Bu varlık; bilgelik, demircilik, madencilik ve zanaatkarlık ile çeşitli şekillerde ilişkilidir.The entity is variously associated with wisdom, smithing, mining, and crafting.
Madencilik kariyerini asla tamamen matematiğe bırakmadı.He never fully abandoned his mining career to mathematics.
İsveç'teki madencilik ve çelik üretimi üzerinde büyük etkisi olmuştur.He had a great influence on mining and the steel production in Sweden.
Madencilik ve metalurji alanındaki çalışmaları İsveç endüstrisini büyük oranda etkilemiştir.His research on mining and metallurgy had a big influence on the Swedish industry.
Tarihsel olarak buradaki en önemli ekonomik faaliyetler madencilik ve tarım olmuştur.Historically, the most important economic activities here have been mining and agriculture.
İmalat, inşaat ve madencilik nüfusun %28,1'ini istihdam etmektedir. [1]Manufacturing, construction and mining employ 28.1% of the population.[1]
Onun görüşü, madencilik hisselerinin yükselişi ve düşüşü için bir barometre olabilir.His opinion could be a barometer for the rise and fall of mining shares.
Madencilik: Kireç, kum yataklarının yanı sıra taş ocaklarının kullanımı vardır.Mining: there are deposits of lime, sand as well as use of quarries.
Ayrıca Antarktika'da madencilik ve maden aramalarına 50 yıl süreyle (1991-2041) yasak getiriyor.[1]It also places a ban on mining and mineral exploration in Antarctica for 50 years (1991–2041).[1]
1926'da Leningrad Madencilik Enstitüsü'nden mezun oldu.In 1926 he graduated from the Leningrad Mining Institute.
Bir madencilik felaketi, beş veya daha fazla ölümün gerçekleştiği maden kazalarıdır.[1]A mining disaster is an incident where there are five or more fatalities.[1]
Günümüzde Zambiya genelinde 37.000 kişi madencilik sektöründe çalışmaktadır.In der Bergbauindustrie Sambias sind zurzeit etwa 37.000 Menschen beschäftigt.
Madencilik çok gelişmiştir.Der Bergbau entwickelte sich.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Mannschatz legte 1947 das Abitur ab.
Soma da bulunanların büyük bir kısmı madencilik yapmaktadır.Ils trouvèrent d'ailleurs si peu d'or que la plupart repartirent.
Madencilik önemli sayılmaz.L'industrie minière est peu importante.
Ülkede çalışanların yaklaşık üçte biri imalat, madencilik ve inşaat sektörlerinde istihdam olmaktadır.Près d'un tiers de son œuvre est consacrée aux jardins et au paysage.
Kırmızı tebeşir işletimi, insanlığın ilk teşebbüs ettiği madencilik dallarından biriydi.L'agriculture itinérante est une des premières formes d'agriculture à avoir été pratiquée par les humains.
Ayrıca köyün bazı kısımlarında pomza çıkarılarak madencilik yapılmaktadır.On sent encore dans ces miniatures un style provincial.
Bunun üzerine 1880'de De Beers Mining Company, yani De Beers Madencilik Şirketi'ni kurdu.En 1880, ils deviennent riches et, avec d'autres, fondent la compagnie minière De Beers.
Madencilik silikozis sebep oluyor.La poussière est cause de silicose.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.La province abritait des mines d'or, très peu nombreuses au Japon.
8 Aralık 1992'de son maden ateşlendi ve tüm ticari madencilik sona erdi.El 8 de diciembre de 1992, se oyó la última explosión en la mina y cesó toda actividad comercial minera.
Madencilikte cevher üzeri örtü tabakayı almak için kullanılmaktadır.El mineral se usa para comprar barriles.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.El sector minero es pequeño en Etiopía.
Cüceler Orta Dünya'nın dağlarında madencilik yaptılar ve değerli metalleri çıkarıp işlediler.Son enanos oscuros que vivían en las profundidades de la tierra y se dedicaban a la extracción de metales.
Freiberg Madencilik Akademisi Teknik Üniversitesi.Portal de Freiberg Universidad Técnica de Freiberg
Ayrıca diğer ekonomi unsurlardan, madencilik köyün önemli getiri kaynaklarındandır.Por otro lado también perdieron otra fuente de ingresos muy importante para muchas familias: las minas de sal.
Ülkede genel olarak gelişmişliğin düşük oluşu, tüm bu madencilik çalışmalarına engel olmaktadır.De repente, al núcleo pequeño del festival nos cuesta trabajo desprendernos de toda esa dinámica.
Anglo American plc, Birleşik Krallık ve Güney Afrika merkezli bir madencilik şirketidir.Anglo American plc es una compañía minera global con sede en Londres, Reino Unido.
Bunun yanında az miktarda madencilikte yapılmaktadır.Tale uso è però minoritario.
Günümüzde Novosibirsk , otomotiv ve madencilik endüstrisi açısından çok büyük bir merkezdir.Novosibirsk è un importante centro di industrie automobilistiche e metallurgiche.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.La città accoglie nel 1701 la prima accademia filarmonica del Paese.
Malzemeleri temin etmek için Mining (Madencilik) mesleğinin de alınması tavsiye edilir.Для обеспечения возможности перепрошивки для хранения микропрограмм применяется флэш-память (EEPROM).
Madende üretim madencilik şeklindedir.Добыча руды производится шахтным способом.
Tavium hakkında bilinen az sayıda şeyden biri, kentte madencilikle uğraşıldığıdır.Один из немногих памятников в Минске, посвящённых детям. kudago.
Bölgede maden kaynaklarından (özellikle kurşun) dolayı madencilik sektörü gelişti.Город процветал из-за больших минеральных (особенно угольных) месторождений в близлежащих горах.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.في عام 1762، تم تأسيس أول أكاديمية التعدين في العالم في نفس المدينة هناك.
Ankara, Türkiye'nin madencilik potansiyeli fazla olan illerindendir.أنقرة من المحافطات التي ترتفع فيها إمكانية التعدين في تركيا.
Madencilik ilin sanayisinin gelişmesinde ve yıllar içinde ihracatın artışında önemli bir yere sahiptir.وتحتل مكانة مهمة في تطوير صناعة التعدين في المدينة وزيادة في الصادرات على مدى السنوات.
Soma da bulunanların büyük bir kısmı madencilik yapmaktadır.A maioria dos machos, porém, é menor do que qualquer outro vertebrado conhecido.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.A produção mineradora do Japão tem sido mínima e o país possui poucos depósitos de minas.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.A questão da violência e do trabalho infantil também foi abordada ao longo do programa.
Makine ve metal işleri endüstride baskınken, madencilik de belirgin bir hâle gelmiştir.Usinagem e metal são as indústrias dominantes, a mineração também se tornou mais proeminente.
Madencilik ekipmanları üretiminde yedi önde gelen uluslararası şirketlerinden biridir.Foi uma organização guarda-chuva unindo 17 de organizações de mulheres.
Bunun üzerine 1880'de De Beers Mining Company, yani De Beers Madencilik Şirketi'ni kurdu.Em Abril de 1880, associado a Rudd, fundou a De Beers Mining Company, um investimento de 200 000 libras.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Existe pouca indústria dentro Eti-Osa.
Madencilik çok gelişmiştir.De trochanter minor is goed ontwikkeld.
Madencilikte de altın ve gümüş liç proseslerinde kullanılmaktadır.Ook voor de miniaturen werd gebruikgemaakt van goud- en zilverinkt.
Madencilik çok gelişmiştir.Górnictwo bardzo się rozwinęło.
Daha önce önemli bir kireç taşı madencilik şehri iken, Kielce şimdi bir ticaret merkezidir.W przeszłości ważny ośrodek górnictwa cynowego, obecnie miasto jest dużym centrum handlowym.
1935 yılında madencilik hakkında geniş eğitimler aldı.W 1935 powrócił na studia górnicze.
2010 yılında son verilen madencilik faaliyetleri sonrasında bölge rehabilite edilmiştir.Zamknięta w 2000 roku kopalnia ma szansę na ponowną eksploatację.
1961e kadar küçük bir madencilik kasabası idi.Do 1961 r. samodzielne dolnołużyckie miasto.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Säterbo landskommun inkorporerades 1947 i Arboga stad.
Jean Casimir-Perier siyaseti tamamen terk edip kendisini iş hayatına, özellikle de madencilik dalına adadı.Casimir-Perier övergav därefter helt politiken, och ägnade sig åt affärsverksamhet.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.Även senare sammanfattningar av lag och praxis gjordes.
Madencilik kasabasında peder olan Grigori biraz kaçık bir tiptir.Terrängen på Pulau Anak Krakatau är lite kuperad.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.År 1762 invigdes stadens första teater.
ANFO terimi madencilikte genel olarak katı amonyum nitrat ve No 2 fuel oil (kalorifer yakıtı).Ammoniumnitrat blandas ut med ett par procent brännolja till sk ANFO (Ammonium Nitrate Fuel Oil).