Ana içeriğe geç
Sözlük

makaleyi ile cümle

makaleyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.서더랜드가 저에게 기사를 찾았다고 이야기하며 "바로 이거야."라고 말했습니다.
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Na het lezen van dit artikel, zei Sutherland: "Dat is het."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Nghe Sutherland, chúng tôi đọc bài báo, và thốt lên: "Tìm ra rồi!.
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Seperti yang dikatakan Sutherland pada saya, kami menemukan artikel itu, dan berkata, "Ini dia."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik."To było to" powiedział mi Sutherland. "To było to" powiedział mi Sutherland.
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Wie Sutherland mir erzählte, las er den Artikel und sagte "Das ist es."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Όπως μου είπε ο Σάδερλαντ βρήκαμε αυτό το άρθρο, και είπαμε: "Αυτό είναι".
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Как мне говорил Сазерленд: "Мы нашли эту статью и сказали: "Вот оно".
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Съдърланд каза, че разбрали идеята в статията и казал: "това е то."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.Як розповів мені Сазерленд, він прочитав цю статтю і сказав: "Це воно".
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.כפי שסתרלנד סיפר לי, הוא הגיע למאמר הזה, ואמר, "זהו זה."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.كما أخبرني "سثرلاند"، وصلنا إلى تلك المادة، وقال، "هذا كل ما في الأمر."
Sutherland'ın bana söylediği gibi, bu makaleyi anladık ve 'İşte budur' dedik.その論文に出くわした時 サザーランドは 「これだ!」と思ったそうです サザーランドの方式では 会社は2年もかかるような
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Até lerem, como eu li, um anúncio no Los Angeles Times:
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Cho đến khi bạn đọc một quảng cáo trên tờ Thời báo Los Angeles, như tôi đây.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Dopóki nie przeczytasz, reklamy w Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Fino a che non leggi, come mi è capitato, in un annucnio sul Los Angeles Times
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Hasta que lees, como yo leí, un anuncio en Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Jusqu'à ce que vous lisiez, comme je l'ai fait, une pub dans le Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Lige indtil man læser, som jeg gjorde, en reklame i the Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.저처럼 Los Angeles Times의 이 광고를 보기 전까지는 말이죠.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Până când citești - ca mine - o reclamă în Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Tills du läser, som jag gjorde, en annons i Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Totdat je de volgende advertentie leest in de L.A. Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer."Weißmüll-Presse" (Gelächter)
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Μέχρι να διαβάσεις, όπως εγώ, μια διαφήμιση στους Λος Άντζελες Τάιμς.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Докато прочетеш, като мен, една реклама в "Лос Анджелис таймс".
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Но это только до тех пор, пока вы не прочитаете в Los Angeles Times:
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.עד שאתה קורא, כפי שאני עשיתי, מודעה בלוס אנג'לס טיימס.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.حتى تقرأ، كما قرأت، إعلاناً في صحيفة لوس انجلوس.
Tamam, bu makaleyi yazarken üzerine zaman harcamadınız da, değil.하지만 지금은 언제고 그러한 활동을 하며 보내는 것은 아닙니다
Tamam, bu makaleyi yazarken üzerine zaman harcamadınız da, değil.בפיתוחם. אולם אין זה נכון שלא השעקתם כל זמן בכך.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.Daarin vond je elke ontdekte studie over publicatiebias terug.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.Hier ist jede einzelne Studie über Publikationsbias erfasst, die sie finden konnten.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.출판 편향에 입각한 모든 연구들을 찾아내는 작업이었습니다.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.Siinä tutkittiin kaikkia julkaisuharhaa käsitteleviä tutkimuksia, jotka löydettiin.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.To wpływa na każdy dział medycyny.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.שלקחה כל מחקר ומחקר על הטיית הפרסום שיכלה לאתר.
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.أحاط ذلك كل دراسة على حدة حول التحيز في النشر كانوا قد تمكنوا من ايجادها
Yazarlar, bulabildikleri taraflı yayın ile ilgili her makaleyi birleştirerek analiz etmişler.取扱ったものです 公開バイアスは医学のあらゆる領域に影響しています
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod