Bu şube madenciler sendikasına bağlıdır.That branch is affiliated to the miners' union.
Madenciler bir ücret artışı için greve gitti.The miners went on strike for a wage increase.
Askerler madencilerin terk etmelerini emretti.The soldiers ordered the miners to leave.
Ordu, madencileri uzaklaştırmak için asker gönderdi.The army sent soldiers to remove the miners.
Madenciler dövüşmek istemiyordu.The miners did not want to fight.
Küçükler madenci olamaz.Minors can't be miners.
Birçok madenciler yakında madenin kapatılacağını düşünüyorlar.Many miners are afraid that the mine will be closed down soon.
Madenci değerli bir altın cebi keşfetti.The miner discovered a valuable pocket of gold.
Madencilerin grevi ne kadar sürdü?How long did the miners' strike last?
Tom madenciydi.Tom was a miner.
Madenciler tehlikeli koşullarda çalışırlar.The miners work in dangerous conditions.
Eskiden bir madenciydim.I used to be a coal miner.
Madenci madencilik yapmayı sever.The miner likes to mine.
İşim olduğu için madencilik yaparım.I mine because it is my job.
Madencilik ile ilgili olan Minecraft adlı bir oyun var.There’s a game called Minecraft that is about mining.
Burada madencilik yapmana izin verilmez.You aren’t allowed to mine here.
Çöktüğü zaman madencilik yapıyorlardı.They were mining when it collapsed.
Orada madencilik yapmak tehlikeli.It is dangerous to mine there.
Avustralya'da tekrar madencilik yapmayacağız.We are not going to mine in Australia again.
Tom bir madenci değildi.Tom wasn't a miner.
Tom bir madenci değil.Tom isn't a miner.
Tom madencidir.Tom is a miner.
Otuz yıl boyunca bir kömür madencisiydim.I was a coal miner for thirty years.
Tom bir madenci değil mi?Tom is a miner, isn't he?
Tom bir kömür madencisidir, değil mi?Tom is a coal miner, isn't he?
Güney Afrika'da madencilik istihdamının zirvesi 1980'lerde gerçekleşti.The peak of mining employment in South Africa occurred during the 1980s.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.The surviving miners reached Salt Lake City.
Sarhoşluk madenciler için oldukça normal kabul edilirdi.Drunkenness was considered quite normal for miners.
Carl Linnaeus maden ocağını ziyaret etti ve madencilerin yaşamının canlı bir tanımını yaptı.Carl Linnaeus visited the mine and produced a vivid description of the life of the miners.
Yatırımcılar aynı zamanda bitcoin madenciliğine de yatırım yapmışlardır.Investors also invest in bitcoin mining.
8 Aralık 1992'de son maden ateşlendi ve tüm ticari madencilik sona erdi.On December 8, 1992, the last shot was fired in the mine, and all commercial mining ceased.
Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt filters to extract precious metals in mining.
Maden ve komşusu Black Trout Adit, gümüş madencilik endüstrisinin kalıntılarıdır.The mine and the neighbouring Black Trout Adit are remnants of a silver mining industry.
Asker keskin yüzlü genç bir erkek, madenci ise olgun bir erkektir.The Soldier is a young man with sharp face, and the Miner is a mature man.
Ayrıca, Smith'ten üç gün önce de on madencinin yolda öldürüldüğünü rapor eder..He also reported that ten miners en route to the city had been murdered three days before Smith.
Madenciler Hükümet vergilendirme politikalarına karşı İngiliz sömürge güçlerinin mücadele.Miners battled British Colonial forces against taxation policies of the Government.
Yangınları oluşturan ve kayayı kıran madenciler en iyi ücretli ve en yetenekli maden işçileridir.The miners working the fires and breaking the rock were the best paid and most skilled.
Asteroit madenciliği de ciddi bir fikir kabul edilmiştir.Asteroid mining has also been seriously considered.
Almadén bölgesinde, halkın yer altına gidebileceği bir Madencilik Parkı bulunmaktadır.At the heart of the Almadén site is a Mining Park, where the public can go underground.
Bu kasabada 1762 yılında dünyanın ilk madencilik akademisi de kurulmuştur.In 1762, the world's first mining academy was established in the same town there.
Patlama anında madende 457 madenci bulunuyordu.At the time of the explosion, 457 miners were in the complex.
Adından da anlaşılacağı gibi, Diamantina 18. ve 19. yüzyıllarda elmas madenciliği merkezi idi.As its name suggests, Diamantina was a center of diamond mining in the 18th and 19th centuries.
Fnok, Dnipropetrovsk'da Ukrayna Ulusal Madencilik Üniversitesi'nden mezun oldu.Fokin graduated from National Mining University of Ukraine in Dnipropetrovsk.
Bre-X skandalı, Kanadalıları Kanada'daki madencilik mevzuatını düzenlemeye ikna etti.The Bre-X mining fraud convinced Canadians to regulate professional geology in Canada.
Birincil yatırımlar madencilik, taşımacılık ve kimya işkollarında gerçekleşmişti.The primary investments were in the mining, transport and chemicals sectors.
Littleton, Colo,: Madencilik, Metalurji ve Araştırma Topluluğu. s. 416.Littleton, Colo.: Society for Mining, Metallurgy, and Exploration. pp. 416.
Bu şekilde, madenciler ayda yaklaşık 1 m ilerleyebilirdiler.In this manner, the miners could advance about 1 m (3 ft) per month.
Köyün büyük bir bölümünün soyları madenciden oluşmaktadır.A small percentage of the region's economy is from mining.
Madencilik şirketi Norilsk Nickel, Norilsk bölgesinde başlıca işverendir.MMC Norilsk Nickel, a mining company, is the principal employer in the Norilsk area.
Madenciler bir kafatası be bir dizi kemiği Neanderthal etiketli olarak ortaya çıkardı.Miners uncovered a skull cap and a number of skeletal bones to be labeled Neanderthal.
Bölgedeki bütün madencilik faaliyetleri ancak 1981'de durdurulmuştur.Underground mining in the area ceased in 1981.
Verimli madencilik.Efficient mining.
Bakır, altın gibi metallerin madenciliği başka bir deniz kirliliği kaynağıdır.Inland mining for copper, gold, etc., is another source of marine pollution.
Ayrıca, madencilik de yaygındır.Mining on the other hand, is very popular as well.
Ayrıca son yıllarda madencilik büyük ivme kazanmıştır.During the decade the Republic of Ireland also enjoyed some minor successes.
2012 yılında 78, 2013 yılında ise 95 madenci maden ile ilgili kazalarda öldü.78 miners were killed in accidents in 2012, and 95 died in 2013.
Panzhihua, önemli bir oranda sanayileşmiş bir bölge olup madencilik faaliyetleri hakimdir.Panzhihua is a highly industrialized area dominated by gigantic mining operations.
O zamana kadar Kazak madenciler sadece yabancı üretimcilerin ürünlerini kullanmakta idi.Previously subsoil users of Kazakhstan would only purchase goods from foreign suppliers.
Lületaşı madenciliği ile uğraştı.He made his fortune in tin-mining.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.The mining sector is small in Ethiopia.