres kvinner førte de bort som bytte, og alt annet som var i husene.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.Ook de vrouwen en kinderen werden gevangen genomen. Alle kostbaarheden in de huizen werden buitgemaakt.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.tudi vse njih blago in vse njih otročiče in njih žene odvedo ujete in uplenijo sploh vse, kar je bilo v hišah.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.und alle ihre Habe; alle Kinder und Weiber nahmen sie gefangen, und plünderten alles, was in den Häusern war.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и все богатство их, и всех детей их, и жен их взяли в плен, и разграбили все, что было в домах.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.и откараха в плен всичките им деца и жени, и разграбиха всичко що имаше в къщите.
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.ואת כל חילם ואת כל טפם ואת נשיהם שבו ויבזו ואת כל אשר בבית׃
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.وسبوا ونهبوا كل ثروتهم وكل اطفالهم ونساءهم وكل ما في البيوت
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們 一 切 貨 財 、 孩 子 、 婦 女 、 並 各 房 中 所 有 的 、 都 擄 掠 去 了
Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.又 把 他 們一切 貨財 、 孩子 、 婦女 、 並各 房 中 所有 的 、 都擄掠 去了
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!(108:11) да захватит заимодавец все, что есть у него, и чужие да расхитят труд его;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ågerkarlen rage efter alt, hvad han har, og fremmede rane hans Gods;
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Anastakoon koronkiskuri kaiken hänen omansa, ja riistäkööt vieraat hänen vaivannäkönsä.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Biarlah segala miliknya disita oleh penagih utang, dan hasil jerih payahnya dirampas orang
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Cel ce l -a împrumutat, să -i pună mîna pe tot ce are, şi străinii să -i jăfuiască rodul muncii lui!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Es müsse der Wucherer aussaugen alles, was er hat; und Fremde müssen seine Güter rauben.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Foglalja le minden jószágát az uzsorás, és idegenek ragadozzák el szerzeményét.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!고리대금하는 자로 저의 소유를 다 취하게 하시며 저의 수고한 것을 외인이 탈취하게 하시며
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!La ågerkaren kaste garn ut efter alt det han har, og fremmede røve frukten av hans arbeid!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!L'usuraio divori tutti i suoi averi e gli estranei faccian preda del suo lavoro
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Må ockraren få i sin snara allt vad han äger, och må främmande plundra hans gods.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nech shabe úžerník všetko, čo má, a to, čo nadobudol úlisnou prácou, nech rozchvátajú cudzí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ nợ tận thủ mọi vật nó có. Kẻ ngoại cướp lấy huê lợi về công lao nó.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Nguyện chủ_nợ tận thủ mọi vật nó có . Kẻ ngoại cướp lấy huê_lợi về công_lao nó .
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Niech lichwiarz załapi wszystko, co jest jego, a niech obcy rozchwycą pracę jego.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!O credor lance mão de tudo quanto ele tenha, e despojem-no os estranhos do fruto do seu trabalho!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Přitáhni k sobě lichevník všecko, cožkoli má, a úsilé jeho rozchvátejte cizí.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que el acreedor se apodere de todo lo que tiene, y extraños saqueen el fruto de su trabajo
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Que le créancier s`empare de tout ce qui est à lui, Et que les étrangers pillent le fruit de son travail!
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Upnik naj ga odere za vse, kar ima, in tujci naj uplenijo, kar si je pridobil.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Ας παγιδευση ο δανειστης παντα τα υπαρχοντα αυτου και ας διαρπασωσιν οι ξενοι τους κοπους αυτου.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Лихоимецът нека впримчи целият му имот, И чужденци нека разграбват трудовете му.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!ינקש נושה לכל אשר לו ויבזו זרים יגיעו׃
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!‎ليصطد المرابي كل ما له ولينهب الغرباء تعبه‎.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願 強 暴 的 債 主 牢 籠 他 一 切 所 有 的 . 願 外 人 搶 他 勞 碌 得 來 的
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!願強 暴 的 債主 牢籠 他 一切 所有 的 . 願 外人 搶 他 勞碌 得 來的
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Az ilyen megállapodások elfogadottak, hiszen az áruforgalmazás javítását célozzák meg.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Ces accords sont autorisés parce qu’ils sont censés améliorer ladistribution des produits.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Disse aftaler er tilladt, fordihensigten med dem er at forbedre varedistributionen.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Dohody tohto druhu sú povolené, pretože ich cieľom je zlepšiť distribúciu tovaru.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Estes acordos são autorizados por se considerar que a priorimelhoram adistribuição dos produtos.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Estos acuerdos se autorizan porque se supone que mejoran ladistribución de productos.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Komisja wydaje zgodę na tego rodzaju umowy, jako że ich celem jest ogólna poprawa poziomu dystrybucji towarów.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Simili accordisono autorizzati perché si ritiene che migliorino la distribuzione dei prodotti.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Takové dohody jsou povoleny, protožejejich cílem je zlepšení distribuční sítě zboží.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Takšni dogovori so dovoljeni,ker naj bi izboljšali distribucijo določenih izdelkov.
Bu tür anlaşmalar, malların dağıtımını iyileştirmeyi amaçladıkları için onaylanmaktadır.Подобни споразумения се допускат, тъй като тяхната цел е да подобрят дистрибуцията на стоките.
Çinli üreticinin malları artık $ bazında daha pahalı hale geldi.Китайський виробник тепер більш дорогий в доларах.
Çünkü eğer kurları düşük olursa, sattıkları malların ücretleri de düşük oluyor.Denn wenn sie ihre Währung tief, unten gestellt, die bedeutet, dass ihre Preise auf ihrer waren niedrig sind.
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.그리고 그것은 아주 좋은 발상이었습니다. 그들이 한 것은 공공재를 조달하기 위하여
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.Và đó là một ý tưởng thiên tài, bởi những gì họ làm
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.וזו היתה הברקה גאונית לגמרי, כי מה שהם עשו היה לרתום את כוח החוזה,
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.ولقد كان هذا القرار عبقري لان ما قاموا به انهم استغلوا قوة العقد،
Çünkü kamu mallarının teslimi için... ...yaptıkları özel güç, anlaşmanın gücünü zorlaştırdı.なぜなら企業は 公共財を供給するのに 条約の執行力や民間の力を
Daha önce söylediğimiz gibi, eğer Çin malları satın alınırsaComme on l'a dit, si plus de biens chinois sont achetés,
Daha önce söylediğimiz gibi, eğer Çin malları satın alınırsa Yuan için daha çok talep oluşuyor,Як ми сказали, чим більше купують китайських товарів, тим більшим стає попит на юань.
Dedan halkı mallarına karşılık Sana eyerlik kumaş verdi.Dedán a te kalmárod, lovagláshoz való nyeregtakarókkal.
Dedan halkı mallarına karşılık Sana eyerlik kumaş verdi."Dedán comerciaba contigo con mantas para cabalgadura
Dedan halkı mallarına karşılık Sana eyerlik kumaş verdi.Dedan drev Handel med dig med Sadeldækkener til Ridning.
İlgili Sayfalar