maksatlı ile cümle

maksatlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tip şeyler genelde maksatlı değil, kazara olur.Such things often happen by accident rather than by design.
Bazı durumlarda, her zaman olmasa da, ajanlar akıllı ve maksatlı olarak düşünülebilir.In some cases, though not always, the agents may be considered as intelligent and purposeful.
Kahire'de softalar dinsel maksatlı isyan çıkardılar ve Yukarı Mısır'da halk ayaklanmaları çıktı.There were religious riots in Cairo and rebellions in Upper Egypt which were harshly suppressed.
Nedeni de çok basit, çünkü ortak kurucuları sırf eğlence maksatlı Pirate Bay için çalışıyorlar.Simply because the co-founders were involved with the Pirate Bay for fun.
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Those are from "The Purpose Driven Life."
Maksatlı Yaşam şöyle diyor:Well, this is from "The Purpose Driven Life":
Bazı durumlarda, maksatlı örnekleme tek olası seçenektir.In some situations, convenience sampling is the only possible option.
AS565 UA/UB: Genel maksatlı taşıma helikopteri olarak geliştirilmiştir.AS 565 UA/UB: Unterstützungsversionen.
Genellikle uçaksavar maksatlı kullanılan ikinci bir makineli tüfek aracın arkasına monte edilmiştir.Une seconde mitrailleuse était généralement montée sur l’arrière en disposition de tir anti-aérien.
Ayrıca çok az da olsa ısınma maksatlı olarak da kullanıldığı olmuştur.À peu de distance se trouvaient également des thermes.
Bu çift maksatlı kullanım, Sovyetler Birliği Komünist Partisi desteğini sağlamak için gerekli olmuştur.Questo doppio utilizzo era cruciale per ottenere sostegno al programma da parte del Partito Comunista.
Silahsız olup keşif / gözetleme maksatlı algılayıcılar ile donatılmıştır.Правильная чистка оружия и уход за ним // Спецназ.
Tati filmde rengi de maksatlı bir şekilde kullanır.В угоду зрелищности в фильме сильно сгущены краски.
Kahire'de softalar dinsel maksatlı isyan çıkardılar ve Yukarı Mısır'da halk ayaklanmaları çıktı.Revoltas religiosas irromperam no Cairo e rebeliões no Alto Egito foram duramente reprimidas.
Ailesini aramak maksatlı gittiği Arjantinde, Argentina krizi konferansına katıldı.A família chega à Argentina junto com a crise econômica mundial.
Çok maksatlı kontrol ekranı, MCDU veya özgün açılımı ile multi-function control and display unit.Het systeem word door de piloten bedient via een Multi-Function Control and Display Unit.
Tati filmde rengi de maksatlı bir şekilde kullanır.In veel films experimenteerde Tati met kleur.
Silahsız olup keşif / gözetleme maksatlı algılayıcılar ile donatılmıştır.Obeväpnad, men utrustad med radarvarnare och störsändare.
Bazı durumlarda, her zaman olmasa da, ajanlar akıllı ve maksatlı olarak düşünülebilir.Не завжди, але у деяких випадках, агенти можуть вважатися інтелектуальними і цілеспрямованими.
İlk test uçusları uçağın iskeletini test etme maksatlı olarak 1941 nisanında başlamıştır.Manevrele de antrenament în 1941 au demonstrat deficiențele avionului O-47.
Ayrıca çok az da olsa ısınma maksatlı olarak da kullanıldığı olmuştur.Era folosită, din păcate, foarte rar, și aplicarea externă.
Örneğin çift maksatlı ana bataryalar hem yerdeki hem havadaki hedefleri vurmak üzere tasarlanmıştır.Kétfeladatú fegyvernek tervezték, mind légi, mind földi célpontok leküzdésére alkalmas volt.
Ayrıca bazı seri özel pullar maksatlı olarak az sayıda üretildi.És érdekes módon néhány műve kis példányszámú magánkiadásban jelent meg.
