Ana içeriğe geç
Sözlük

maden ocağı ile cümle

maden ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Carl Linnaeus maden ocağını ziyaret etti ve madencilerin yaşamının canlı bir tanımını yaptı.Carl Linnaeus visited the mine and produced a vivid description of the life of the miners.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.The Privy Council of Sweden referred to the mine as the nation's treasury and stronghold.
Günümüzde hâlâ yeri bilinmeyen 300'ü de dahil olmak üzere 500 adet maden ocağı vardı.There were 500 mining camps which 300 are still unfound as of today.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.It is the site of a former Uranium mine.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır."Surely there is a mine for silver, and a place for gold which they refine.
C. supremus maden ocağında (1877)C. supremus quarry in 1877
Bugün ise işletilen maden ocağı yoktur.Heute sind von der Kommende keine aufgehenden Mauerreste mehr erhalten.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.Die Höhle ist über ein ehemaliges Bergwerk zugänglich.
17 yaşındayken İstanbul Büyükçekmece Mimarsinan Köyü’nde maden ocağında çalışmaya başlar.Il commence à travailler dès l'âge de 12 ans dans la mine de Black Park comme conducteur de chevaux'.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.El Consejo Privado de Suecia se refirió a la mina como la tesorería de la nación y la fortaleza.
18 Mayıs - Zonguldak Karadon maden ocağında göçük meydana geldi.18 мая произошло сражение при Йеллоу-Байу посреди горящего леса.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Isso era insuficiente para bombear água de uma mina.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.O detector está localizado no fundo de uma antiga mina.
Red Dog Maden ocağı da istihdam sağlamaktadır.Mr. Jam também realiza os raps da faixa.
Babası maden ocağı yöneticisiydi.Jego ojciec był dyrektorem kopalni.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Stroj sloužil k čerpání vody z dolů.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.A horgásztó az egykori kavicsbányató helyén.
Maden ocağı kapalı.Τ' ορυχείο είναι κλειστό.
Maden ocağı kapalı.Το ορυχείο είναι κλειστό.
Karatau'da maden ocağı var.Υπάρχει ένα ορυχείο στο Καράταου.
Bugün ise işletilen maden ocağı yoktur.Denne dag er det forbudt at faste.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Maskinen ble brukt til å pumpe ut vann av gruvesjaktene.
İlk olarak çevredeki bir maden ocağından gelen tahliye ekibi kurtarma çalışması başlattı.Klatrere som var i området startet straks en redningsaksjon.
"Teröristler maden ocağını bastı: 1 ölü"."Tabrakan di Jatibarang, Satu Tewas".
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.古代の銅鉱山の遺跡がある。
Red Dog Maden ocağı da istihdam sağlamaktadır.レッドハットはスワップパーティションの使用を推奨している。
Bugün ise işletilen maden ocağı yoktur.如今,沒有任何一個國家將象刑作為刑罰。
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.To zase znamenalo nájsť spôsob ako odčerpávať vodu z baní.
18 Mayıs - Zonguldak Karadon maden ocağında göçük meydana geldi.14. junij - Begunska vlada Južnega Songa se začasno ustali v mestu Fuzhou, provinca Fujian.
Film bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta.Filme pasakojima dvarininko, tapusio revoliucionieriumi, gyvenimo istorija.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Sellised masinad leidsid rakendust vee välja pumpamisel kaevandustest.
Cesetler terk edilmiş bir maden ocağında yakıldıktan sonra yakınlardaki ormanlık araziye gömüldü.Teiste laibad olevat punkri juures kaevu loobitud, kust kohalikud nad hiljem metsahauda matsid.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Ada pertambangan di mana perak ditemukan; ada tempat di mana emas dimurnikan
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Argintul are o mină de unde se scoate, şi aurul are un loc de unde este scos ca să fie curăţit.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bạc có mỏ để người ta đào lấy nó, Và vàng có nơi người ta luyện nó.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bạc có mỏ để người_ta đào lấy nó , Và vàng có nơi người_ta luyện nó .
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Bizony az ezüstnek bányája van, és helye az aranynak, a hol tisztítják.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Certo, per l'argento vi sono miniere e per l'oro luoghi dove esso si raffina
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Ciertamente la plata tiene su mina, y el oro un lugar donde lo refinan
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Es hat das Silber seine Gänge, und das Gold, das man läutert seinen Ort.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır."Hopeallakin on suonensa ja löytöpaikkansa kullalla, joka puhdistetaan;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Il y a pour l`argent une mine d`où on le fait sortir, Et pour l`or un lieu d`où on l`extrait pour l`affiner;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Job vervolgde: "De mens weet waar hij zilver en goud kan vinden en hoe hij het moet zuiveren.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Kajti srebro ima svoje žile in zlato kraj, kjer se čisti.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.은은 나는 광이 있고 연단하는 금은 나는 곳이 있으며
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Lebo striebro má svoj prameň a zlato miesto, kde ho čistia;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Mać w prawdzie srebro początki żył swoich, a złoto miejsce, kędy bywa pławione.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Máť zajisté stříbro prameny své, a zlato místo k přehánění.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Na verdade, há minas donde se extrai a prata, e também lugar onde se refina o ouro:
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Silvret har ju sin gruva, sin fyndort har guldet, som man renar;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Sølvet har jo sin grube, og gullet, som renses, sitt finnested;
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Sølvet har jo sit Leje, som renses, sit sted
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Βεβαιως ειναι τοπος του αργυριου οθεν εξαγεται, και τοπος του χρυσιου οπου καθαριζεται
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Наистина има рудница за сребро, И място, гдето злато се плави.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.Так! у серебра есть источная жила, и у золота место, где егоплавят.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.כי יש לכסף מוצא ומקום לזהב יזקו׃
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.لانه يوجد للفضة معدن وموضع للذهب حيث يمحصونه.
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.銀 子 有 礦 、 煉 金 有 方
Gümüş maden ocağından elde edilir, Altını arıtmak için de bir yer vardır.銀子 有礦 、 煉金 有方
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod