makyaj ile cümle

makyaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
Makyaj yapmak için ayda 20 dolardan daha fazla harcar mısın?Do you spend more than $20 per month buying makeup?
Umutsuzca makyajımı rötuş yapmam gerekiyor.I desperately need to touch up my makeup.
Sana tokat atsam bütün şehir makyaj pudrasından boğulacak.If I slap you, the whole city will suffocate from face powder.
Mary çok fazla makyaj yapar.Mary wears too much makeup.
Mary çok fazla makyaj yapıyor.Mary wears too much makeup.
O, tüm o makyajıyla korkunç görünüyor.She is scary-looking with all that makeup.
Araba sürerken asla makyaj yapmamalısın.You should never put on makeup while driving a car.
O makyaj yaparken bir sürü ruj sürer.She puts on a lot of lipstick when applying make up.
Çok makyaj yapan genç kadınları görmeyi sevmem.I don't like seeing young women wearing a lot of makeup.
Mary makyaj yapıyor.Mary is putting on makeup.
Mary bir ev makyaj gösterisinin ev sahibidir.Mary is the host of a home makeover show.
Mary aşırı makyaj yapıyor.Mary wears too much makeup.
Mary makyaj yapmaz.Mary doesn't wear makeup.
Mary Alice kadar çok makyaj yapmaz.Mary doesn't wear as much makeup as Alice.
Mary'yi hiç makyajsız gördün mü?Have you ever seen Mary without makeup?
Mary bir makyaj sanatçısı.Mary is a makeup artist.
Makyajınızla ilgili yardıma ihtiyacınız var mı?Do you need help with your makeup?
O, karısına makyaj yaptırdı.He had his wife painted.
Onun makyajı ve saçı harika.Her makeup and hair are fantastic.
Ben çok fazla makyaj yapmayan kadınları severim.I like women who don't wear too much makeup.
Moda ya da makyajla ilgileniyor musun?Are you interested in fashion or make-up?
Genelde makyaj yapmam.I don't usually wear makeup.
Ben makyaj yapmıyorum.I don't often wear makeup.
Ben sık sık makyaj yapmıyorum.I don't often wear makeup.
Ben makyaj yapmam.I don't wear makeup.
Mary bir makyaj sanatçısıdır.Mary is a make-up artist.
Sami'nin karısı asla makyaj yapmaz.Sami's wife never wears makeup.
Makyaj yapıyordum.I was wearing makeup.
Sami bir makyaj sanatçısıdır.Sami is a makeup artist.
Mary makyajını yapmayı bitirdi.Mary finished applying her makeup.
Mary profesyonel bir makyaj sanatçısı.Mary is a professional makeup artist.
Mary'nin makyaja ihtiyacı yok. O, olduğu gibi güzel.Mary doesn't need makeup. She's pretty just the way she is.
Karl makyaj bölümüne geldi.Karl came to the makeup section.
Aracın makyaj öncesi versiyonu (2003-2007) Ford Focus C-MAX olarak adlandırılmaktaydı.The pre-facelift version of the car (2003–2007) was called the Ford Focus C-Max.
87 yaşındaki Stuart daha yaşlı görünmesi için makyajlandı.At 87, Stuart had to be made up to look older for the role.
Makyaj, Vittorio Sodano ve ekibi tarafından yapılmıştır.The make-up work was conducted by Vittorio Sodano and his team.
Gellar'a yumuşak, sağır yeşil makyaj yaptı ve görünümünü doğal tuttu.He gave Gellar a soft, muted green make-up and kept her look very natural.
Filmde modelleri kaçırıp onları kendi makyajlarını yemeye zorlamasıyla görülür.In the film, she turns to kidnapping models and forcing them to eat their own makeup.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.I didn't shave my underarms and I didn't wear make-up like normal girls do.
Spaceman makyajı Simmons ve Stanley'e Ace Frehley tarafından kiralanmıştır.The Spaceman makeup design was sold to Simmons and Stanley by Ace Frehley.
Esnek olmayan kolodyon çeşitli efektler için tiyatro makyajında kullanılır.Non-flexible collodion is used in theatrical makeup for various effects.
Bu orijinal plana göre Krusty tipinin tasarımı palyaço makyajlı bir Homer'dı.Because of this original plan, Krusty's design is basically Homer in clown make-up.
Makyaj Artistidir.Make-up Artistry.
Şarkının ilk bölümünde Madonna, siyah bir Chanel elbise ve retro makyaj ile görünür.During the first verse, Madonna is shown in a chic Chanel black dress with retro makeup.
Çinli Ibiza üretimi, 2007 yılındaki makyajdan sonra 2008 yılında sona erdi.Chinese Ibiza production came to a final end in 2008, after another facelift in 2007.
Rick Baker, protez makyajı tasarladı.Rick Baker designed the prosthetic makeup.
1999: Makyajlandı.2004: Masque.
Ford, makyajlı Focus MkII'yi Eylül 2007'deki Frankfurt Otomobil Fuarı'nda tanıttı.Ford unveiled a facelifted Mk2 Ford Focus at the Frankfurt Motor Show in September 2007.
Makyajlanan Kuga, ABD'de satılacak 2013 Ford Escape modelinin temeli olarak planlandı.The redesigned Kuga formed the basis for the 2013 Ford Escape sold in the United States.
Stuart Freeborn (5 Eylül 1914 - 5 Şubat 2013), İngiliz makyaj sanatçısı.Stuart Freeborn (5 September 1914 – 5 February 2013) was an English motion picture make-up artist.
Oyunculuk işi bulmaya çalışırken Walt Disney Studios'ta makyaj üzerine çıraklık yapmaya başladı.Struggling to find an acting job, he began a makeup apprenticeship at Walt Disney Studios.
Eylül 2013 yılında, makyajlı Duster Frankfurt Otomobil Fuarında tanıtılmıştır.In September 2013, the facelifted Dacia Duster was presented at the Frankfurt Motor Show.
Sonra onlara makyaj yapmaya başlarlar ve onlara dip sosu yedirirler.And then Ayo replayed it and made it saucy.
Esnek olmayan kolodyon genellikle tiyatro makyajında kullanılır.Non-flexible collodion is often used in theatrical make-up.
Makyaj yapmaya ve süslenmeye bayılıyor.She likes applying make-up and cooking.
2007 yılı sonlarında ise makyajlandı ve ikinci nesline kavuştu.By the end of the year they had a new website and a distinctive look.
Bir erkeği etkilemek dışında nadiren elbise giyer, makyaj yapar.She rarely wears dresses or makeup, except to impress boys.
Nicholson'ın sözleşmesinin bir bölmüne protez makyaj için onay koyuldu.Part of Nicholson's contract was approval over the makeup designer.
Kuzey Amerika modeli 2005 yılında üretime geçilmiş, 2010 yılında makyaj geçirmiştir.In North America, the refresh took effect for the 2005 model year.

İlgili Sayfalar