Ana içeriğe geç
Sözlük

makine ile cümle

makine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yuri zaman makinesiyle geçmişe gitmeye çalışır.Jesse probeert zijn drugsverleden te vergeten.
M2E6/M2A1 – Sağ ön koltukta geliştirilmiş M49 makineli tüfek takılıydı.M2E6/M2A1: Elke M2 die werd uitgebreid met de M49 machinegeweer boven de passagiersstoel.
Bir anda, makineyi alev aldı.Met die machine viel hij uit.
Çevreye duyarlı makineler üretir.Zijn zich bewust van subtiele signalen in de omgeving.
Bu bytecode Java Sanal Makinesi (İng., Java Virtual Machine) tarafından işletilir.Java wordt gecompileerd naar bytecode voor een virtuele machine, de Java Virtual Machine (JVM).
Yüksek tekerlekli bisiklet üretimi kısa sürede dikiş makinelerinin üretimini geçti.Ze namen de motorfiets spoedig in productie.
UMP'nin adı, Universal Machinen-Pistole'den (Universal Submachine Gun; Evrensel Makineli Tabanca) gelmektedir.De naam komt van het Duitse UNIversal MOtor Gerät ("universele motor machine").
M9A1 - M2A1 üzerine M9 ve M49 Makineli tüfek takılı modeli.M9A1: Gelijk aan de M2A1, een M9 met een M49 machinegeweer.
M1917 Browning makineli tüfek Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'na ait bir ağır makineli silahtır.De Browning M1917 is een machinegeweer, geïntroduceerd in 1917.
Termik verim bakımından dizel makinesi gaz ve benzin makinelerinden daha verimlidir.Aardgas is per eenheid energie goedkoper dan benzine en diesel.
Maschinengewehr (Makineli Tüfek), Alman yapımı Makineli tüfek.“MK” staat voor Maschinenkanone (duits voor snelvuurkanon).
İkisi birlikte ilk buhar makinesini 1705 yılında yaptılar.Hij ontwierp zijn eerste pomp in 1705.
Makineli tüfeği yoktu.Hij beschikte over een machinegeweer.
Bu nedenle Spandau makineli tüfeği olarak da bilinir.Hij staat ook bekend als de Shotgun Stalker.
Chuck, Sonic'i kendi boyutu olan Mobius'a geri gönderecek bir makine üretmiştir.Yehezkel bouwt voor hem een apparaat waarmee Max zichzelf kan doden.
Şirket 125 yıl boyunca gemi ve diğer büyük makinelerin inşaatını yapmıştır.Deze bouwde en repareerde er 350 jaar lang oorlogsschepen.
Gerekirse makineli tüfeklerle vurun.Koepels met kanonnen moesten worden aangebracht.
Geri tepmeli makineli tüfekler çoğu zaman yerde kullanılır.Andere belegeringswapens werden meestal ter plaatse gebouwd.
Beşinci bölüm tuhaf makineler ve araçlar ile ilgilidir.De vijfde deur wordt toegepast op 2-volumige auto's.
İlk fotokopi makinesini 1938 yılında Chester Carlson tarafından icat edilmiştir.De eerste "droge" kopieermachine is uitgevonden door de Amerikaanse advocaat Chester Carlson in 1937.
Bunlardan birincisi ağ kimliği diğeri de makine kimliğidir.Eén voor haarzelf en één voor de conducteur.
Şu fotoğraf makinesini alıp bana ver, ki ona bakabileyim.Neem dat fototoestel en geef het mij, dat ik er kan naar kijken.
Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı bana gösterir misin?Kun je me laten zien hoe je deze machine start?
Acaba öyle bir makine var mı?Ik vraag me af of zo’n machine bestaat.
Makineli SilahlarMachinegeweren
FN MINIMI M60 makineli tüfeği M2 BrowningFN MINIMI M60 M2 Browning
1496 - Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti, fakat başarısız oldu.1496 – Leonardo da Vinci przeprowadził nieudaną próbę swojej machiny latającej.
Enigma makinesi, ticari olarak 1920 li yılların başında kullanılmaya başlandı.Enigma była używana komercyjnie od lat 20.
Zirve noktasında 8.000’den fazla müşteri ve 12.000’den fazla makineye sahip bir platform oldu.W szczytowym okresie platforma miała ponad 8000 klientów i 12000 maszyn.
Bu Turing makinesi gibi aynı sayısal güce sahiptir.Dzięki temu może równoważna jest mocą maszynie Turinga.