Ailesini aramak maksatlı gittiği Arjantinde, Argentina krizi konferansına katıldı.Hän matkusti Argentiinaan saatuaan sieltä työtarjouksen.
Yönetim maksatlı eyaletler ve şehirler bir bölge dahilindedirler.Seuraavassa on lueteltu hallintoalueet ja kaupungit maakunnittain.
Bazı büyük ya da eski sistemler ise genel maksatlı büyük bilgisayarlar ya da minibilgisayarlar kullanırlar.Για να αποφύγουμε τους πολύ μεγάλους ή πολύ μικρούς αριθμούς χρησιμοποιούμε προθέματα.
Bazı büyük ya da eski sistemler ise genel maksatlı büyük bilgisayarlar ya da minibilgisayarlar kullanırlar.Beberapa sistem besar atau tua menggunakan komputer mainframe serba guna atau komputer mini.
Bazı durumlarda, her zaman olmasa da, ajanlar akıllı ve maksatlı olarak düşünülebilir.在某些情況 ​​下,雖然不總是,代理人可視為有智慧和有目的。
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.그래서 지금 그들은 벌레 로봇을 가지고 정찰 목적으로 사용할 수 있습니다.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.là có ngay những con bọ robot để gửi ra do thám.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.Nu ze deze bugbots hebben kunnen ze ze inzetten voor bewakingsdoeleinden.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.Te owadoboty można wysłać na obserwacje. Te owadoboty można wysłać na obserwacje.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.וכיום יש להם חרקובוטים כאלה שביכולתם לשלוח לסיורים.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.لتكون لديهم هذه الروبوتات الحشرية ويمكنهم إرسالها من أجل المراقبة.
Böylelikle, bu böcek robotlar gözetleme maksatlı kullanıma hazır oluyorlar.バグボットのできあがりというわけです 小さなカメラを付けて
Bunlar Rick Warren'ın sözleri. "Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.To słowa Ricka Warrena z książki "The Purpose Driven Life" (Celowe życie).
Her kareyi maksatlı bir şekilde seçin, sabit bir şekilde kamerayı oynatmadan en az 10 saniye kaydedin.Elija cada toma, y filme de manera estable durante al menos diez segundos antes de mover la cámara.
Her kareyi maksatlı bir şekilde seçin, sabit bir şekilde kamerayı oynatmadan en az 10 saniye kaydedin.Выберите ракурс и сфокусируйтесь на нем как минимум в течение 10 секунд прежде чем сменить кадр.
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.A Céltudatos Életből idéztem.
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Deze komen uit "The Purpose Driven Life."
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Estas são do "The Purpose Driven Life."
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Ils proviennent de "La vie motivée par l'essentiel".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Jsou z knihy "Život hnaný účelem".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan."목적이 이끄는 삶" 속의 구절이죠.
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Kutipan itu diambil dari "<i>The Purpose Driven Life.</i>"
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Ne ovat kirjasta "Tavoitteena elämä".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Sie sind aus "Leben mit Visionen"
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Sunt din cartea "Viața bazată pe scop".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Tratte dal suo libro 'La vita con uno scopo'.
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Vienen del libro "Una Vida con Propósito".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Είναι από το βιβλίο του "Ζωή με Γνώμονα-Σκοπό".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Они взяты из "Целеустремленной жизни".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.Те са от "Живот, задвижен от цел".
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.הן לקוחות מתוך "חיים של תכלית."
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.وكانت من كتاب "الحياة المسيرة بهدف"
"Maksatlı Yaşam" adlı kitaptan.ここから少し 私も読んだ その本について話します
Maksatlı Yaşam şöyle diyor:Diese, aus "Leben mit Visionen"—
Maksatlı Yaşam şöyle diyor:Ecco un'altra citazione da 'La vita con uno scopo':
Maksatlı Yaşam şöyle diyor:Eh bien, ceci est tiré de "Motivé par l'essentiel" --
Maksatlı Yaşam şöyle diyor:Esta está em "The Purpose Driven Life":

İlgili Sayfalar