mahkemeye ile cümle
mahkemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu insanların çıkarına değil onlar mahkemeye çalışırken onların zaman harcamak, gazeteciler bunu anlamak.Não é do interesse das pessoas que eles investem o tempo a cortejar, que os Jornalistas o entendam.
Bu insanlar, polis kurşunlarının kurbanları. Ve kurbanlar mahkemeye, suçlu olarak götürülmez.Es handelt sich um Opfer von Polizeikugeln und Opfer bringt man nicht als Kriminelle vor Gericht.
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Ki a fene adná beleegyezését egy ilyen dolog nyilvánosságra hozásához?
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Qui pourrait prévoir ce genre d'épreuve ?
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.Ποιος στον κόσμο θα έδινε έγκριση για να αποκαλυφθούν τέτοιες πληροφορίες;
- Bu konuda şikayet ederlerse ya da sorun çıkarırlarsa... ...o zaman mahkemeye çıkıp ödeşiriz.من في هذا العالم قد يعطي موافقته لكشف شيء كهذا؟
Bu sırada sorumlu bulunması "gereken" Sağlık Bakanlığı bir üst mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor.Das angeklagte und als schuldig befundene Gesundheitsministerium kündigte an, in Berufung zu gehen.
Bu sırada sorumlu bulunması "gereken" Sağlık Bakanlığı bir üst mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor.Mientras tanto, el Ministerio de Salud, que fue declarado responsable, pretende presentar una apelación.
Bu sırada sorumlu bulunması "gereken" Sağlık Bakanlığı bir üst mahkemeye başvurmaya hazırlanıyor.Тем временем, министр здравоохранения, признанный виновным, намерен подать апелляцию .
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Kun rikosasia siirtyy oikeuteen, pidetään käräjäoikeudessa oikeudenkäynti.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.När brottmålet övergår till domstolen, hålls en rättegång i tingsrätten.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Si el asunto penal llega a tratarse judicialmente, el juzgado de primera instancia celebrará un juicio.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.Une fois l'affaire pénale transférée, un procès aura lieu au tribunal d'instance.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.После передачи дела в суд в окружном суде проводится судебное разбирательство.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.عندما تتحول القضية الجنائية إلى القضاء، يتم عقد جلسة تداول قضائي بشأن القضية في المحكمة الابتدائية.
Ceza davası mahkemeye devredildiğinde, yerel mahkemede davaya bakılır.案件转至法院后,地方法院会开庭审判。法院会传唤被害人、犯罪嫌疑人和证人出庭。被传唤人员必须出庭。一些刑事案件也可通过书面程序审判,无需相关人员出庭。
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Hoci to nie je nič vážne, budeme to sledovať, aby sa to nezvrhlo na obrovskú žalobu.")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("별거 아니긴 한데 좀 지켜보죠. 혹시 나중에 소송으로 번질수도 있으니까요")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("meski kelihatannya tidak serius, mari kita pantau terus supaya tidak jadi bahan tuntutan malpraktek.")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("No es nada serio, pero estemos pendientes para que no se convierta en una demanda".)
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Noha semmi komoly, menjünk biztosra, nehogy egy hatalmas polgári perben végződjön.")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Pomimo że to nic poważnego, będziemy mieć na to oko, aby nie przekształciło się to w proces sądowy")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")["Παρόλο που δεν είναι σοβαρό, ας το προσέξουμε ώστε να μην καταλήξει σε μήνυση"]
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Въпреки че не е нищо сериозно, нека го наглеждаме, за да се уверим, че няма да се превърне в съдебно дело.")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Хотя здесь нет ничего серьёзного, давайте последим за этим, чтобы избежать больших судебных исков")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("Хоча тут нема про що турбуватися, давайте перевіримо діагноз знову, щоб це не вилилося в позов проти нас".)
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")[זה לא רציני, אך נמשיך לשים עין כדי שזה לא יגרור תביעה משפטית]
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")("وعلى الرغم من أن الأمر ليس خطيرًا، يجب أن نراقبه للتأكد من أنه لن يتحول إلى إحدى القضايا الكبرى.")
("Ciddi bir durumunuz yok; ama yine de mahkemeye kadar gitmemesi için takip edelim.")同様にビジネスでも見られます
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.La mediación puede ser beneficiosa muchas veces, ya que permite llegar a acuerdos sin necesidad de juicio.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.Les négociations sont souvent utiles pour régler des affaires sans les mener à la justice.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.Medling kan ofta vara nyttig och hjälpa er att komma överens i olika frågor utan rättegång.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.Sovittelusta voi olla usein hyötyä, niin että asioista pystytään sopimaan ilman oikeudenkäyntiä.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.Данная процедура может быть полезной для того, чтобы прийти к согласию без судебного производства.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.غالباً ما تكون التسوية مفيدة، بحيث يكون من الممكن الإتفاق على الأمور بدون تداولاً قضائياً.
Çoğu kez arabuluculukta mahkemeye gitmeden anlaşmaya varılabilmesi için yarar vardır.当您想离婚并需要得到离婚协商的帮助,可申请家庭事务协调服务(perheasioiden sovittelu)。
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.5 分でかたがつきます それだけ
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.A tyúkperes esetedet ejtik [ha méltánytalan a követelésed], kötelezettség vagy perújrafelvétel nélkül.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Bez mihnutia oka zmetené zo stola alebo vrátené miestnemu súdu.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caso chiuso, senza danni e senza appello.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caso terminado sin prejuicio o remitido a la corte de reclamos pequeños.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Caz anulat fără despăgubiri sau trimitere către curtea cazurilor mărunte.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Klageabweisung ohne Sachentscheidung und Wiedervorlage in Bagatellgerichten.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.소액사건법원에서 침해나 재심없이 케이스가 기각되는데는
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.L'affaire doit pouvoir être rejetée sans préjudice ou reclassée auprès de la cour des petites créances.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Případ odmítnut bez zaujatosti, nebo vrácen k okresnímu soudu.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Sprawa oddalona, bez prawa do odwołania.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Vụ thưa kiện bị bãi bỏ mà không gây thiệt hại hay tái gửi hồ sơ tại tòa án địa phương.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Zaak zonder voorbehoud afgewezen, of indienen in de kleine rechtbank.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Η υπόθεση απορρίπτεται χωρίς επιφύλαξη ή δικαίωμα προσφυγής σε χαμηλόβαθμο δικαστήριο.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Иск отклонен без ограничений с возможным перенаправлением в суд мелких тяжб.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.Случаят е отхвърлен без предразсъдъци или преобразуване в съда за малки искове.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.התיק יסולק מבלי לפגוע בזכויות, או יוגש מחדש בביהמ"ש לתביעות קטנות.
Dava usul eksikliginden reddedilir ya da alt mahkemeye gider.لقد رفضت حينها القضية دون اي استرداد للحق ولا حتى للمطلب الصغير
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.A ke své hrůze jsem zjistil, že jsem ho nejen napsal, ale i odeslal k soudu.
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.E con orrore ho scoperto che non solo l'avevo scritta ma l'avevo mandata in tribunale.
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.Et à ma grande horreur, non seulement je l'avais écrite, mais je l'avais envoyée à la cour.
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.썼을 뿐만 아니라 실지로 법정으로 보냈다는 것을 깨달고 깜짝 놀랐었죠.
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.Legnagyobb borzalmamra nem csak megírtam, hanem el is küldtem a bíróságra.
Dehşet verici olarak, sadece yazmakla kalmamış, mahkemeye de göndermiştim.Nie tylko go napisałem, ale i wysłałem do sądu.
İlgili Sayfalar