Ana içeriğe geç
Sözlük

maddi ile cümle

maddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Filmselskaberne tabte
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Gli studi cinematografici hanno perso circa 6,1 miliardi di dollari
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Les studios de cinéma ont perdu
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Los estudios cinematográficos han perdido un estimado de $6,1 billones de dólares por la piratería.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Mất mát nhiều thước phim
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Nahrávací studia ztratila přibližně 6.1 bilionu amerických dolarů jen za rok 2005 kvůli nelegálnímu stahování.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Nhiều xưởng phim đã phải đóng cửa
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.모션 픽쳐 스튜디오에서는 Pirate Bay로부터 61억달러 상당의 손해를 입었다고 밝혔습니다.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Studia filmowe z powodu piractwa straciły w przybliżeniu 6.1 mld dolarów.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Studiourile de filme au pierdut aproape 6,1 miliarde de dolari.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.The motion picture studios mengalami kerugian
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Студии кинофильмов потеряли
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.Филмовите студия са загубили близо $6,6 милиона долара от пиратство.
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.אולפני הסרטים הפסידו
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.إستوديوهات السينما خسرت ما لا يقل عن 6 مليارات دولار
Büyük film stüdyolarının maddi kaybının 6.1 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor.ホワイトハウスは スウェーデン政府に介入し...
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.A když se zbavím všeho materiálního vlastnictví okolo mě, uvědomuji si, že i já jsem zvíře.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Când mă lepăd de toate bunurile materiale din jur, văd că şi eu sunt un animal.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.그리고 주변의 모든 물질적 소유물들을 버릴 때, 저 역시, 하나의 동물임을 봅니다.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Och när jag plockar bort alla materiella ägodelar omkring mig, ser jag att jag också är ett djur.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Pozbywając się rzeczy materialnych widzę, że ja też jestem zwierzęciem.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.S mikor levetem magamról minden anyagi cókmókomat, azt látom, hogy én is egy állat vagyok.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Wenn ich alle materiellen Besitztümer um mich herum entferne, sehe ich, dass auch ich ein Tier bin.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Zonder alle materiële eigendommen om me heen, zie ik dat ikzelf ook een dier ben.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.Και όταν αφαιρέσω όλα τα υλικά υπάρχοντα γύρω μου, βλέπω ότι κι εγώ, είμαι ένα ζώο.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.И, когато съблека всичките си материални принадлежности, виждам,че аз също, съм животно.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.И когда я срываю с себя все материальные вещи, я понимаю, что я тоже животное.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.І коли я зірву всі свої матеріальні набутки, я побачу, що я теж тварина.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.וכשאני מתפשט מכל נכסי החומריים, אני רואה שגם אני בעל-חיים.
Çevremdeki maddi şeylerden sıyrıldığımda görüyorum ki, ben de bir hayvanım.私自身が動物であることに気づきます 私たちはこの地球に 共に住む家族なのです
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.Du kan ansöka från Kela om ekonomiskt stöd för hemvård av barn.
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.Puede solicitar apoyo económico de Kela para el cuidado del niño en el domicilio.
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.Voit hakea Kelasta taloudellista tukea lapsen kotihoitoon.
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.Vous pouvez faire une demande d'allocations pour garder votre enfant auprès de Kela.
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.Вы можете подать заявление в Kela на выплату вам пособия по уходу за ребенком на дому.
Çocuğun evde bakımı için Kela’dan maddi destek almak üzere başvuruda bulunabilirsiniz.كذلك يمكنك أن تطلب دعماً مادياً من كيلا لرعاية الطفل في المنزل.
Çocuğun nafaka ihtiyacı, ebeveynlerin maddi geçindirme imkânlarına göre bölüştürülür.Barnets underhållsbehov delas mellan föräldrarna enligt deras underhållsförmåga.
Çocuğun nafaka ihtiyacı, ebeveynlerin maddi geçindirme imkânlarına göre bölüştürülür.La manutención de los hijos corre a cargo de los padres, conforme a su capacidad de hacerse cargo de ella.
Çocuğun nafaka ihtiyacı, ebeveynlerin maddi geçindirme imkânlarına göre bölüştürülür.Lapsen elatuksen tarve jaetaan vanhempien maksettavaksi heidän elatuskykynsä mukaan.
Çocuğun nafaka ihtiyacı, ebeveynlerin maddi geçindirme imkânlarına göre bölüştürülür.Потребность ребёнка в содержании распределяется между родителями в соответствии с их платёжеспособностью.
Çocuğun nafaka ihtiyacı, ebeveynlerin maddi geçindirme imkânlarına göre bölüştürülür.الحاجة المعيشية للطفل يتم تقسيمها على الوالدين لدفعها طبقاً لإمكانياتهما الإعاشية.
Direktiflerin Maddi KapsamæDomeniul de aplicare al Directivelor
Direktiflerin Maddi KapsamæVクcn̅ rozsah smクrnic
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Das Material, mit dem die Welt funktioniert - die Realität entwirrte sich in meinen Gedanken.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Het raadsel van de totstandkoming van dingen in deze wereld, begon zich voor mij te ontvouwen.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.그 때, 이 세상에 있는 모든 물건들에 대한 의문점이 풀리기 시작했어요.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Вона показала мені, як влаштований світ.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.המוחשיות של הדרך שבה העולם עובד, במציאות, החלה להתגלות במוחי.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.المادية التي يعمل بها هذا العالم، من الواقع، نوعاً ما بدأت بالظهور في عقلي،
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.現実が 僕の心の中で ほどけ始めました というのも このバッグと これらの服
Dünyanın maddi nimetlerine değer vermediği görsel olarak yansıtılmış.Dr. Harris: Takže dává smysl, že ve vizuálním zobrazování kolem Františka--a prezentování Františka
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Azt gondoltam, lehet hogy van valami világi alapja a morális döntéseknek.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Ho pensato, forse ci sono delle basi terrene per le decisioni morali.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Ich dachte, vielleicht gibt es einen irdischen Grund für moralische Entscheidungen.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Ik bedacht dat er misschien een aardse basis was voor morele beslissingen.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.I tænkte at der måske var et jordligt grundlag for moralske beslutninger.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Je me suis dit qu'il y a peut-être un fondement terrestre pour les décisions morales.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.제가 생각하기에, 도덕적인 결정을 위한 약간의 세속적인 토대가 있을지도 모른다고 생각했습니다
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.M-am gândit că poate există o bază lumească pentru deciziile morale.
Düşündüm ki, belki de ahlaki kararlar için bir takım maddi esaslar vardır.Mietin olisiko moraaliudelle kenties maallinen perusta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod