mahvolmuş ile cümle

mahvolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.et par conséquent aussi ceux qui sont morts en Christ sont perdus.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Itu berarti pula bahwa orang-orang Kristen yang sudah meninggal, juga tidak mempunyai harapan
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Ja silloinhan Kristuksessa nukkuneetkin olisivat kadotetut.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.또한 그리스도 안에서 잠자는 자도 망하였으리니
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Logo, também os que dormiram em Cristo estão perdidos.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Potemtakem so tudi ti, ki so v Kristusu zaspali, izgubljeni.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.şi prin urmare şi cei ce au adormit în Hristos, sînt pierduţi.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.So sind auch die, so in Christo entschlafen sind, verloren.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Vậy , những kẻ ngủ trong Ðấng_Christ cũng phải hư mất đời_đời .
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Vậy, những kẻ ngủ trong Ðấng Christ cũng phải hư mất đời đời.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Zatem i ci poginęli, którzy zasnęli w Chrystusie.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Αρα και οι κοιμηθεντες εν Χριστω απωλεσθησαν.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.И смъртта, най-последен враг, и тя ще бъде унищожена,
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Поэтому и умершие во Христе погибли.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.Тоді й померші в Христї погибли.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.אזי גם אשר ישנו במשיח אבד אבדו׃
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.اذا الذين رقدوا في المسيح ايضا هلكوا.
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.就 是 在 基 督 裡 睡 了 的 人 也 滅 亡 了
Buna göre Mesihe ait olarak ölmüş olanlar da mahvolmuşlardır.就是 在 基督裡 睡 了 的 人 也 滅亡了
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Ahí está mi Halcón esculpido en Sculpey, un poco gastado porque lo tuve que sacar del molde.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Aici e Şoimul din plastilină parţial distrus pentru că a trebuit să îl scot din matriţă.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.C'è il mio, in qualche modo rovinato, Falcone di Scupley, perché ho dovuto tirarlo fuori dalla forma.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Có bản hơi bị hỏng chim ưng Schulpey, vì tôi lấy nó ra khỏi khuôn đúc.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Daar is mijn ietwat gedeukte valk van klei. Ik moest hem uit de mal halen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Dann mein Falke aus Sculpey-Modelliermasse, leicht lädiert, weil ich ihn wieder aus der Form kriegen musste.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Där är min hyfsat förstörda lerfalk, eftersom jag var tvungen att få ut den ur formen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Her er min beskadigede polyler-Falk, idet jeg skulle have den ud af støbeformen igen.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Itt a kissé tönkrement agyag Sólyom, amit ki kellett szednem az öntőformából.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.여기 약간은 망쳐진 점토로된 매가 있습니다. 이걸 주형에서 빼내야 했기에, 여기 최초의 주물이 있습니다.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Lalu itu burung dari Sculpey yang agak rusak, karena saya harus mengeluarkannya dari cetakan.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Następnie Sokół z gliny, nieco zniszczony, bo wyciągany z formy.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Siellä on minun jokseenkin pilattu vahahaukkani, koska minun piti saada se ulos muotista.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Tam je moj nekoliko uničen glineni sokol, saj sem ga moral dobiti nazaj ven iz modela.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Temos o meu Falcão feito de Sculpey, meio estragado — tive de o tirar do molde.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Voici mon Faucon en Sculpey, abîmé parce-que j'ai dû le sortir du moule.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Εκεί είναι το κάπως χαλασμένο Γεράκι μου από Sculpey, επειδή έπρεπε να το βγάλω έξω από το καλούπι.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Слідом мій трохи зруйнований Сокіл з полімерної глини, тому що мені треба було його витягти з форми.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Това е моят донякъде съсипан сокол от "Скълпи", защото трябваше да си го взема обратно от калъпа.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.Это мой чуть сломанный сокол из глины, потому что пришлось доставать его из формы.
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.אחריו יש את העתק סקאלפי שנהרס. בגלל שהייתי צריך להוציא אותו מהתבנית. אחריו היציקה הראשונה שלי,
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.ويوجد الصقر خاصتي الذي نحت بطريقة ما لأنه توجب علي إسترجاعه من القالب. يوجد أول قوالبي،
Burada bir şekilde mahvolmuş olan Sculpey Şahinim, çünkü kalıptan çıkarmak zorunda kaldım.型から取り出してあったんですよ その隣は樹脂で作ったもの さらに隣が自作の完全なレプリカ そして一番右がブロンズ像です
Bu son derece mahvolmuş bir parti.Avrete notato questi occhiali galleggianti, indovinate, sono chiamati "Waves"
Bu son derece mahvolmuş bir parti.Das ist eine extrem durcheinander geratene Party
Bu son derece mahvolmuş bir parti.les piercings d'Amanda
Bu son derece mahvolmuş bir parti.Це занадто зіпсута вечірка.
Bu son derece mahvolmuş bir parti.זו מסיבה מבולגנת לחלוטין
Çoktan mahvolmuş habitatlarda,이미 서식처가 손상된
Çoktan mahvolmuş habitatlarda,אז בסביבות שכבר ניזוקו,
Çoktan mahvolmuş habitatlarda,لذا ففي الأراضي التي دُمّرت فيها بالفعل،
Çoktan mahvolmuş habitatlarda,あるいはいくつかの国の地雷埋設地のような既にダメージを受けている生息地においては
Dur, dur, dur. Ben mahvolmuş bir rugby oyuncusuyum, O sosis jokeyi.- Zadrž, zadrž, zadrž. já jsem výkonnej hráè rugby, ona jezdí na koníèkovi za trochu piva
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Không phải vậy, Sangmin giống như anh trai của mình vậy.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin csak, mint egy nagy testvér, mivel kicsik voltunk.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin é como um irmão mais velho desde que era pequeno.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin e doar ca un frate mai mare, de când am fost mic.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin er ligesom en storebror, da vi var lidt.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin ist wie ein großer Bruder, seit wir klein waren.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin jest jak starszy brat, ponieważ byliśmy trochę.
Hey... Kocan çok sevimli birisi. O mahvolmuş hakkında konuşmayı bırak.Sangmin on kuin isoveli, koska olimme vähän.

İlgili Sayfalar