İnsanlarda olduğu gibi maddenin de sadece kabuğunu görüyoruz.בחומר, כמו באנשים, אנו מסוגלים לראות רק את המעטפת החיצונית של הדברים.
İnsanlarda olduğu gibi maddenin de sadece kabuğunu görüyoruz.بالمادّة، كما بالناس، نرى فقط قشرة الاشياء.
İnsanlarda olduğu gibi maddenin de sadece kabuğunu görüyoruz.内側をのぞく事はできません
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Conceit JULIA, bardziej bogaty w znaczenia niż w słowach,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Conceit JULIET, plus riche en matière que dans les mots,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,GIULIETTA presunzione, più ricca di materia che con le parole,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Júlia képzelet, több gazdag anyag, mint a szavak,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIE domýšľavosť, bohatšie na veci, ako v slovách,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIE domýšlivost, bohatší na věci, než ve slovech,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Julieta trufie, mai bogat în materie decât în cuvinte,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIET Conceit, mais rico em matéria do que em palavras,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIET Conceit, meer rijk is in de materie dan in woorden,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIET Conceit, reicher in der Materie, als in Worten,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Juliet domišljavost, bolj bogat kot v zadevi v besedah,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Juliet indbildskhed, mere rig på stof end i ord,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Juliet kesombongan, lebih kaya dalam hal daripada di kata-kata,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Juliet ngã mạn, phong phú hơn trong vấn đề hơn so với bằng chữ,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIET omahyväisyyttä, lisää runsaasti ainesta kuin sanoin,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,JULIET Stolthet, mer rikt på materia än i ord,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,단어보다 문제가 더 풍부한 줄리엣의 자만심,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,La vanidad Julieta, más ricos en materia que en las palabras,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,ΙΟΥΛΙΕΤΑ έπαρση, πιο πλούσια σε ύλη από ό, τι με λόγια,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,ДЖУЛЬЕТТА Самомнение, более богатой материи, чем в словах,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,Жулиета самонадеяност, по-богати на вещества, отколкото с думи,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,היהירות ויוליה, עשירים יותר בעניין מאשר במילים,
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,جولييت الوهم ، وأكثر من الأغنياء في المسألة في الكلمات ،
JULIET Kibir, maddenin bir deyişle çok daha zengin,ではない飾りが、彼の物質の自慢:彼らは彼らの価値を数えることができる乞食ですが。
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Abscheidung von festen, kristallinen Stoffen von einer Lösung, oder der flüssigen oder gasförmigen Phasen.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.A kristályosodott, szilárd anyagok kiválasztása elegyből, folyadékból vagy gázból.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.A separação de matéria sólida e cristalina de uma solução ou as fases líquidas ou gasosas.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Izločitev trdne, kristalinične, snovi iz raztopine, tekočine ali plina.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Kiinteän, kiteisen materiaalin erottelu liuoksesta, nesteestä tai kaasusta.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Separación de un sólido en forma de sustancia cristalina de una disolución, un líquido o un gas.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Separation af fast, krystallint stof fra en opløsning, væskefase eller gasformig fase.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Separation av fast, kristallin materia från en lösning, vätskefas eller gasformig fas.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Séparation des solides, des matériaux cristallisés d'une solution, ou les phases liquides ou gazeuses.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Separazione di una fase solida e cristallina da una fase liquida o gassosa.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Wydzielenie stałej, krystalicznej materii z roztworu, cieczy, lub fazy lotnej.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Ο διαχωρισμός μιας στερεάς, κρυσταλλικής ουσίας από ένα διάλυμα, ή από τις υγρές ή τις αέριες φάσεις.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Відокремлення твердої, кристалічної речовини з розчину, рідини чи газу.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.Отделяне на твърдо вещество с кристален строеж от разтвор, течност или газ.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.الإفتراق من صلب من a أو أو.
Katı, kristal halindeki maddenin bir çözeltiden, sıvıdan ya da gaz fazından ayrılması.結晶性の固体物質を、その溶液または液相、気相から分離する分離法。
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Il est très intéressé par la transition entre l'inerte et le vivant.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.불활성 소재를 생체 소재로 전환하는 작업에 지대한 관심을 갖고 있는 분입니다.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.Его интересует переход от инертной материи к живой материи.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.והוא מאוד מתעניין במעבר מחומר דומם לחי.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.وهو مهتم في الواقع بالإنتقال من الجمود الى مواد حية.
Kendisi, maddenin durağandan canlıya dönüştürülmesi konusuna gerçekten ilgi duyuyor.とても興味を持っていました それは、持続可能な素材を考える時、
Kimya, maddenin incelenmesidir... ...fakat ben değişimin incelenmesi denmesini tercih ederim.Chemia jest nauką o materii. Ale ja wolę nazywać ją nauką o... przemianie.
Kimya, maddenin incelenmesidir... ...fakat ben değişimin incelenmesi denmesini tercih ederim.La química es el estudio de la materia, pero yo prefiero verlo como el estudio del... cambio.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.2.I europeiska lagar eller ramlagar får åtgärder fastställas som är lämpliga försjöfart och luftfart.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.Deze bijlage, die overeenkomt met bijlage I van het EG-Verdrag, wordt nog opgesteld.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.È adottata previa consultazione del Comitato delle regioni e del Comitato economico e sociale.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.Komissio tekee tarvittavat eurooppapäätökset kuultuaan niitä jäsenvaltioita, joita asia koskee.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.L’action de l’Union tient compte de la viabilité économique potentielle des projets.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.Prijímajú sa po konzultáciách s Výborom regiónov a s Hospodárskym asociálnym výborom.
Komisyon, bu Maddenin uygulanmasıiçin Üye Devletlere tavsiyede bulunabilir.Rada ministrůrozhoduje po konzultaci s Evropskýmparlamentem a s Hospodářským a sociálním výborem.
Korteksin çok geniş bir alanında Gri maddenin dağılımındaki yüksek korelasyonları görebilirsiniz.Az agykéreg igen jelentős területén erős korrelációt tapasztalhatunk a szürkeállomány eloszlásában.
Korteksin çok geniş bir alanında Gri maddenin dağılımındaki yüksek korelasyonları görebilirsiniz.Je ziet grote delen van de cortex waar er duidelijke correlaties zijn in de verspreiding van grijze cellen.