makbul ile cümle
makbul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pazartesi makbul mü?Is Monday OK?
Onun makbul olduğuna sevindim.I'm glad he's okay.
Biraz borç para verebilirsen çok makbüle geçer.If you can lend some money it will be much appreciated.
Bunu benim için yaparsan çok makbule geçecek.It would be much appreciated if you would do that for me.
Şarabın ve arkadaşın eskisi makbuldür.Old friends and old wine are best.
Şu kanepeyi taşımama yardım edersen çok makbule geçer.I'd be very grateful if you could help me move this sofa.
Yarın bana yardımcı olabilirsen çok makbule geçer.I'd be very grateful if you could help me tomorrow.
Gerçekten de odur duaları kabul eden, özü doğruların dualarını makbul eyleyen.She would intercede on their behalf, asking for mercy from God who would hear her prayer.
Cemaat ile kılınması daha makbuldür.He was much more loyal to me than these people (in the Assembly)."
Bu yalıda 1930’lu yıllardan sonra Mustafa Kemal’in kızkardeşi Makbule Hanım yaşamıştır.There are later windows from 1920 in the south wall of the Lady Chapel.
Bismillahirrahmanirrahim diyen yerde ve gökte makbul olur.Who says Bismillahi r-Rahmani r-Rahim is an accepted one on earth and in the Heavens.
Çok makbule geçer.Much appreciated.
Kim tevbe eder ve faydalı iş yaparsa o, makbul bir kimse olarak Allah'a döner.Whosoever repents and does the right, will have turned back to God by way of repentance;
Şüphe yok ki bu, size bir mükafattır ve çalışmanız, makbuldür."This in truth is your recompense, and acceptance of your endeavours."
İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, Naim cennetindedirler. [25,26; 82,19]Then those who had come to believe and done the right will be in gardens of delight.
Siz ey peygamberler! Helâl ve hoş şeylerden yiyip için, makbul ve güzel işler işleyin!O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
İman edip güzel ve makbul işler yapanlar cennet bahçelerinde ağırlanarak neşelenirler.Those who believed and did the right will be feasted in a rich, well-watered meadow.
İman edip, güzel ve makbul işler yapanlara naim cennetleri vardır.Surely for those who believe and do the right are pleasure gardens.
Böylece Allah, iman edip güzel ve makbul işler yapanları ödüllendirir.In order that He may recompense those who have believed and done the right.
İşte bu, Allah'ın iman edip makbul ve güzel işler yapan kullarına verdiği mutluluk müjdesidir.This is the good news that God gives to His creatures who believe and do good.
İşte dünyada yaptığınız makbul işlerden dolayı vârisi yapıldığınız cennet!This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İman edip makbul ve güzel işler yapanların yüce Rab'leri, kendilerini rahmetine alır.So, those who believed and did good things will be admitted to His favour by their Lord.
İman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, içinden ırmaklar akan cennetler var.Surely for those who believe and do the right are gardens with rivers running by.
Ama iman edip, makbul ve güzel işler yapanlar ise bütün yaratıkların en hayırlı olanlarıdır.But those who believe and do the right are surely the best of created beings,
Ancak her iki halde de sabredip makbul ve güzel işler yapanlar başka!Not so are those who persevere and do righteous works.
Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır.Save those who believe and work righteous Works.
Sizin çaba-harcamanız şükre değer (meşkur: makbul) görülmüştür.Your efforts are well appreciated.”
İman edip makbul ve güzel işler yapanların ise mükâfatlarını tam tamına ödeyecektir.And as for those who believe and do good works, He will give them their rewards in full.
Gayretleriniz makbul oldu.”And their Lord will offer them a pure drink.
Helâl ve hoş şeylerden yiyip için, makbul ve güzel işler işleyin!Partake of the things that are clean, and act righteously.
İman edip makbul ve güzel işler yapanlar ise, İşte onlar da cennetliktir.And those who believe and do good works: such are rightful owners of the Garden.
İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele: Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır.Bear glad tidings to those who believe and do good works.
Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum.” buyurduk.We told him and his people to act righteously.
Kelmendi'nin eşi Makbule iyimser görüşe sahip.Kelmendi's wife, Magbule, is optimistic.
Hem Kosova hem de Arnavutluk bayraklarını taşıyan Makbule, "Bugün çok mutluyum ...Holding flags of both Kosovo and Albania, she said "I am very happy today ...
Kuaför Makbule Kamberi de aynı fikirde.Hairdresser Magbule Kamberi agrees.
Cemaat ile kılınması daha makbuldür.Die Federaufhängung war bei ihnen weicher (mit mehr Durchbiegung) ausgeführt.
Sacit Kral'ın en yakın arkadaşı, Makbule Kral'ın sevgilisidir.Bald darauf wird Amber die Geliebte des Königs.
Birincisi Makbule Akbaş'tı.Zunächst im Tagebaubetrieb.
Yedi sayısı Tanrı'yı simgeleyen genel bir semboldü ve Yahudilikte en makbul sayıydı.Die Ziffer sieben war das generelle Symbol für alles das, was mit Gott zu tun hatte.
Ancak bu sanayi ürünleri doğal olanlar kadar makbul değildir.Dennoch kann ihre Nachahmung nie so gut sein wie die Natur selbst.
"Gördesli Makbule Hanım Yunan".Abriss der griechischen Lautlehre.
Balı pek makbüldür.Son lait est riche.
Parçaların arasına sıkıştırılması makbuldür.Le maintien des particules entre elle.
Kendi yadigâr-ı şebâbım eser-i makbûl-i intihâbım olarak duruyor.Tienne, immuablement tienne doit se réjouir d'être oui mon âme.
Birincisi Makbule Akbaş'tı.La primera es mi bancarrota.
Kendisi ablası Makbule'ye çok önem vermekte ve sık sık kuzeninin kocası Cem'le uğraşmayı çok sevmektedir.Él admira a su hermana mayor Wendy ya veces riñe con John, su hermano mayor.
Bu sırada Makbule Hanım oğlunu babasına bıraktı.Entonces la joven esposa recurre a su padre.
Burhan'ın Makbule'ye ait tapuları görmesiyle, Makbule'nin platonik aşkı karşılık bulur.Por su manera de llevarse con sus amigos, se vuelve el amor platónico de Leonard.
En çok makbul olan gümüş sinilerdir.Es una de las menas de plata más importante.
"Gördesli Makbule Hanım Yunan".Vi presenta la mia signora pallida...
Bu sırada Makbule Hanım oğlunu babasına bıraktı.Quindi il padrone mandò suo figlio.
Bunun en makbul göstergesi imtihan sonucu elde edilen diplomadır.Sembra essere un passaggio un po' impacciato del diploma.
Makbule Hanım eşini 1938 yılında bu evde kaybetti.Eva deve a questa donna il suo successo del 1938.
Biraz borç para verebilirsen çok makbüle geçer.Если бы ты мог одолжить мне денег, я был бы тебе благодарен.
Kar yağıp yerde tutunca yapılması makbuldür.Снег, из которого они сделаны, просто испарится.
Antropomorfizm) 14. Tevbe-i Ye's: Ümitsizlik halinde yapılan tevbe makbuldur.Занимающийся анальным сексом совершает великий грех, за который он должен принести покаяние (таубу).
Makbule Hanım 1956 yılına kadar yaşadı.Трамвай работал до 1956 года.
Bunlar içinde en makbulü, böğürtlensi ya da üzümsü meyvelerin de dahil edilmesidir.Плоды также разнообразные — коробочки, ягоды, либо ореховидные плоды.
"Gördesli Makbule Hanım Yunan".С греческого — «чайка».
İlgili Sayfalar