Ayrıca güvertede bir adet 8 mm'lik makineli silah bulunmaktaydı.Łącznie było 8 karabinów maszynowych na pokładzie.
7 Ocak - İngiliz mühendis Henry Mill daktilo makinesinin patentini aldı.7 stycznia – Henry Mill otrzymał patent na wynalazek maszyny do pisania.
1698 - İngiliz mucit Thomas Savery, ilk buhar makinesinin patentini aldı.1698 – Anglik Thomas Savery opatentował jeden z pierwszych silników parowych.
1718 - Londralı avukat James Puckle, makineli tüfeği icat etti.1718 – Brytyjski prawnik i wynalazca James Puckle opatentował pierwszy karabin maszynowy.
Diğer Rotor makineleri gibi Enigma da Elektro-Mekanik bir sistemdir.Tak jak inne maszyny oparte na rotorach, Enigma jest połączeniem systemów elektrycznego i mechanicznego.
İş Makineleri.Problemy Maszyn Roboczych.
Bir SSH tüneli, bir güvenlik duvarından sanal bir makineye Internet üzerinden güvenli bir yol sağlayabilir.Tunel SSH może zapewnić bezpieczną ścieżkę przez Internet, poprzez zaporę ogniową do maszyny wirtualnej.
Beşinci bölüm tuhaf makineler ve araçlar ile ilgilidir.Piąty rozdział opisuje fantastyczne mechanizmy i wynalazki.
Ayrıca erata çok sayıda PPD-40 ve PPŞ-41 hafif makineli silahları verilmiştir.Wojska były uzbrojone w dużą ilość pistoletów maszynowych PPD-40 i PPSz-41.
1831'de hareket için elektromanyetiği kullanan ilk makineyi yarattı.W 1831 zbudował jedno z pierwszych urządzeń wykorzystujących elektryczność do generowania ruchu.
Makine parçalarının birbirine bağlantısı için de kullanılabilirler.Maszyny można także pakować jedna w drugą.
Surplex GmbH merkezi Düsseldorf’ta bulunan, ikinci el makine alım satımında uzmanlaşmış bir firmadır.Surplex GmbH z siedzibą w Düsseldorfie jest firmą skupiającą się na kupnie i sprzedaży używanych maszyn.
Ağır makineli tüfeği taşımaktadır.Używa ciężkiego karabinu maszynowego.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.Do zrobienia zdjęcia użyto aparatu Hasselblad z obiektywem o ogniskowej 80 mm.
Her pervanenin kendine ait makine dairesi vardı.Każdy wagon posiadał kabinę motorniczego.
Bütün ısı makineleri gibi su içen kuş da bir termodinamik devre üzerinden çalışıyor.Jak każdy silnik cieplny, pijący ptak działa w cyklu termodynamicznym.
Roland TR-808, ilk geliştirilen programlanabilir vurmalı müzik makinelerindendir.Roland TR-808 Rhythm Composer – jeden z pierwszych programowalnych automatów perkusyjnych.
BT-5 alev makinesi takılı - (prototip).BT-5 z miotaczem ognia – kilka prototypów.
PP-19 Bizon, Rus yapımı bir hafif makineli silahtır.ПП-19 Бизон) – rosyjski pistolet maszynowy.
Makineleri bozabilir.Niszczy maszyny.
Makineler istasyon sayısı ile anılırlar.Stacje Liczba stacji w systemie.
Flammenwerfer 35, II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası tarafından kullanılan bir alev makinesidir.Flammenwerfer 35 – niemiecki plecakowy miotacz ognia z okresu II wojny światowej.
Makine Mühendisleri Odası.Ośrodek przemysłu maszynowego.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.W tym czasie rozpoczął też sprzedaż sprzętu laboratoryjnego.
1888 - William Seward Burroughs, ABD'de ilk başarılı toplama çıkarma makinesinin patentini aldı.1888 – Amerykanin William Seward Burroughs otrzymał patent na pierwszy zapisujący wyniki sumator.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Tańsze, sporządzane maszynowo tkaniny mogą zaś zastąpić tradycyjny, barwiony ręcznie jedwab.
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.Translacją adresów logicznych na fizyczne zajmuje się jednostka zarządzania pamięcią.
1807'de Robert Fulton adındaki Amerikalı buharlı makineyi gemilere uyguladı.Już w 1807 roku Amerykanin Robert Fulton skonstruował statek o napędzie parowym.
Şişeler özel mantar makinesiyle kapatılır.Butelki są następnie kapslowane przy pomocy ręcznej kapslownicy.
Makine Çin'de toplandı.Część maszyn przekazano Chinom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod