Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Por isso, quero entrar na máquina, quero ir em frente.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Quindi voglio entrare nella macchina e voglio andare avanti.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Takže by som chcel nastúpiť do stroja a ísť vpred.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Takže já chci vlézt do toho stroj, a chci jít dopředu.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Tehát be akarok szállni ebbe a gépbe és előre menni.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Έτσι θέλω να μπω στη μηχανή και θέλω να πάω στο μέλλον.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Поэтому я хочу сесть в эту машину и отправиться в будущее.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.Така че аз искам да се кача в машината и да отида напред.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.אז אני רוצה להיכנס למכונה וללכת קדימה.
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.لذلك فأنا أريد أن أدخل للآلة , وأن أذهب للمستقبل .
Bu nedenle o makineye binmek ve ileriye gitmek istiyorum.現在こそ この惑星のこれまでで最良の時代です
Bunlardan birini makineye takıp, makinenin yasal orandan çok daha azını vermesini sağlayabilirsin.スロットにはインチキが多すぎて、絶対に稼げない。
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Acestea sunt toate lucrurile care au ajuns sa nu faca parte din masinaria finala.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Das hier sind alles Dinge, die es nicht in den finalen Aufbau geschafft haben.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Disse er alle de ting som i sidste ende ikke blev en del af den færdige maskine.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Dit zijn alle dingen die uiteindelijk niet de definitieve machine hebben gehaald.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Đó là tất cả những thứ mà khi nó kết thúc cũng không làm cho nó vào bộ máy cuối cùng
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Ezek mindazok a cuccok, melyek végül nem kerültek be a gépbe.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Ini adalah hal-hal yang akhirnya tidak digunakan dalam mesin ini.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Isto tudo são coisas que acabaram por não entrar na máquina final.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.지금 보시는 이 것들은 결국 최종적으로 선택되지 않은 것들입니다.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Oto rzeczy które w ostateczności nie znalazły się w finalnej maszynie.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Questi sono oggetti che non sono rientrati nella versione finale della macchina
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Todas estas son cosas que no terminaron siendo parte de la máquina final.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Voici toutes les choses qui n'ont finalement pas fait partie de la machine finale.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Všechny tyto věci se nakonec nedostaly do finálního přístroje.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Όλα αυτά είναι εκείνα που κατέληξαν να μην είναι μέρος της τελικής μηχανής.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Всички тези неща завършиха с това, че не стигнаха до крайната машина.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Многие идеи так и не вошли в конечный вариант машины.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.Це - речі, що не ввійшли до кінцевого вигляду машини.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.אלו כל הדברים שלבסוף לא נכנסו למכונה הסופית.
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.هذه كلها أشياء إنتهى بها المطاف خارج الآلة النهائية
Bunlar onu son makineye dönüştürmekle son bulan şeyler değildir.ボツになったアイデアです また 毎回確実に動くような信頼性が高いものを
Bu sana yabancı geliyorsa, unutma ki hesap makinesi kullandığın zaman karar hakkını bir makineye veriyorsun.19500 / 30 の計算に電卓を必要とし、その結果を決めるのはあくまで電卓です。
Bu sana yabancı geliyorsa, unutma ki hesap makinesi kullandığın zaman karar hakkını bir makineye veriyorsun.Se ti sembra strano,guarda che quando usi la calcolatrice stai delegando la tua scelta a una macchina.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Azt mondta: "Most Hans, bepakoltuk a mosógépet, a gép fog dolgozni. És most elmehetünk a könyvtárba."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ea a spus: "Acum Hans, am încărcat rufele, mașina face treaba. Iar noi putem merge la bibliotecă."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ela disse: "Hans, já pusemos a roupa a lavar; "a máquina vai fazer o resto.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Hon sa, "Nu Hans, har vi ladda tvätten; maskinen kommer göra jobbet. Och nu kan vi gå till biblioteket."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Hun sagde, "Så Hans, vi har puttet vasketøjet ind; maskinen gør arbejdet. Og nu kan vi gå på biblioteket."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."어머니가 말했죠. "자, 한스. 우리가 세탁물을 넣고, 세탁기는 세탁을 할거란다.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Me dijo: "Ahora, Hans, metemos la ropa, y la lavadora hará el trabajo. Y nosotros podemos ir a la biblioteca."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Povedala, "Hans, zapli sme práčku, ona za nás operie. A my môžeme ísť do knižnice."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Powiedziała, "Hans, włożyliśmy pranie, a pralka zacznie prać. Teraz możemy iść do biblioteki."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Rekla je, "Zdaj Hans, sva naložila perilo. Stroj bo opravil svoje delo. In midva greva lahko v knjižnico."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Řekla: "Tak, Hansi, my jsme tam dali prádlo, pračka udělá to hlavní. A teď můžeme jít do knihovny."
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Ze zei: "Hans, we hebben de was ingeladen. De machine zal het werk doen.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."Вона сказала, "Гансе, ось ми заклали брудні речі; машинка зробить все решту. А ми підемо до бібліотеки".
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."היא אמרה, "עכשיו הנס, מילאנו את הכביסה, המכונה תעשה את העבודה.
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."قالت لي " هانس .. كل ما علينا فعله هو وضع الغسيل .. في هذه الآلة وهي سوف تقوم بالعمل
Dedi ki "Hans, çamaşırı makineye koyduk; o çamaşırları yıkarken biz de kütüphaneye gidebiliriz."洗濯物を入れたから あとは洗濯機がやってくれる その間図書館に行けるのよ」と
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.Garry Kasparov, een mens, verloor van Deep Blue, een machine.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.Garry Kasparow, ein Mensch, verlor gegen Deep Blue, eine Maschine.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti."딥 블루"라는 컴퓨터에 졌던 일이죠
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.- một con người, đã thua Deep Blue - một cái máy.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.בן אדם, הפסיד ל-"דיפ בלו" מכונה.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.الإنسان أمام ديب بلو - آلة.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.多くの人にとってこれは 新たな時代の幕開けでした
Eğer bir amatörseniz, bu makineye artık ulaşamazsınız.Ak ste amatér, už viac nemáte prístup k nášmu prístroju.
Eğer bir amatörseniz, bu makineye artık ulaşamazsınız.Als je amateur bent, krijg je geen toegang meer tot onze machine.