mahkûmlar ile cümle

mahkûmlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Allora si occupava dei diritti dei prigionieri politici nelle carceri italiane.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Damals beschäftigte er sich mit den Rechten politischer Gefangener in italienischen Gefängnissen.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.En ese entonces él protegía los derechos de prisioneros políticos detenidos en cárceles italianas.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Han holdte han øje med rettighederne for politiske fangere i italienske fængsler.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Il s'occupait alors des droits des prisonniers politiques dans les prisons italiennes.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.그 당시 그는 이탈리아 교도소에서 정치범의 권리를 조사하고 있었죠.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.La momentul respectiv el se ocupa de respectarea drepturilor prizonierilor politici din închisorile italiene.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Tehdy se zabýval právy politických vězňů v italských věznicích.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Zajmował się wówczas prawami więźniów politycznych we włoskich więzieniach.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Zaoberal sa vtedy právami politických väzňov v talianskych väzniciach.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.Εκείνη την εποχή ασχολούνταν με τα δικαιώματα πολιτικών κρατουμένων στις Ιταλικές φυλακές.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.В то время он занимался правами политических заключенных в Итальянских тюрьмах.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.В той час він займався правами політичних увязнених в італійських тюрмах.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.По това време той се грижеше за правата на политическите затворници в италианските затвори.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.באותה העת הוא עסק בדאגה לזכויות של אסירים פוליטיים בבתי כלא איטלקיים.
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.في ذلك الوقت كان يبحث في حقوق المساجين السياسيين في السجون الإيطالية .
O sırada, İtalya'da cezaevlerindeki siyasi mahkumların haklarını araştırıyordu.政治犯の権利を擁護していて 彼は私に 赤い旅団にインタビューしないかと言いました
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.르완다에서는, 형무소에서 쓰이는 75%의 취사 연료를 재소자들의 장으로부터 얻습니다.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Di Rwanda, kini 75 persen bahan bakar untuk memasak di penjara mereka berasal dari kotoran para tahanan.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Obecnie w Ruandzie 75% paliwa do gotowania w ich systemie więziennictwa pochodzi z zawartości jelit więźniów.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Ve Rwandě teď obstarávají 75 procent vaření ve vězeních z obsahu střev svých vězňů.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.В Руанде теперь 75% горючего для готовки в тюрьмах получают из содержимого желудков заключённых.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.ברואנדה משיגים היום 75% מדלק הבישול שלהם במערכת בתי הסוהר מתכולת מעיהם של האסירים.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.في رواندا، أنهم يحصلون الآن على 75 في المئة على وقود الطبخ في نظام السجون من محتويات أمعاء السجناء.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.刑務所の調理用燃料の 75パーセントに 囚人たちの排せつ物が 使用されています ブタレの刑務所には 多くの囚人が収容されています
Sağlıklı çocuklar hasta oldu. Faal olanlar, pasifleştiler, zombileşmiş mahkumlara dönüştüler.Активните се превърнали в пасивни и хипнотизирани затворници.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Después me agarraba del meñique, porque lo que quería hacer diariamente era hacer visitas.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.E ele agarrava o meu dedo mindinho, porque o que ele queria todos os dias, era fazer uma visita.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Et il attrapait mon petit doigt, parce que ce qu'il voulait faire chaque jour c'était aller en visite.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Hij pakte mijn pink, want hij wilde elke dag op bezoek gaan.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.I łapał mnie za mały palec, bo chciał odwiedzać kogoś każdego dnia.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.In zagrabil je moj mezinec, ker je vsak dan hotel iti na obisk.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.그리고 그는 나의 새깨 손가락을 잡습니다, 왜냐하면 그가 매일 하기를 원했던것은 가서 방문하는것 이었기 때문입니다
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Lalu dia menggenggam jari kelingking saya karena yang dia inginkan setiap hari adalah pergi berkunjung.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Megragadta ilyenkor a kisujjam, mert mindig azt akarta, hogy menjünk látogatóba.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Og han ville gribe min lillefinger, fordi det, han ville gøre hver dag, er, han ville gå på besøg.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Poi mi prendeva il mignolo, perché ogni giorno lui voleva andare a far visita [ai carcerati].
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Şi mă apuca de degetul mic pentru că în fiecare zi vroia să meargă în vizită.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Und er würde meinen kleinen Finger packen, denn was er jeden Tag tun wollte, war Besuche zu machen.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Và cậu ta chộp lấy ngón út của tôi, bởi vì những gì cậu ta muốn làm hàng ngày là cậu ta được đi thăm.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.И той сграбчваше кутрето ми, защото това, което искаше да прави всеки ден бе да ходи на посещения.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.І він хапав мій мізинець, бо він хотів ходити на відвідини кожного дня .
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.Он хватал меня за мизинец потому что он хотел каждый день ходить в гости.
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.אוחז את הזרת שלי,מפני שמה שהוא רצה לעשות כל יום זה לבקר
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.الخنصر، لأنه اراد زيارة جميع السجناء بصورة يومية
Serçe parmağımı tuttu çünkü diğer mahkumları ziyaret etmek istiyordu.他の囚人たちのところへ行きたがっていたのです 毎日 全員を訪れるということは
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.(101:21) чтобы услышать стон узников, разрешить сынов смерти,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.(102:21) Pour écouter les gémissements des captifs, Pour délivrer ceux qui vont périr,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.att han har blickat ned från sin heliga höjd, att HERREN har skådat från himmelen ned till jorden,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.ca să audă gemetele prinşilor de război, si să izbăvească pe cei ce sînt pe moarte;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Ðặng nghe tiếng rên siết của kẻ bị tù, Và giải phóng cho người bị định phải chết;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Ðặng nghe tiếng rên_siết của kẻ bị tù , Và giải_phóng cho người bị định phải chết ;
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.daß er das Seufzen des Gefangenen höre und losmache die Kinder des Todes,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.da usliši jetnikov zdihovanje, da oprosti nje, ki so izročeni smrti,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.että hän katseli pyhästä korkeudestaan, että Herra katsoi taivaasta maahan,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.for at høre de fangnes Stønnen og give de dødsdømte Frihed,
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.For han har sett ned fra sin hellige høide, Herren har fra himmelen skuet til jorden
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Il Signore si è affacciato dall'alto del suo santuario, dal cielo ha guardato la terra
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.이는 갇힌자의 탄식을 들으시며 죽이기로 정한 자를 해방하사
Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.Mert alátekintett az õ szentségének magaslatáról; a mennyekbõl a földre nézett le az Úr.

İlgili Sayfalar