Böylece hem maliyeti düşürmüş oldular, hem de üretimde sürekliliği sağladılar.A descurajat importurile care măreau costul în general.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Cheltuielile de producție s-au ridicat la 9 milioane $.
Bu şekilde daha az kaliteli fakat daha düşük maliyet ile ürün elde edilir.Prețuri mai mici și calitate mai bună pentru produse.
Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf etmiş olunur.Dar pentru aceasta sunt necesari și timp, și bani.
Maliyet artarken üretim azaldı.În lipsa armamentului producția a fost oprită.
10 yıl Blair Kabinesinde Maliye Bakanlığı yaptı.Brown a mai fost ministru al finanțelor în cadrul guvernului Tony Blair.
En büyük dezavantajı belirgin maliyetidir.Cea mai gravă pierdere de performanță este exponențială.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Principal avantaj al minelor este costul lor scăzut și posibilitatea de a fi ascunse.
Projenin ilk tahmini maliyeti 250 Milyon TL oldu.Acest proiect a fost inițial cotat la 215 milioane lire sterline.
Maliyeti yaklaşık 40milyon avrodur.Cheltuielile de producție s-au ridicat la 94 milioane $.
Au-pair sisteminin en önemli avantajlarından birisi maliyetlerin oldukça düşük olmasıdır.Unul dintre avantajele majore ale boulderingului este cerința relativ mică de echipament.
Toplam maliyeti 130 bin lira oldu.Costurile totale au fost de 1,120 000£.
Bu transferin Fenerbahçe'ye maliyeti ise 15.5 milyon dolar oldu.Astfel Hyundai Accent poate ajunge la 15,345 USD.
Zarar eden maliyet merkeziniz var mı ?Este disponibilă o estimare solidă a costurilor?
Uçağın maliyetinin pahalı olması en önemli dezavantajıdır, bu nedenle üretim sayısı sınırlıdır.Din acest motiv, costul memoriei este ridicat, iar producția este limitată.
Sonra maliye işlerinde çalıştı.Ulterior, s-a ocupat de afaceri.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Acestea sunt: Analiza cost/beneficiu.
Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.Acest lucru se datorează costurilor mari implicate de calitate.
ABD'de on günlük tedavisinin maliyeti 16 Dolar civarındadır.În Statele Unite, costul en-gros este de aproximativ US$12 pe lună în 2017.
Çeşitli şehirlerde maliye defterdarlığı yaptı.Aceștia i-au dedicat câteva studii în media locală.
Dağıtım maliyetleri %40 arttı.Rata pierderilor s-a ridicat astfel la 40%.
Düşük maliyetlidir.Povara prețioasă.
Maliyet merkezi sayınız çok mu fazla yoksa çok mu az ?Am privatizat destul sau prea puțin?
Maliyet, yatırımın süresi boyunca artar; yatırım süresi ne kadar uzunsa maliyet de o kadar büyük olur.Problema care se pune este valoarea acelui venit și în ce măsură siguranța aceasta este pe termen lung.
Stadyumun inşaatının maliyeti yaklaşık 220 milyon İsviçre Frangı'dır.Întreținerea corpului militar în colonii se ridică la 220 000 lire anual.
1978'e dek maliye bakanlığında görev almıştır.A continuat să lucreze la MIT până în 1978.
Maliyet neydi?Care a fost costul?
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.A hepatitis C jelentős gazdasági terhet ró az egyénre és a társadalomra egyaránt.
Birleşik Devletler’de tedavinin doğrudan maliyetinin yıllık 1.6 milyar Dolar olduğu tahmin edilmektedir.Az Egyesült Államokban a kezelés közvetlen költségét évi 1,6 milliárd dollárra becsülik.
Silahın en büyük dezavantajı yüksek üretim maliyetiydi.A fegyver fő hátrányossága a magas gyártási költség volt.
Altıncısı, az masraflı ve maliyet etkin (maliyetine değer) olmalıdır.Hatodszor, legyen olcsó és költséghatékony.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Az ára felhasználói fiókonként évente 50 dollár volt.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.A betegség gazdasági költségét évi 3 milliárd amerikai dollárra becsülik.
