Ana içeriğe geç
Sözlük

makas ile cümle

makas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1923'te meslektaşlarının genel fikirlerini takip ederek "Makas Krizi" hakkındaki tartışmaya müdahale etti.Em 1923, participa dos debates públicos em torno à Crise das Tesouras.
Taş makası, makas kağıdı, kâğıt da taşı yener.Ornatos e trabalhos em cartão-pedra e papel machê.
Emin Gürsoy: Hicabi Makasçı.Ariovald Franco: De caçador a gourmet.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Jornal da Zoologia 270 Savage, RJG, & Long, MR(1986).
Bu makas kesmiyor.Deze scharen snijden niet.
Kuaför saçı makasla kesiyor.De kapper knipt het haar met een schaar.
Ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir.Smukła twarz jest nieprzenikniona i nieprzystępna.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw wziął ze sobą nawet parę nożyczek do wysuszonej skóry, by szukać szwów.
Çocukların kullandığı makasların uçları köreltilerek kullanan kişiye zarar vermesi engellenmiştir.Bardzo szkodliwe jest zabranianie używania palców do liczenia dzieciom, które tego potrzebują.
Makas geldiğinde adam tırnaklarını kesmeye başlar.När barnet har fötts klipps navelsträngen av.
APM-2 ise ikili makas ayak ile döşenir.LW 2: значне порушення однієї ноги.
Taş makası, makas kağıdı, kâğıt da taşı yener.Buď zvolí kámen, nůžky nebo papír.
Birçok makas türü ve sınıflandırma çeşidi vardır.Existuje mnoho teorií a technik kategorizace.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.Později vystupoval s holí v ruce.
Bu geçişe makaslama etkisi (shearing effect) denir.O tom se teď mluví jako o Hawthornském efektu (Hawthorne effect).
Emin Gürsoy: Hicabi Makasçı.Hír János: Pongor-lyuk.
İlk makas benzeri alet örneklerine Bronz Çağı'nda rastlanır.Az első fémtűk a bronzkorban jelentek meg.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Az Orthis a hasi teknő búbján kilépő nyéllyukkal is rendelkezett.
Astronomi konusunda El-Makasit adlı yapıtı da vardır.Lucretiusról aszteroida van elnevezve.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw jopa etsi kuivatusta nahasta tikkejä saksilla.
En korkunç özelliğide öldürdüğü düşmanlarının başparmaklarını makasla kesmesi.Merkittävimpien surmaamiensa vihollisten pääkallojen kanssa he tekivät näin.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.Kuukautta myöhemmin hän palasi takaisin tyhjin käsin.
Makasını nerede tutuyorsun?Πού κρατάς το ψαλίδι σου;
Makaslarını nereye koyuyorsun?Πού βάζεις τα ψαλίδια σου;
Bölgede oluşan güçlü rüzgar makasından dolayı kasırga zayıf kaldı ve daha fazla şiddetli duruma gelmedi.På grund af kraftige regnskyl i denne udendørskamp forblev niveauet ret beskedent.
Makassar Boğazı ,Endonezya'daki Sulawesi ve Borneo adalarının arasında yer alan boğazdır.Makassarstrædet er sundet mellem de indonesiske øer Sulawesi og Borneo.
Emin Gürsoy: Hicabi Makasçı.Alfred Hitchcock: The Master of Suspense.
1934 yılında göğsünü yedi makas darbesiyle keserek intihar etti.Pada tahun 1592, suaminya menusuk dirinya dengan tujuh luka tusukan.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.Mereka terpaksa kembali dengan tangan hampa.
Atropos fani insan hayatını sağ elindeki ''iğrenilen makasları'' ile sonlandırırdı.Ed yang panik akhirnya memindahkan roh Al ke dalam baju zirah dengan bayaran tangan kanannya.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw thậm chí đã dùng kéo cắt da khô để kiểm tra các vết khâu.
Sıvılar, diğer yandan, makaslama kuvveti bulundurmaz.Nhìn chung, đất không thể chịu được lực kéo.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Chi này gồm các loài: ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).
Bu geçişe makaslama etkisi (shearing effect) denir.これを障壁効果(barrier effect)と呼ぶ。
Makas ile kırkılırsa 1-3 yün düşürür.それが裂けると中から1-3個の種子が顔を出す。
Taş, makası kırarak yener.対抗するトムはレンガを割る。
Mısır gevreği yerken, yanmak isteyerek makasını alıp koşmuştur.全斌既平蜀,欲乘势取云南,以图献。
Makas: Objelerin yerini değiştirir, objeleri döndürür.扭转:包括气动扭转和几何扭转。
Makasçı Kardeşler: Biri sarışın diğeri kızıl saçlı olan iki kardeştirler.他跟托比是家中唯二褐色頭髮的人,其他都是金髮。
Makas ile sağ tıklandığında 5 kırmızı mantar düşürür ve normal ineğe dönüşür.열매는 둥근데 붉은색으로 익고, 껍질이 불규칙하게 갈라지면서 주홍색 씨 5개가 나온다.
APM-2 ise ikili makas ayak ile döşenir.הסטרלה-2 אכן שימש כטיל כתף.
Bunlardan BALCI ve MAKAS aileleri önde gelmektedir...בין העמודים הוצבו סמלי משפחה ואצולה המגולפים שיש.
Biraz sonra elinde bir makasla dönmüş.По-късно се появява с истински чук.
Taş-Kağıt-Makas özünü kullanan oyundaki birimlerin çeşitliliği oyuncuyu değişik stratejiler kurmaya zorluyor.Вече няколко дни с восъчните фигури, изобразяващи играчи на карти, се случват странни неща.
Bunların ikisi de makas şeklinde açılır.Разбира се и двете се подправят със сумак.
Makas dili Yaslanma rayı Makas göbeği Tavşan ayağı KontrrayКопито Ръка Крак Нокът
Makas gibi kapanan güçlü 42 diş vardır.Имат 42 здрави зъба, с които хващат своята плячка.
Burton, 20th Century Fox için Edward Makaseller filmini yönetmeyi kararlaştırdı.Burton je odlučio režirati Edwarda Škarorukog za 20th Century Fox.
Bu nedenle "Sabotör" ABD'nin bazı bölgelerinde bu sahneleri makaslanarak gösterilmiştir.U SAD-u je bilo zabranjeno prikazivanje ovog spota zbog nekih "ljubavnih scena".
Erişim tarihi: 25 Mart 2015. ^ "Atam izindeyizi kim makasladı".Kolieska na anjelovi : alebo V zemi kde zajtra znamená včera.
Ağzının kenarında bir şey var. Senin de var. Taş, kağıt, makas!Не дойде близо до мен!
Ardından bir makas alın kartpostalın uzun kenarında yatay çizgiler kesin아니라고 하면 카드를 반으로 접고 가위로 이렇게 자르세요.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.En fait, je n'avais même pas une paire de ciseaux ordinaires.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.Ich hatte noch nicht einmal eine normale Schere.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.Ik had niet eens een gewone schaar.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.Jeg havde faktisk ikke en almindelig saks.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.제대로 된 좋은 가위 하나도 없었죠.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.N-aveam nici măcar o foarfecă obișnuită.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.Nem sequer tinha uma tesoura vulgar.
Aslında standart bir makasım bile yoktu.Nie miałem nawet porządnych nożyczek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod