Memaliaj 1946 yılında bölgede madencilik faaliyeti desteklemek amacıyla kurulmuştur.Bolo založené v roku 1946 pre banícke aktivity v okolí.
Duruşmada madenci yakınları sanıkların duruşmaya getirilmemesine tepki gösterdi.V prípravnom konaní svedčila v neprospech odsúdených.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.Až v tomto období došlo k postupnému zjednocovaniu právnej úpravy a ku kodifikácii pracovného práva.
Madencilik çok gelişmiştir.Ťažobný priemysel nie je veľmi vyvinutý.
Bakır, altın gibi metallerin madenciliği başka bir deniz kirliliği kaynağıdır.Celinsko rudarjenje za baker, zlato itd, je še en vir onesnaževanja morja.
Ada ekonomisi hemen hemen tümüyle fosfat madenciliğne dayanır.Gospodarstvo v Nauru je bilo kasneje v celoti odvisno od fosfatov.
18. yüzyılda kömür madenciliği birden gelişti.Rudarski kraj Senovo se je v 20. stoletju naglo razvijal.
Bu sektöre tarım, ormancılık, balıkçılık ve madenciliği içerir.Mednje sodijo kmetijske površine, gozdovi, ribolovna območja in zemljišča namenjena infrastrukturi.
Madencilik şirketi Norilsk Nickel, Norilsk bölgesinde başlıca işverendir.Pagrindinė darbdavė Norilsko rajone yra „Norilsk Nickel“ kasybos kompanija.
Dünya molibden madenciliğinin yaklaşık yarısı ABD'de (Phelps Dodge Corporation) yapılmaktadır.Šią kasyklą valdo tarptautinė korporacija „Phelps Dodge“.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Kiti dalyviai grįžo į Saltos miestą.
Millî Madencilik Müzesi Zimbabve'nin ünlü madencilik mirasının sergilendiği müzedir.Jame yra įkurtas Nacionalinis Zimbabvės kalnakasybos muziejus.
13 Ekim - Şili'de göçükte mahsur kalan 33 madenci kurtarıldı.Spalio 13 d. – Čilėje išlaisvinti 33 kalnakasiai, kurie 69 dienas prabuvo įklainti po žeme.
Ülkede çalışanların yaklaşık üçte biri imalat, madencilik ve inşaat sektörlerinde istihdam olmaktadır.Beveik trečdalis užimtų gyventojų dirba pramonėje ir statybose.
Madenci, maden ocaklarında çalışan işçi.Našlaitis berniukas, padedantis kalnakasiams.
Verimli madencilik.Kęstutis Žemaitis.
1983'te Antarktik Antlaşma'nın tarafları Antarktika'da madenciliği konuşmaya ve tartışmaya başladılar.1983. aastal alustasid Antarktika lepingu osapooled läbirääkimisi maavarade kaevandamise reguleerimiseks.
Madencilik şirketi Norilsk Nickel, Norilsk bölgesinde başlıca işverendir.Norilski Nikel on Norilski linna suurim tööandja.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Ettevõtte peakorter asub Salt Lake Citys.
Demircilerin ve madencilerin de tanrısıdır.Ka loomad ja puud on jumalustatud.
Tantal ayrıca kalay madenciliğinin ve ergitmesinin yan ürünü olarak Tayland ve Malezya'da da üretilmektedir.Arapaimat on sportliku kalapüügi otstarbel introdutseeritud ka Tais ja Malaisias.
Madenci, maden ocaklarında çalışan işçi.Kaevur on inimene, kes kaevandab maavarasid, kaevanduses töötav mäetööline.
Vale S.A., Brezilya merkezli bir metal ve madencilik şirketidir.Vale S.A. on Brasiilia päritolu mäendusettevõte.
Madenci: Duvarların altından kazar.Õpilasi: Urmas Müür.
Madencilik önemli sayılmaz.Jõesadamal ei ole suurt tähtsust.
Bunun yanında az miktarda madencilikte yapılmaktadır.Kuid see meenutas õige vähe kaevandust.
Freiberg Madencilik Akademisi Teknik Üniversitesi.Linnas on Tehnikaülikool Freibergi Mäeakadeemia.
Örneğin ağaç kesmek için oduncuya, maden çıkartmak için madenciye ihtiyacınız vardır.Mäeeraldis on kaevandamisloaga maavara kaevandamiseks määratud maapõue osa.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.0 t e i e e r ta n e combustibili şi produse miniere.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.5 importu jest szczególnie widoczna w odniesieniu do paliw i produktów górnictwa.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.2.0 odvisnost od uvoza je zlasti očitna pri oskrbi z gorivi in rudarskimi proizvodi.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.3.0 závislost na dovozu je patrná zejména u paliva těžených materiálů.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.Lebensmittel und Getränke
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.Tuontiriippuvuus polttoaineista ja kaivosteollisuuden tuotteista on erityisen selvää.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir., и и е я а и г в зависимост от внос е особено забележима по отношение на горивата и подземните богатства.
1992'de, maden'de ki grızu patlamsında 263 madenci öldü.En 1992 , murieron 263 mineros a causa de una explosión de grisú en una mina.
Acz (@aczvefakr) dikkatleri ölen madencilere çekmek isteyerek şöyle söyledi:Acz (@aczvefakr) llamaba la atención sobre uno de los mineros que perdió la vida:
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.Ci sono luoghi in Africa dove estraggono pietre preziose, e se andate là dove i fiumi hanno trasportato
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.보석같죠? 아프리카엔 보석을 캐는 광산이 몇 개 있어서
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.V Africe jsou místa, kde se těží drahokamy.
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.שבו חול הנהרות נשפך לאוקיאנוס, וזה כמו פשוט לראות
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.وهناك أماكن في أفريقيا حيث يتم تعدين
Afrika'da değerli taş madenciliği yapılan yerler var.宝石が砂になって川に流れんで
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduDar consumă de tot cărbunele din subteran, minerii sapă la adâncime, minele de cărbune se umplu cu apă,
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduMaar de kolen in de grond geraken uitgeput, mijnwerkers moeten diep graven, koolmijnen vullen met water,
Ama sığ kömüler çabuk tükendi Madenciler daha derine indiler, kömür madenleri suyla dolduMas acabaram por usar todo o carvão existente à superfície, começaram a cavar minas, que se encheram de água,
Başka bir madenci de kameralara doğru seslenerek:Otro minero se limitaba a gritarle a las cámaras:
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Een andere is mijn ontmoeting met een mijnwerker.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.En anden er at jeg mødte en minearbejder.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Ich traf auch einen Minenarbeiter.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.În alta am întâlnit un miner.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Kolejnym było poznanie górnika.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.다른 한 경우는, 제가 한 광산 노동자를 만났을때 입니다. 그는 광산에서 주어진 3개월의 휴가덕분에 집에 있었지요.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.עוד אחד זה שפגשתי כורה. הוא היה בבית לרגל חופשה בת שלושה חודשים מהמכרות.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.حادثة أخرى و هي أني قابلت عاملا بالمناجم. و كان في البيت خلال إجازة الثلاثة أشهر من المناجم
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım. Madeni bırakıp üç aylığına evine gelmişti.ある日彼と座っていたときに言ったんです 「ひとつだけ学校で本当に好きだったことがあるんだよ」
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Máskor egy bányásszal találkoztam.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Un'altra fu quando incontrai un minatore.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Una más, en la cual conocí a un minero.
Başka bir olayda, bir madenci ile tanışmıştım.Un autre est quand j'ai rencontré un mineur.