mal ile cümle

mal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu mali denetim, aynı zamanda şirketin varlıklarının bir değerlendirmesini içerir.This financial audit also includes an evaluation of the company's assets.
Uçak kazası 200 kişinin hayatına mal oldu.The plane accident cost the lives of 200 people.
Malların teslimi fırtına nedeniyle ertelenmişti.The delivery of the goods was delayed due to the storm.
Onların maliyeti nedir?How much do they cost?
Bir sinema bileti kaça mal olur?How much does a cinema ticket cost?
Onun maliyeti nedir?How much does it cost?
Sanırım Malbork kalesi harika.I think Malbork castle is wonderful.
Yaşamanın maliyeti yükseldi.The cost of living has risen.
Saçını kestirmesi ona 3000 yene mal oldu.It cost him 3000 yen to have his hair cut.
Bin yenden fazlaya mal olacak.It'll cost over a thousand yen.
On kağıt tabağın maliyeti bir dolar eder.Ten paper plates cost one dollar.
Siyah telefonun beyazdan daha fazla maliyeti var.The black telephone costs more than the white.
Bluzun maliyeti on iki paund.The blouse costs twelve libras.
Mavi pantolonun, yeşilden daha fazla maliyeti var.The blue pants cost more than the green ones.
Kitap on beş dolara malolur.The book costs fifteen dollars.
Cankurtaran yüksek kaliteli malzemelerden yapılmış olmalıdır.The life preserver must be made of high quality materials.
Güneş gözlüğünün maliyeti yirmi pound.The sunglasses cost twenty euros.
Bu çok fazla maliyetli.This costs too much.
Bugün bazı malzemeler almaya gideceğim.I'm going to go buy some materials today.
Yaklaşık 10.000 yene mal olacak.It'll cost about 10,000 yen.
Bu bir gümrüksüz-mallar mağazası mı?Is this a duty-free shop?
O, mali açıdan karısına bağımlıdırHe's financially dependent on his wife.
Mısır, ABD'de en çok mali destek alan tarım ürünüdür.Corn is the most highly subsidized crop in America.
Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.No one shall be arbitrarily deprived of his property.
Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.Everyone has the right to freedom of peaceful assembly and association.
O, bir kitap için malzeme topluyor.She's collecting material for a book.
Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.His brazen act of defiance almost cost him his life.
İstediğim ceket üç yüz dolara mal oldu.The jacket, which I wanted, costed three hundred dollars.
Malezya'daki gençlik Kore ve Japonya'daki ünlülerden gerçekten hoşlanıyor.The youth in Malaysia really like Korean and Japanese celebrities.
Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.This pencil cost me at least a hundred bucks.
Vergi hariç geceliği 1,000 dolara mal olur.It costs $100 a night not counting tax.
Malibu Güney Kaliforniya kıyısında yer almaktadır.Malibu is on the coast of Southern California.
2009 yılında mali bir kriz vardı.There was a financial crisis in 2009.
Doktorlar tıbbi malzemeler kullanırlar.Doctors use medical equipment.
Onlar mali sorunlarla karşı karşıya.They are facing financial problems.
Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?What do you do when you have a financial disagreement in your family?
Mali kararlar çok önemlidir.Financial decisions are very important.
Arabayı tamir etmek kaça mal olacak?How much will it cost to fix the car?
Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.Different countries import many goods.
Onların mali sorunları, yılın ikinci yarısında başladı.Their financial problems began in the second half of the year.
Bir Ford araba bir Mercedes Benz'den daha aza mal olur.A Ford car costs less than a Mercedes Benz.
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.Mary will buy satin material for her new drapes.
Sandalyeler sentetik malzemeden yapılır.The chairs are made of a synthetic material.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Birçok ev temizlik malzemeleri zehir içerir.Many household cleaners contain poison.
Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.A crane raises heavy construction materials.
Çatıyı tamir etmenin maliyeti onu şok etti.The cost of repairing the roof shocked her.
Şirket mali sıkıntıda.The company is in financial trouble.
Benzinin maliyeti yükselmeye devam ediyor.The cost of gasoline keeps on going up.
Kasırga mağdurları hükümetten mali yardım aldı.Victims of the hurricane received financial aid from the government.
Kaçınılabilir maliyetleri kısmak istiyorum.I want to cut down any avoidable costs.
Benim ailem Malezyalı.My family is from Malaysia.
Bu ürün hem bir zemin cilası hem de bir tatlı kaplama malzemesidir.This product is both a floor polish and a dessert topping.
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.Salt is an indispensable ingredient for cooking.
Giyim eşyasının hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorum.I wonder what materials the garment is made of.
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.We had to lessen the impact of the erratic supplies.
Yaşamanın maliyeti hiç azalmadı.The cost of living hadn't gone down at all.
Yakalanan malzemeleri yaktılar.They burned the captured supplies.
Depolama maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söylediler.They said storage costs were too high.
Onun mali planını desteklerlerdi.They would support his financial plan.

İlgili Sayfalar