1984′te Soma Kömür A.Ş. adıyla kömür madenciliğine başladı.В 1941 году начала выдавать уголь шахта «Трудовская».
Madende üretim madencilik şeklindedir.Добыча руды производится шахтным способом.
Tavium hakkında bilinen az sayıda şeyden biri, kentte madencilikle uğraşıldığıdır.Один из немногих памятников в Минске, посвящённых детям. kudago.
Erişim tarihi: 28 Ağustos 2010. ^ "İki madenciye 100 gündür ulaşılamadı".Вот запись сотрудников 28 октября 1970 г.: «Ходит на Поляну мало людей — по 100 человек в день, не более».
Askerin sol eli havaya kalkmış, madencinin ise yanındadır.Левая рука солдата поднята вверх, левая рука шахтёра отведена в сторону.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Раненые, на санях, были доставлены в Солт-Лейк-Сити.
Bölge daha sonra altın madenciliği merkezi haline geldi.Немного позднее она стала местом золотодобычи.
Madenci: Duvarların altından kazar.Особенность — карабкание по стенам.
Bölgede maden kaynaklarından (özellikle kurşun) dolayı madencilik sektörü gelişti.Город процветал из-за больших минеральных (особенно угольных) месторождений в близлежащих горах.
1987: Nevada'da jeotermal akışkan altın madenciliğinde kullanıldı.ЮАР — использовались в шахтах по добыче меди в 1980 году.
Dünya molibden madenciliğinin yaklaşık yarısı ABD'de (Phelps Dodge Corporation) yapılmaktadır.Американским партнёром выступила Phelps Dodge Corporation.
Bu göç sürecinde madenciliğin önemli etkisi vardır.В это время идёт интенсивная добыча руды месторождения.
Patlama anında madende 457 madenci bulunuyordu.В шахте в этот момент находились 49 шахтёров.
Japon yönetiminde Kore döneminde demir madenciliği bu şehirde geliştirilmeye başlandı.Во время японского колониального правления город постепенно модернизировался.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.في عام 1762، تم تأسيس أول أكاديمية التعدين في العالم في نفس المدينة هناك.
Bölge daha sonra altın madenciliği merkezi haline geldi.وأصبحت هذه المناطق فيما بعد مناجم للذهب.
Bunlardan en önemlisi, 1984-85'te Millî Madenciler Sendikası'nın düzenlediği grevdi.ومن أهم هذه الاضرابات التى نظمت هو اضراب الاتحاد الوطنى لعمال المناجم في 1984-1985.
Ankara, Türkiye'nin madencilik potansiyeli fazla olan illerindendir.أنقرة من المحافطات التي ترتفع فيها إمكانية التعدين في تركيا.
Madencilik ilin sanayisinin gelişmesinde ve yıllar içinde ihracatın artışında önemli bir yere sahiptir.وتحتل مكانة مهمة في تطوير صناعة التعدين في المدينة وزيادة في الصادرات على مدى السنوات.
1965 ile 1970 arasında üretim ve madenciliğin büyüme oranına eklenen değer ile yılda %17 büyüdüler.بسبب ذلك نمت القيمة المضافة للصناعة والتعدين بمعدل 17٪ سنويا بين عامي 1965 و 1970 .
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.في الربيع، يصل جول وايلي إلى سولت ليك سيتي.
Anadolu'da kazısı yapılan ilk madenci yerleşmesidir.كان أول ضريح مثمن يتم بنائها في دلهي.
Asıl geçim kaynağı kömür madenciliği olan 12. Mıntıka' dan,Dikiş denilen bölgeden gelmektedir.تبدأ القصة في المقاطعة 12 الغنية بمناجم الفحم.
Soma da bulunanların büyük bir kısmı madencilik yapmaktadır.A maioria dos machos, porém, é menor do que qualquer outro vertebrado conhecido.
Van Gogh 1880 Ağustos ayında Cuesmes'e dönerek Ekim ayına kadar burada bir madenciyle birlikte yaşadı.Van Gogh retornou a Cuesmes em agosto de 1880, indo morar com um mineiro até outubro.
The De Beers Group of Companies, Birleşik Krallık merkezli bir elmas madenciliği ve işleme şirketidir.De Beers é um conglomerado de empresas envolvido na mineração e comércio de diamantes.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.A produção mineradora do Japão tem sido mínima e o país possui poucos depósitos de minas.
Patlama anında madende 457 madenci bulunuyordu.No momento da explosão, havia 436 trabalhadores na mina.
Tieling'te kömür madenciliği önemli bir endüstridir.A mineração de carvão é uma indústria importante.
1879 Ocak ayında Belçika'nın Borinage madenci bölgesinde Petit-Wasmes'ta misyoner olarak görevlendirildi.Van Gogh assumiu em janeiro de 1879 um cargo de missionário em Petit Wasmes no distrito belga de Borinage.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.A questão da violência e do trabalho infantil também foi abordada ao longo do programa.
Makine ve metal işleri endüstride baskınken, madencilik de belirgin bir hâle gelmiştir.Usinagem e metal são as indústrias dominantes, a mineração também se tornou mais proeminente.
Madencilik ekipmanları üretiminde yedi önde gelen uluslararası şirketlerinden biridir.Foi uma organização guarda-chuva unindo 17 de organizações de mulheres.
Bunun üzerine 1880'de De Beers Mining Company, yani De Beers Madencilik Şirketi'ni kurdu.Em Abril de 1880, associado a Rudd, fundou a De Beers Mining Company, um investimento de 200 000 libras.
Anadolu'da kazısı yapılan ilk madenci yerleşmesidir.Primeiro caso confirmado no Maranhão.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Existe pouca indústria dentro Eti-Osa.
Madencilik çok gelişmiştir.De trochanter minor is goed ontwikkeld.
Ancak Kansu ekonomisi büyük ölçüde madenciliğe dayanır.De stad is qua economie grotendeels afhankelijk van de mijnbouw.
Şehir ekonomisi madenciliğe ve metalurjiye dayanır.Hierdoor is het gebied gericht op mijnbouw en metallurgie.
Altın madencileri derneği.Aan mijnen vriend . .
Madencilikte de altın ve gümüş liç proseslerinde kullanılmaktadır.Ook voor de miniaturen werd gebruikgemaakt van goud- en zilverinkt.
Bölge daha sonra altın madenciliği merkezi haline geldi.De hoofdstad kwam hierdoor dichter bij de goudmijnen te liggen.
Örneğin, kömür madencilerinin çalışma günlerinde altı saat azalmaya gidildi.Ter voorbereiding namen de tekenaars zes uur lang kungfulessen.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.De hoofdzetel van het bedrijf bevindt zich in Salt Lake City te Utah.
Madencilik çok gelişmiştir.Górnictwo bardzo się rozwinęło.
Patlama anında madende 457 madenci bulunuyordu.W momencie wybuchu pod ziemią przebywało 457 robotników.
Kentin arması ilk kurulduğu günden beri bir madenci resmidir.Miasto od początków swego istnienia było miastem górniczym.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Wiosną bohaterowie przybywają do Salt Lake City.
Bölge daha sonra altın madenciliği merkezi haline geldi.Miasto stało się wówczas ośrodkiem górniczym.
13 Ekim - Şili'de göçükte mahsur kalan 33 madenci kurtarıldı.13 X 2010: Akcja ratownicza 33 górników zasypanych w kopalni w Chile.
2012 yılında 78, 2013 yılında ise 95 madenci maden ile ilgili kazalarda öldü.Tylko w 2012 roku śmierć poniosło 78, a w 2013 – 95 górników.
Daha önce önemli bir kireç taşı madencilik şehri iken, Kielce şimdi bir ticaret merkezidir.W przeszłości ważny ośrodek górnictwa cynowego, obecnie miasto jest dużym centrum handlowym.
1935 yılında madencilik hakkında geniş eğitimler aldı.W 1935 powrócił na studia górnicze.
2010 yılında son verilen madencilik faaliyetleri sonrasında bölge rehabilite edilmiştir.Zamknięta w 2000 roku kopalnia ma szansę na ponowną eksploatację.
1961e kadar küçük bir madencilik kasabası idi.Do 1961 r. samodzielne dolnołużyckie miasto.
Madenci, maden ocaklarında çalışan işçi.Opowiada o losach górników pracujących w kopalniach złota.
Adından da anlaşılacağı gibi, Diamantina 18. ve 19. yüzyıllarda elmas madenciliği merkezi idi.Som namnet antyder var staden under 1700- och 1800-talen ett centrum för diamantbrytning.
1828'de vuku bulan ikinci vakada, kıdemli madencilerin birçoğu ölürken Brunel da ölümden kıl payı kurtuldu.Vid den andra översvämningen 1828 lyckades Brunel nätt och jämnt undkomma att förolyckas.
Madenci, maden ocaklarında çalışan işçi.Gruvpiga, kvinnor som arbetade i gruvor.
Dedeman Grubu 1947 madencilik sektörüne giriş yapmıştır.Säterbo landskommun inkorporerades 1947 i Arboga stad.