Sonuç olarak Blücher'in Alman hükûmetine toplam maliyeti 28.532.000 Goldmark olmuştu.A Blücher megépítése 28.532.000 márkába került.
Bu nedenle bazı transferlerin maliyeti kesin olarak bilinmemektedir.Az egyes küldetések valós költségeit természetesen nem lehet így kiszámolni.
1962 yılında Eyskens, Maliye Bakanı Andr Dequae'nin kabinesinde danışman olarak siyasi kariyerine başladı.Politikai pályafutása 1962-ben kezdődött, amikor Andre Dequae pénzügyminiszter tanácsadója lett.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.Azokban az országokban, ahol a betegség előfordulása gyakori, a védőoltás költséghatékony megoldásnak tűnik.
1929'da, o sırada maliye bakanı olan António Oliveira de Salazar'ın yanında çalıştı.1928-ban az ország új pénzügyminisztere a gazdasági kérdésekhez értő António de Oliveira Salazar lett.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.A fejlesztés költségét 150 millió dollárra becsülték több mint harminc hónapos időtartamra.
Maliyet tahminleri ve analizlerinin yapılması.A várható eredmények és költségek elemzése.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Magas védekezéssel elérhető a minimális veszteség.
Maliyeti 105,000 altın lirasıydı.Építése 105 000 aranylírába került.
Bu transferin Fenerbahçe'ye maliyeti ise 15.5 milyon dolar oldu.A Brooklyn híd építési költsége 15,5 millió dollár volt.
Toplam kalite yönetiminin bir maliyeti vardır.A rukkoló állja a költségeket.
Britannia Stadium'un toplam maliyeti 14.7milyon sterlin'dir.Építési költsége 14,7 millió font volt.
Hazine müsteşarlığında maliye müfettişi olarak görev almıştır.Szakmai felügyeletét a pénzügyminiszter gyakorolja.
Proje maliyeti 5.976.765 milyon ₺'dir.A megrendelés leendő értéke 45,7–76,2 millió euró között lesz.
Aracın üretim maliyeti 100.000 $ dı.Az autó ára kb. 100 000 dollár volt.
Bu hataların giderilmesi maliyeti yükseltir.Ezzel a javítás költsége megnő.
Standardizasyonun birim maliyetleri azaltması ürün fiyatlarını da düşürecektir.A régiók autonómiájának csökkentésével sérülne a szubszidiaritás elve.
Yatırımın maliyeti 9,8 milyar şilinin üzerindeydi.Az építkezés költsége 109,8 milliárd jüan.
Maliyeti yaklaşık dokuz milyon euro olmuştur.Az építkezés körülbelül 19 millió euróba került.
Yaklaşık 700 alana sahip yeraltı garaj garajının tahmini maliyeti 2600 milyon dolardır.A kb. 4200 tonnát nyomó szerkezet építése várhatóan 200 millió dollárba kerül.
Kardeşi Bahar hastadır ve yüksek maliyetli bir tedaviye gereksinimi vardır.Februárban megbetegedett, tífuszos lett és hosszú időre kórházi kezelésre szorult.
Binanın yapım maliyeti 7,198,000 İsviçre frangı olmuştur.Az építkezés költsége akkori árfolyamon számolva 280 ezer svájci frank volt.
Metronun yapım maliyeti 300 milyon Euro tutmuştur.A monorail építése 14 millió euróba kerül.
1959 den 1965 kadar maliye bakanı oldu.1952-től 1963-ig pénzügyminiszter volt.
Bu yapılan ekonomik her seçimin bir fırsat maliyeti vardır.Minden válság egy újabb lehetőség.
Bir tankın maliyeti modeline göre 2,300,000 ila 4,300,000 $ arasındadır.Egy új 3,0 teslás szkenner pedig 2.000.000 USD és 2.300.000 USD közötti összegbe kerül.
Merkez, 2009 yılının başlarında 40 milyon dolarlık bir maliyetle genişletilmiştir.A sorozatot egy év alatt készítették 40 millió dolláros költségvetéssel.